SON
DAKİKA
İrfan Ünver Nasrattınoğlu

FahriOnursal Hemşehrisi Olmaktan Gurur Duyduğum SİLİFKE -1-

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Silifke, Afyonkarahisar’dan sonra, hayatımın ikinci önemli kentidir. Zira bu kentin Belediye Meclisinin kararı ile de resmen Silifke’nin fahri (onursal) hemşehrisi olma onur ve gururunu yaşadığım kenttir. Bu duygudan mülhem, 1974 yılında günlüğüme şunu yazmışım:

I.Silifke Folklor ve Müzik Festivali, 20-26 Mayıs 1974 tarihinde düzenlendi. Düzenleme Komitesi Başkanı, Belediye Başkanı Ali Önder’di; kurulda en etkili üyeler, Cavit Erden ve Veli Bozbey idi. Baştan sona izlediğim bu festivalle ilgili olarak Ankara’da münteşir Hür Anadolu Gazetesi’nin 10 Haziran 1974 tarihli nüshasında iki tam sayfa yazı yayımladım. Aynı yazı ayrıca Afyonkarahisar’da da yayımlandı.

Defterimdeki kısa not şöyledir:

Silifke 14.500 nüfuslu şirin bir ilçe. Halen İçel ilimize bağlı. Ancak Cumhuriyetin ilk yıllarında il merkezi idi. İrtica hareketi nedeniyle Atatürk tarafından ilçe haline getirilmiş ve İçel’e bağlanmış. Oysa Atatürk bu kente çok önem vermiş, burada satın altığı bir çiftlikte, Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifi’ni kurmuş ve bu kooperatifin 1 numaralı ortağı olmuştur…Zaferden sonra Büyük Önder, bu ilçeye dört kez gelmiş. Bu gezilerle ilgili olarak Silifkeli Öğretmen İzzet Aslan, “Atatürk Silifke’de” adlı tarihe ışık tutacak bir kitabı yazıp, yayımladı.

Silifkeli’ler, çoğu Türkmen – Yörük olan, katkısız Türkler’dir. Halk kültürü çok renkli ve zengindir. Nitekim Silifke türküleri ve halk oyunları, dünyanın çeşitli ülkelerde düzenlenen festivallerde büyük ilgi gördü. Silifke’de folklora, sanata gönül vermiş olan ve bilinçle çalışan kişiler çoktur. Bu yüzden musiki koroları, halk oyunları toplulukları, Yaylı Sazlar Orkestrası kurulmuştur.

Silifke Kalesi kente hakim bir yerde ve tarihi bir eserdir. Göksu ırmağı ilçenin ortasından geçer. Bu ırmak için ünlü ozanların güzel şiirleri vardır. Denize birkaç kilometre uzaklıkta bulunuşu, kent için bir şans. Sahil kasabası olan Taşucu, Silifke’nin bir beldesidir. Burada ağustos aylarında Balıkçılık Festivali yapılır. Zira Türkiye’nin en ünlü ve engüçlü Balıkçılık Kooperatifi Taşucu’nda kurulmuştur.

Bağ ve bahçelerle çevrili olan Silifke’de aydın kişiler pek çoktur. Örneğin bir dönemin çok güçlü olan KÖY-KOOP Başkan Yardımcısı Arslan Eyce, Folklorcu Bestekar Cavit Erden, Necmi Ünlü, Özcan Seyhan vb.gibi kişiler Silifkeli’dir.

***

1976 yılında düzenlenen, “Uluslararası Silifke Folklor ve Müzik Festivali” genel programı içerisinde, 22 Mayıs 1976 tarihinde, bir de “Taşeli-Çukurova Folkloru Semineri” düzenledik. Bu seminerde ben, “Çukurova’daki Folklor Hazineleri Ve Yörenin Türk Diline Tutkusu” başlıklı bir bildiri sundum.

***

Silifke Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, 04 Aralık 1976 tarihinde, “Türkmen Folkloru”  konulu bir Açık Oturum düzenledi. Bu oturumda, ben de, konuyla ilgili çalışmalarımı ve saptamalarımı anlattım.

