Eyüp İmir

Kabotaj 100 Yaşında

Eyüp İmir

Kapitülasyonlar nedeniyle denizlerimizde yolcu ve yük taşıma yetkileri büyük ölçüde yabancı devletlere verilmiştir. Cumhuriyet kurulup Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra Türk ekonomisine zarar ve bu durumun kaldırılması gerekiyordu.

Kabotajın kelime anlamı, bir devletin kendi deniz yetki alanlarındaki limanlarından yolcu ve yük taşıma hakkını yalnızca kendi bayrağını taşıyan gemilere tanımasıdır.

Bundan tam 100 yıl önce 1 Temmuz 1926 yılında yürürlüğe giren kabotaj kanunu 1935 yılından itibaren bayram olarak kutlanmaktadır.

Osmanlı devletinin yıkılmasının nedenlerinden en önemlisi denizlerden askeri, ticari, ekonomik olarak yararlanmamasıdır. Osmanlı devleti denizlere sırtını dönmüş, tam bir kara devleti gibi yaşamıştır. Osmanlı devletinin güçlü dönemindeki donanmaları yeni teknolojik gelişmeleri yakalayamamıştır.

Buna en güzel örnek Çanakkale savaşlarıdır. Boğazlarımıza kadar gelen düşman gemileri gibi bir iki tane gemimiz olsaydı düşmanlar değil boğazlarımıza kıyılarımıza dahi yaklaşamazlardı. Denizlere hakim olanlar Dünya'ya hakim olmuşlardır. Denizlerimiz güneyde Kıbrıs Rum Kesimi egede Yunan adaları tarafından kuşatılmıştır. İşin acı tarafı yeni neslimiz ve gençler Yunan adalarını Yunan ana karası olarak bilmekte. Bu adaların nasıl elden çıktığını bilmemektedirler. Tarihini bilmeyen bir milletin geleceği olamaz. Bu adalar Balkan savaşlarında elimizden çıkmıştır. Balkan savaşları başladığında yüksek rütbeli ve tecrübeli subaylar Enver Paşa, Mustafa Kemal, Ali Çetinkaya gibi subaylar Libya'da İtalyanlara karşı savaşıyorlardı. En seçkin birlikler ise Yemen'de bulunuyordu.

Bu durumdan yararlanan Yunanlılar tek bir savaş gemisi ile bütün ege adalarını ele geçirmişlerdi. Şimdiki tarih bilmeyen siyasiler Cumhuriyeti kuran kadroları sorumlu tutmaktadırlar.

Daha 18 yy. İngiliz denizci James Cook Büyük okyanusta keşifler yaparak Yeni Zelanda ve Avustralya’yı bulmuştur. Keşfedilen yerler İngiliz imparatorluğuna bağlanmıştır.

Biz denizlere hakim olsaydık, İngiltere gibi güçlü bir ülke konumunda olacaktık. Gençlerimiz işsiz kalmayacak, toplum refah içinde yaşamış olacaktı. Yıllardır batı sermayesine bağlı yarı sömürge bir ülke gibi yaşıyoruz. Dünya çapında bir marka ürünümüz yok. Yaptığımız iş verimli tarım arazilerine konut yaparak gençlerimizin geleceklerini çalmaktır.

Yazarın Diğer Yazıları