Eyüp İmir

Dosluk Vapuru

Eyüp İmir

2.  Dünya Savaşı’nın ortasında Yunanistan açlıkla mücadele etmektedir. Gazeteciler Atina sokaklarında açlıktan ölen insanların haberlerini dünyaya duyurmuşlardır. Nazi Almanya’sının sınırımıza dayandığı yıllar. Tıpkı günümüzde çevremizi saran savaşlar gibi o yıllarda Türkiye için çok sıkıntılı yıllardı. Tarafsız kalmak için çaba harcayan İnönü’yü yanlarına çekmek için Almanya-İtalya bloku ile İngiltere ve Fransa bloku mücadele ediyorlardı. 1943 yılında Churchill Adana’ya gelerek İsmet İnönü ile görüşmüş Türkiye’yi savaşa sokmak için ikna etmeye çalışmıştır. Türk ekonomisi savaşa girmediği halde çok sıkıntılıdır. İnönü direnir savaşa girmez. Bu sıkıntılı günlerde temel gıda maddeleri karne ile satılmaya başlanmıştır.  Daha sonraki yıllarda İnönü muhalifleri bu durumu haksız yere eleştirmişlerdir. Yunanistan 24 Nisan 1941 günü Almanya ve İtalya tarafından işgal edilerek paylaşılmıştır. Yunanistan’ın gıda dahil tüm kaynaklarına el konulmuştur. Atina ve çevresinde günde 300 ila 500 kişi açlıktan ölmeye başlamıştır. Tüm dünya bu felaketi izlerken bu duruma ses veren Türkiye olur. Uluslar arası görüşmelerden sonra İstanbul’dan hareket eden bir gemi Yunanistan’ın Pire limanına erzak gönderecektir. Daha önce Türkiye Kızılay aracılığı ile Yunanistan’a para yardımında bulunmuştur. Aynı yıl Selanik Kızılhaç’ına tetanos aşısı gönderilmiştir. Türk basın yardım kampanyası gündemde tutmuş, Yunus Nadi’de Cumhuriyet gazetesinde yardım çağrısında bulunmuştur. Sonunda harekete geçilmiş, yardımların ulaştırılması için 1941 Ekim ayında Tavilzade ailesine ait olan Kurtuluş vapuru kiralanmıştır. Her türlü saldırıya karşı vapurun güvertesi ve çevresine Kızılay bayrakları yapıştırılmıştır. Kızılay temsilcileri gözetiminde tonlarca yardım malzemesi 13 Ekim 1941 günü İstanbul Karaköyden Yunanistan’ın Pire limanına hareket eder. Alman ve İtalyan uçakları vapuru takip edeceklerdir. Yardım gemisi Pire limanına ulaşır. Yunan halkına dağıtılır. Açlık o kadar büyüktür ki, geminin mürettabatı kumanyalarını Yunanlılara verirler. Yunanistan açlıktan kırılırken bizdeki İnönü muhalifleri ekmeği karne ile alıyoruz diyerek nankörlük ederler. Kurtuluş vapuru toplam altı sefer yaparak nohuttan yumurtaya yağdan şekere kadar birçok erzağı Pire limanına taşır. Bu yardımlar üzerine Yunanlılar Kurtuluş Vapuruna –Gökten gelen anne-yakıştırmasını yaparlar. Kurtuluş Vapuruna Ocak 1942 yılında, altıncı seferinde büyük bir talihsizlik yaşar. Zorlu hava koşulları nedeniyle vapur rotasından çıkarak Çanakkale boğazı yerine Marmara adasına yönelir. 20 Ocak 1942 günü karaya oturur. Kaptan Rıdvan Ür yardım istese de vapur su almaya başlar, ve sulara gömülür. Tek tesellimiz 36 kişilik mürettebatın kurtulmuş olmasıdır. Kurtuluş’un batmasından sonra Dumlupınar gemisiyle erzak gönderilmeye devam edilmiştir.Bu yardımlar abluka kalkıncaya kadar devam etmiştir.  Acı tablo ise işgalin ardından ortaya çıkar. Yunanistan’da 360 bin kişi açlıktan ölmüştür. 

Tarih bilmeyen siyasetçilerimiz o dönemin yöneticilerini sadece muhalefet etmek için acımasızca eleştirmişlerdir. 

Yurtta Barış Dünyada Barış 

Mustafa Kemal Atatürk

Yazarın Diğer Yazıları