***

15 Haziran 1977 tarihinde Silifke’de, “Türk Halk Oyunları” konulu bir Açık Oturum yapıldı. Kimi halk oyunları uzmanlarıyla birlikte ben de bu husustaki görüşlerimi dile getirdim. 

***

Arslan Türe ve Özcan Seyhan el-ele verince, Silifke’de pepeşe etkinlikler yapıldı.  Bu ikiliye ben de destek verince, bu etkinlikler zaman zaman uluslararası boyutlara da ulaştı. Örneğin 30 Ekim 1977 tarihinde, Silifke Halk Eğitimi Merkezi salonunda, “Türkmen Aşiretlerinin Tarih ve Kültürü Semineri” düzenlendi ve ben de bu düzenlemede “Yabancı Kaynaklarda Türkmenler” konusunda bir bildiri sundum. 

***

05 Temmuz 1980 tarihli notlarımdan:

1974 mayısında başlayan Silifke Müzik ve Folklor Festivaline tesadüfen katıldıktan sonra kaleme aldığım yazılar nedeniyle o dönemin Belediye Meclisi bana Silifke Fahri Hemşehriliği verdikten bu yana, ben de Silifkeli oldum.

Yedi yıldır aralıksız 20-26 mayıslarda düzenlenen Silifke festivallerine katıldıktan başka birkaç yıl, Halk Eğitim merkezinin düzenlediği Türkmen Şenliğine de iştirak ettim. 

1980 yılının temmuz ayı başındaki Kooperatifçilik Haftası nedeniyle ise, hem haziranın son haftasında, hem de temmuzun ilk haftasında iki kez daha Silifke’ye gittim. Zira artık Silifke’de kendimi Afyonkarahisar’daki kadar, hatta daha da çok rahat hissediyorum. Çünkü Kaymakam Tahsin Aydın, Belediye Başkanı Metin Mertol Kabal ve öteki ilgililer ve birçok Silifkeli’ler kişisel dostlarım…

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Documents\N A S R A T T I N O Ğ L U\Ö Z E L FOTO\ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI (Yurt içi-dışı)\YURT İÇİ Foto-Etkinlik\MERSİN\SİLİFKE\Edit,Alsu,Gülzura.jpg

Silifkedeki bir etkinliğimize katılanlarla (soldan) Edit Tasnati(Macaristan),

Alsu Kamaliyeva(Tataristan),Ben ve eşim Nurten ve Gülzura Cumakunova(Kırgızistan)

 

Silifke’nin tabeladaki nüfusu 19.300, ama sanırım 30 bin dolayında olmalı! Çünkü kent son yıllarda epey gelişme gösterdi.

Silifke’de çok değerli insanlar var. Ama ne yazık ki siyasal ayrılıklar bu değerlerin güç ve fikir birliği yapmalarını engelliyor ve bu yüzden de Silifke, özlenen seviyeye bir türlü ulaşamıyor. O kadar ki aynı paraleldeki kişiler arasında bile bir çekememezlik, kıskançlık var…

 Birlik içinde yapılan ve 4 yıl bir ölçüde korunarak sürdürülen festival, 1977 deki tatsız olaylardan sonra sadece Belediye başkanı M.Merdol Kabal’ın arzusuna göre yapılmaktadır. Tabii bu festivali amacından ulaştırmakta, gölge düşürmektedir. Oysa her şeye rağmen uluslararası düzeye ulaşan festival çok daha mükemmel olabilir ve ünü dünyaya yayılabilirdi.

Atatürk’ün bile kooperatifçilik hareketini başlattığı Silifke’de, kooperatifçilik bir hayli gelişmiş durumda. Hatta İçel kooperatifçiliğine bile egemen. Örneğin İÇKOBİRLİK’in Genel başkanı Silifkeli Aslan Eyce’dir. Aslan Türe de kooperatif hareketinde faal. Ne var ki bu hareketi bölen de yine bunlar. Siyasal tercihlere göre yeni yeni kooperatifler ve birlikler oluşturuluyor.

