“Rahîm” kelimesi de “Rahmân” gibi Allah Teâlâ’nın sıfatlarından biridir. Aynı şekilde, “rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarını taşır. Ancak “Rahmân”, Allah Teâlâ’ya has bir sıfat-isim iken, “Rahîm” insanlar için de kullanılabilir. Nitekim bu sıfat Tevbe sûresi 128.âyette, (legat câeküm rasûlün min enfisuküm azîzun. aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bil mü’minîne rûfurrahîm) şeklinde Hz.Peygamber için de kullanılmıştır. Allah, ahirette ancak Mü’mim kullarına merhamet eder ve bağışlar. Kâfirler ve müşrikler O’nun rahim sıfatından yararlanamazlar. Allah, sadece Mü’min kulları için rahimdir.
Yüce Allah’a:"Hem Mü’minlerin, hem kâfirlerin Rahmân'ı, fakat yalnız müminlerin Rahîm'i" denilmesi de bundan ileri gelmektedir. “Ve kâne bil mü’minîne rahimê (n)” "Allah Mü’minlere karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir." (Ahzâb, 33/43)
Demek ki, Allah'ın Rahmân oluşunun karşısında dünya ve âhiret, Mü’min ve Kâfir eşit iken Rahim oluşunun karşısında bunlar açık bir farkla birbirinden ayrılıyorlar. Yani "Bir bölük cennette, bir bölük de ateştedir." (Şûrâ, 42/7) oluyor.
İşte Allahü Teâlâ’ya dünya ve ahiretin Rahmân'ı ve ahiretin Rahîm'i, yahut Mü’min ve kâfirin Rahmân'ı, Mü’minin Rahîm'i denilmesinin sebebi budur.
Bazıları Rahman için, “esirgeyici, bağışlayıcı, acıyıcı” diyorlar; bunlar da Rahman’ın karşılığı olamaz. Alimlerimiz bu konuyu uzun uzun açıklamışlardır. Türkçe’de esirgemek, “bir şeyi kıskanıp da vermemek, mahrum etmek” manasına gelir. Selam vermeyen birisine niye vermedin, niye cimrilik ettin manasına “Benden niye bir selamı esirgiyorsun” deriz. Rahman kelimesini esirgeyen olarak tercüme edersek Allah’a da cimrilik isnat etmiş oluruz. Öyleyse Rahmanı, Rahman olarak kullanacağız. Ama Rahim sıfatı öyle değil, insanlar için de kullanılabilir. Nitekim bu sıfat Tevbe sûresi 128.âyette, (legat câeküm rasûlün min enfisuküm azîzun. aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bil mü’minîne rûfurrahîm) şeklinde Hz.Peygamber için de kullanılmıştır.