Meral Günay

Biz İnsanların Kusurlarını Görmeyiz

Meral Günay

Günün birinde yolu bir dergâha düşen kendi halinde bir adam, dergahta, bir Mevlevi ile bir Bektasi''nin sohbet ettiklerini görünce yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergahı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler.
Erenler baslar adama çeşitli nasihatlerde Bulunmaya, her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışır.
Adam bir yandan onları dinlerken, bir yandan da gözleri onların giysilerine takılır.
Mevlevi'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine uç kişinin birden kolu sığabilir,
Hem de uzun olduğu için yalnızca kolları değil, elleri de kapatmaktadır.
Bektaşi’nin kıyafetinde ise tam tersi bir durum vardır. Elbisenin kolu daracıktır, neredeyse tene yapışmıştır; üstelik kısa olduğu için, eller ta bileklere kadar acıktır.
Bu duruma hayret eden adam, sebebini öğrenmek ister. Büyük merakla, önce Mevlevi'ye sorar:
"Pirim, kıyafetinizin kolları neden o kadar geniş ve uzun? Bunun özel bir sebebi var mı?"
Mevlevi hiç beklemediği bu soru karsısında oldukça şaşırır. İki kolunu da biraz yukarıya kaldırır, sonra ellerini birleştirerek kollarını daire sekline getirir ve şöyle der: "Evet, özel bir sebebi vardır. Çünkü biz insanların günahlarını, ayıplarını, kusurlarını örteriz.
Başkaları görmesin diye üzerini kapatırız."
Cevaptan oldukça hoşnut olan adam ayni merakla bu kez Bektaşi''ye döner: "Peki ya siz, pirim? Sizin kıyafetinizin kolları neden bu kadar dar ve kısa? Siz insanların günahları ve ayıplarını örtmez misiniz?"
Bektaşi kendi kollarına bakar, birkaç saniyelik bir dalgınlıktan sonra gülümser ve adama bakarak şöyle der: "Biz mi? Bizim geniş kıyafetlere ihtiyacımız yoktur. Çünkü biz insanların günahlarını ve kusurlarını görmeyiz."
KUSURLARINI BAŞKASINA SOR
Hz. Ali’ye bir gün dostu:
“Bana kusurlarımı söyle” Der.
Hz. Ali: 
“Sen benim dostumsun her hâlin bana hoş görünüyor. Git kusurlarını başkasına sor” Der.
ÖZETLE; 
Seveceksen öylece sev.  Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. 
Birincisini zaten bulamazsın, kincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. 
Her ikisi de seni mutsuz eder. Birincisini bulamadığın için, İkincisini ise bulduğun için mutsuz olursun.

Yazarın Diğer Yazıları