Büyük Önder M.K.Atatürk’ün 1 numaralı ortağı olduğu Silifke Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifinin kuruluş tarihi 30 Haziran 1936 olup, Türk Kooperatifçilik Kurumu, bu tarihten ilham alarak, beş yıl önce Silifke’de, Türk Kooperatifçilik Haftası düzenledi. Yönetim Kurulu üyesi olarak benim ısrarlarım üzerine, 5. Türk Kooperatifçilik Haftası da Silifke’de düzenlendi. Silifke’ye giderek Kaymakam Tahsin Aydın başkanlığında Halk Eğitim Merkezi Müdürü Velittin Alper, Aslan Türe, Ali Rıza Pembe ve Aslan Eyce’nin de yer aldıkları bir düzenleme kurulu oluşturdum.  Ancak, 05 Temmuz 1980 tarihindeki toplantıya yeterli ilginin gösterilmeyişi ise beni hayal kırıklığına uğrattı. Ve hele, Aslan Türe’nin ortadan kayboluşu!...Belediye Başkanının cahilane tutumu!... Ve de bana ilgisizlik! Yedi yıldır hizmet verdiğim Silifke’ye karşı kırılmama neden oldu…

***

20-26 Mayıs 1986 tarihlerinde düzenlenen XIII.Uluslararası Silifke Folklor ve Müzik Festivali için yine Silifke’de idim. Onüç yıldır aralıksız düzenlenen festivalin düzenlenmesi ve oturmasında payı olan tek kişiyim. Bu nedenle Silifke’nin 1 numaralı fahri hemşehrisiyim. Benden sonra önce Bedia Akartürk’e, sonra Avni Anıl’a da bu payeyi verdiler.

Silifke Çadır Oteli’ndeyim yine. Başka otel veya motele gitmiyorum. Zira otelin arka tarafındaki Göksu’nun sesiyle uyuyor, onun sesiyle uyanıyorum.

Bu kez, Vedat Hasan’ın Bosna Hersek’ten getirdiği halk oyunları topluluğu ile 19 Mayısta Ankara’da buluştum ve onların otobüsü ile Silifke’ye geldim. O akşam gece yarısına kadar bahçede Avni Anıl, Bedia Akartürk, Cavit Erden, Özcan Seyhan, Mustafa Deniz, Oktay-Nalan Yılmaz, Belediye Başkanı Cahit Paker, Gazeteci Özcan ve Ümit ile sohbet ettik.

Festival oturdu. Çadır Oteli arkasındaki festival alanı her akşam doluyor. Otelin önündeki bahçe, geleneksel havasını sürdürüyor. Silifke’nin iyi bir Belediye başkanı, Cahit Paker var. Kaymakam Tevfik Karabalık da iyi, genç ve faal bir insan, ağırbaşlı ve ciddi.

Silifke’nin çehresi de gözle görülür biçimde değişiyor; modern yapıların sayıları artıyor; ama yine de modern bir şehir imarı henüz yok. Ayrıca şehir içindeki ve civarındaki tarihi ve turistik kalıntıların restorasyonuna da başlanmış değil. Örneğin çok sözü edilen Kale, öylece duruyor. Oysa uluslararası festivalin Kalede yapılması ne güzel olurdu. Örneğin Göksu Nehrinin kıyılarının tanzimi ne kadar ilginç olurdu. Kuşkusuz her şey paraya bağlı. ANAP iktidarda. Silifke’de SODEP’li bir Belediye Başkanı var. Daha önceki AP iktidarlarında da durum aynı idi.

Silifke halkı genel olarak orta direk ve daha üst ekonomi düzeyinde. Yoksulu az. Narenciye, çilek, fıstık vb. gibi temel üretim maddeleri iyi para getiriyor. Kooperatifleşme oldukça geniş. 50 yıl önce, 30 Haziranda Atatürk’ün Silifke’de Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifini kurmuş olması önemli bir olay. Bu olayın yıldönümlerinde, 1974 yılından beri Türk Kooperatifçilik Kurumu’nun, Türk Kooperatifçilik Haftası düzenlemesi de anlamlıdır. Bu yıl bu Düzenleme Kurulunun Başkanlığını yapıyorum ve Silifke düzenlemesinin ön çalışmasını da yapmaya geldim, Siflifke’ye. Tabii aynı zamanda festivalin de düzenleme kurulundayım.

