Afyonkarahisar’ın doğal dekoruyla sinema tarihimizde özel bir yeri olduğunu daha önce de pek çok kez dile getirdim. Yine bu şehirden yetişen ve Türk sinemasına ‘’Milli Sinema’’gibi bir akım kazandıran hemşehrimiz merhum yönetmen Yücel Çakmaklı’nın anılması,isminin uygun bir mekana verilmesi konusunda da çabalarda bulunduk.Belki hatırlayanlar olacaktır 2014 yılı Mart ayı’nda gerekli girişimlerde bulunarak merhum Çakmaklı’nın yakın dostları ve sinemacıları çağırarak Afyonkarahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘’Yücel Çakmaklı Anma Paneli’’ düzenlemiş ve sonrasında da Mevlevihane koridorlarında Yücel Çakmaklı Film Afişleri sergisi düzenlemiştim.
Sinema ve Afyonkarahisar merakımız elbet bununla sınırlı kalmadı, sonrasında Taşpınar Dergisi’nde yayınlanan makalelerimiz, ‘’Sinemada Afyonkarahisar’'ın 100 Yılı ‘’ isimli kitap ve belgeseli peşisıra geldi.
Yıllardır dile getirdiğimiz şehrin sinema etkinlikleri ile tanıtılması fikri son birkaç yıldır ne mutlu ki idarecilerimiz tarafından da sahiplenildi. Bugünlerde "Büyük Taarruz 4. Uluslararası Kısa Film Festivali (BTKFF)" Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Afyonkarahisar Valiliği ev sahipliğinde, Anadolu Kültür ve Sanat Meclisi Derneği tarafından bir dizi etkinliklerle gerçekleştiriliyor.
Festivalin en önemli konuğu ise ‘’Yeşilçamın Sultanı Türkan Şoray’’Merhum yönetmen hemşehrimiz Yücel Çakmaklı’nın sinema kariyerini oluşturan en önemli film bilindiği gibi Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın başrollerini oynadığı 1969 yılı yapımı ‘’Birleşen Yollar’’
Türk sinemasının Sultanı Afyonkarahisar’a ilk kez gelmiyor elbette.Neredeyse yarım asır önce ilimizde geçen bir filmde rol alan Şoray uzun yıllar geçtikten sonra birkaç yıl önce özel bir kolejin davetiyle Anneler Günü kutlamasına ve bir AVM’nin açılış günü etkinliklerine gelmişti. Burada yaptığı bir konuşmada da ‘’ Afyonkarahisar’da yıllar önce bir köy filmi çektiğini, ancak ismini hatırlayamadığını’’ belirtmişti.
Sultanın bahsettiği 1974 yılında çekimleri ilimiz İscehisar ilçesi Seydiler Kasabası’nda ( o tarihte köy) yapılan ‘’ Açlık’’ isimli film.
Aslında bu film Seydiler’de çekilen ilk yapım değil.1970 yılında Kartal Tibet’in oynadığı
‘’ Tarkan’’ filmide yine bu mekânlarda çekilir.
Yönetmenliğini Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni Bilge Olgaç’ın üstlendiği
‘’ Açlık ‘’ adlı filmde Türkan Şoray’ın yanı sıra tiyatrocu Mehmet Keskiner, Hüseyin Kutman ve Mümtaz Ener gibi tanınmış oyuncular rol alır.
Filmin konusuna gelince;
Küçük yaşta ağaya (Hüseyin Kutman) evlatlık olarak verilen Meryem ( Türkan Şoray ) büyüdüğünde ağanın yanına evletlık aldığı kız çocuklarını taciz ettiğine şahit olur ve bu duruma isyan eder. Köyde babası ile birlikte yaşayan saf, fakir bir genç (Mehmet Keskiner) evlenmek istemekte fakat başlık parasını denkleştirecek maddi güce sahip değildir. Gencin babası (Mümtaz Ener) çareyi ağaya gitmekte görür.Ağa tacizlerine karşı gelen ve evdeki diğer kızlarıda karşı gelmeye zorlayan bu kızı (Türkan Şoray) fakir gence vermeye razı olur.
Evliliğinin ilk günlerinde mutlu görüntüler sergileyen Türkan Şoray kâh evi sıvıyor, kâh kazan kurup çamaşır yıkıyor,kah çapa yapıyor.Kocasının İstanbul’a çalışmaya gitmesiyle küçük çocuğu ve yaşlı kayınpederiyle baş başa kalan Meryem artık her işe koşmaktadır. Yaşanan kuraklık sebebiyle sıkıntılı günler geçiren aile sonunda tarlayı sürmekte kullandıkları tek öküzü keserek yerler.O da bitince bu sefer yıllar önce terk ettiği ağanın kapısını çalar. Sonrasını isterseniz filmi seyretmenizi tavsiye ederim. Film tv kanallarında sık sık yayınlanmakta.