1986 festivali iyi geçti. Son yıllara oranla daha hareketliydi. Oysa organizasyon zayıftı, ama belli ki festival, artık oturmuştur.

Silifke’de çok iyi dostlarım oldu; yaşlı ve genç…

25 mayısta Belediye başkanının tahsis ettiği bir otomobil ile Taşucu’na, oradan da 20 km. ötedeki Aslan Eyce’nin çiftliğine gittim; ama Aslan yoktu. Boğsak ve o civardaki sahiller çok güzel…Muhteşem bir vadi, ormanlık alan, doğanın en güzel yerlerinden…Antalya’ya kadar uzanan bu sahil yolu çok virajlı, inişli yokuşlu, yorucu, ama çok güzel. Karadeniz sahilleri gibi, ama daha sıcak…

***

Yıl: 1993…Tam 20 yıl önce bir gün…Ankara’da Rüzgarlı Sokağın çilekeşlerinden, Merhum Ahmet Nadir Caner’in masasında bir davetiye gördüm; “Silifke Folklor ve Müzik Festivali” için davet ediyorlardı. Ahmet ağabey bana, “gider misin?” deyince…Havada kaptım ve o yıl yapılan festivale adeta koşarak gittim…Gidiş o gidiş… aralıksız Silifke’ye gittim ve Silifke Belediye Meclisinin kararı ile de Silifke’nin 1 numaralı fahri hemşehrisi oldum.

Özlüyorum, Silifke’mi…

Kale’yi…Çamurlu akan Göksu’yu…Susanoğlu’nu, Taşucunu’nu ve kara cahil insanını. Çadır Oteli’nde yatarken işittiğim Göksu Nehrinin şarıltısı ile uyuyup, uyanmayı…

Festivalin uluslararası olmasını ben önerdim ve yaşıyor.

Siyasal çalkantılar; partilerin sıra ile Belediye yönetimini almaları bana vız geldi ve ben hep orada oldum.

İlk yıllarda dev adamlar vardı Silifke’de. Şimdi cüceler çok! Belediye Başkanı Feyyaz Bilgen iyi adam. Ama çevresinde adam yok. Tipik bir Türkmen olan bu yüksek tahsilli teknisyenin siyasal ikbal uğruna bazı yanlışlar yapması, üzüyor beni.

Bu yıl da ben yabancı ülkelerden tam 7 yabancı folklor topluluğu getirttim. Ama plan, program, organizasyon rezalet!..Başkan Bilgen Göksu’nun bir yanını iyi tanzim etmiş ve bir gezinti yolu oluşturmuş. Park düzenlenmiş, çay bahçesi yapılmış. Ayrıca yeni bir belediye binası da elde edilmiş.

Aslında Silifke Belediyesinin potansiyeli yüksek. Ne var ki Silifke’de güçler birleştirilemiyor! Örneğin Silifke Aslan Eyce’den yararlanamıyor. Aslan Türe de kenarda duruyor. Maddi ve manevi güçler bir birleşse Silifke’yi uçururlar. Hele hele Deniz Baykal’ın festival konuşmasındaki vaadleri gerçekleşip de Silifke İl olursa vay vay..ki vay vay…

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Documents\N A S R A T T I N O Ğ L U\Ö Z E L FOTO\ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI (Yurt içi-dışı)\YURT İÇİ Foto-Etkinlik\MERSİN\SİLİFKE\Bşk ve bilginler.jpg

B.B.Sadık Avcı, Ben,Samir Kazımov(Azerbaycan), G.Cumakunova(Kırgızistan), Salih Baklacıyev(Bulgaristan),İsmail Bozkurt(Kıbrıs),A.Kamaliyeva(Tataristan)

***!

 24 Mayıs 1995 tarihinde, Uluslararası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde yönetimini bizzat üstlendiğim “Türk Halk Oyunları Paneli” düzenledik. 

20-26 Mayıs 1996’da düzenlenen Uluslar arası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde Folklor Araştırmaları Kurumu’nun düzenlediği ve benim yönettiğim “Türkmen Kültürü Paneli”nde; Prof.Dr.T.Gülensoy, Prof.Dr.T.Onuk, Özcan Seyhan ve Hilmi Dulkadir konuştular.

20-26 Mayıs 1997’de düzenlenen Uluslar arası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde 22 Mayısta Uluslar arası Türk Dünyası Kültürü Sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda ben, “Türk Dünyası Kavramı ve Coğrafyası” hakkında bildiri sundum.

20-26 Mayıs 1999 tarihinde düzenlenen Uluslar arası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde 22 Mayısta Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümünde Türk Dünyası Sempozyumu düzenlendi. Ben bu sempozsyumda “Türk Dünyası Coğrafyası” hakkında bildiri sundum.

20-26 Mayıs 2003 tarihinde düzenlenen Uluslar arası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde 23 Mayısta İçel Kültürü Paneli düzenlendi. Panel yönetimini ve değerlendirme konuşmasını ben yaptım.

20-26 Mayıs 2008 tarihinde düzenlenen Uluslar arası Silifke Folklor ve Müzik Festivali programı çerçevesinde 24 Mayısta Türkiye-Ukrayna Kültür İlişkileri ve Gelenekte Paralellikler (Uluslar arası) Paneli, düzenlendi. Panel yönetimini ben üstlendim ve ayrıca konuşmacı olarak yer aldım ve değerlendirme konuşmasını yaptım.

***

18-25 Haziran 2019 tarihlerinde, 5 yıl aradan sonra, 46.Uluslararası Silifke Festivali için Bir kez daha Silifke’ye gittim. 5 yıl sonra diyorum, çünkü insani değerlerden yoksun bir Belediye Başkanı işbaşına gelmişti ve ben öyle bir insanla bir arada olmak istemezdim ve bu yüzden çağrılı olmama rağmen gitmedim ve böylelikle çok sevdiğim Silifke’me hasret kaldım.

Hasret kaldığım dostlarımdan Lütfi Uğur, Sefa Özbaydağ, M.Kemal Ateş, Tevfik Yıldırım, Ali Utca, Yaşar Öztürk, Kerim Parlatan, Metin Tezcan, Levent Akyürek, Nazan ve Şeref Kundak, Salih Oğuz, İsmet Özbaydağ, Rifat Karaduman, Aslan Türe, Kadir Kaynar, Kadir Kaya, Şeref Kurubaş, eski halk oyunculardın Gül, Niyazi, Atilla, vb. ile görüşebilme ve bu dostlarımdan bazıları ile bir yerde oturup, bir çay-kahve içebilme olanağı buldum.

Festival Cavit Erden’in, Özcan Seyhan’ın, öteki kurucuların, uzun yıllar festivalin gelişmesine katkıda bulunanların ve benim gönlüme göre bir programı içermiyordu; ama bizim başlattığımız kimi etkinlikler vardı. Bu etkinlikler şunlardı: Yerli ve yabancı halk oyunları topluluklarının gösterileri, Amatör ses yarışmaları, Güzel sanatların bütün dallarıyla ilgili sergilerin açılışı, Rafting Yarışması, Masa Tenisi Turnuvası, Resim Yapma Yarışması, Batırık Yapma Yarışması, Yoğurt Yarışması, Veteranlar Futbol Turnuvası, Trap, Tek Kurşun ve Okçuluk Yarışması, Bisiklet Kriteryumu ve konserler!...

Ankara’dan Adana’ya uçakla gitmiş; Silifke Belediyesinin gönderdiği otomobil ile Mersin üzerinden Silifke’ye ulaşmıştım. Festivalden sonra dönüşü de aynı yoldan ve aynı şekilde yaptım.

Yazarın Diğer Yazıları