Türkan Şoray’ın filmleri arasında nitelikli olarak öne çıkan bu filmin yönetmeninin de bir kadın olduğunu belirtmiştik. Filmlerinde kadın sorunlarına sıkça eğilen Bilge Olgaç yıllar sonra yalnız yaşadığı evinde sobadan çıkan yangın sebebiyle hayata veda etti. Yönetmen Bilge Olgaç filmin çekildiği yıllardaki bir röportajında senaryonun çorak bir bölgede geçmesi sebebiyle Seydiler’i tercih ettiğini ve bu tercihin çok isabetli olduğunu, köy halkının samimi, içten yardımlarını gördüklerini ifade eder ve bu yardımın karşılığı olarak bir TV hediye ettiklerini belirtir. Öte yandan İstanbul dışında film çekiminin herkesin bir arada olması,her an işe çıkılması,gereksiz bekleme olmaması gibi açılardan işleri hızlandırmasının yanı sıra ekiptekilerin evlerini özlemesi gibi bir dezavantajı bulunduğunu söylemektedir.
Filmin kadın erkek ilişkilerine yeni bir bakış açısı getireceğini söyleyen yönetmen Olgaç’’filmi seyreden Anadolu köylüsünün kadına bakış açısı değişecektir.’’ demektedir.
Seydiler Köyü’nde çekilen filmde köy hayatından görüntüler, peribacaları oluşumları gibi ayrıntılar dikkat çekici, ayrıca köy halkı da bu filmde epeyce rol almış. Filmin final sahnesinde ağanın evinden yiyecekleri alıp köy dışındaki evine götüren Türkan Şoray’ın daracık sokaklardan geçmesi ve onu takip ederek evi basan köylü kadınlar, çocuklar filmin asli oyuncusu gibi zira en çok akıllarda kalan sahne burası .
Filmin çekildiği ev, köy sakinlerinden Ali İhsan Fidan’a ait. O yıllarda köyün biraz dışında olan şimdi ise köy içinde kalmış bu ev iki odalı, toprak damlı bir köy evi.Şimdilerde yeni odalar ilave edilmiş.Evin sahibi Ali İhsan Fidan ve eşi ile yaptığımız sohbette çekimlerin sonunda film yapımcılarının kendilerine televizyon hediye ettiklerini ancak o tarihte köylerinde elektrik olmadığı için bu televizyonu İscehisar Jandarma Karakoluna verdiklerini belirtmişlerdi.
Yaklaşık 1 ay süren çekimler süresince Afyonkarahisar’da kalan film ekibi vatandaşlarında çok ilgisini çeker. O günleri hatırlayan eski faytonculardan Galle lakaplı Muharrem Kavrı ,Türkan Şoray’ı faytonuyla gezdirdiğini bir anı olarak bizlere aktarmıştı.
2 farklı afişle vizyona giren filmin ilk afişi sırtında bebeği ile tarlada çift süren Türkan Şoray ve usta karakter oyuncusu Mümtaz Ener’i gösteriyor. Arka fonda yeralan peri bacaları bölgeyi bilenler için akıllara hemen ‘’ Seydiler’’ i getiriyor.
Yapımcılığını Funda Film-Fethi Oğuz’un, senaristliğini aynı zamanda yönetmen Bilge Olgaç’ın üstlendiği filmin müzikleri Yalçın Tura’ya ait. Hasretinle Yandı Gönlüm şarkısıyla tanıdığımız Seha Okuş’un unutulmaz türküleri eşliğinde zevkle seyredilen film 79 dk.uzunluğunda.
Türkan Sultan’ın Afyonkarahisar’ın bir köyünde geçen filminin hikayesi işte bu şekilde.
Aslına bakılırsa bu film ile Seydiler’in, Peri Bacalarının çok güzel reklamı yapılabilir. Bizden Seydiler Belediye Başkanı’na hatırlatması.Bir organizasyon yapıp Türkan Sultan’la vatandaşı buluşturmalı.
Kimbilir Seydiler Kasabası sakinleride belki bir gün filmi Türkan Şoray’la izleyip filmde rol alan, şimdi hayatta olmayan büyüklerini de yâdederler.
Filmin afişlerinde yeralan kucağına Afyon ekmeği almış Türkan Şoray fotoğrafı Afyonkarahisar’ın lokum, sucuk, kaymaktan sonra önemli gıda ürünü olan ekmeğin pazarlanmasında kullanılabilir.
KAYNAKLAR
1-‘’ Açlık’ın Yönetmeni Bilge Olgaç’a göre’’ Hey Dergisi Mayıs 1974 tarihli sayı
2- Ali İhsan Fidan(Seydiler Kasabası doğumlu) yapılan Mayıs 2003 tarihli görüşme
3- Muharrem Kavrı 1939 doğumlu ile yapılan 24/03/2010 tarihli görüşme