Korkulacak, ibadet ve itaat edilecek tek varlık ve makam Yüce Allah’tır. Cenâbı Hak, insanı kendisine ibadet ve itaat etmesi için yaratmış ve kendisinden başkasına kulluk etmeyi ve kendisinden başkasından korkmayı yasaklamıştır. Şuurlu bir mü’min sadece Allah’a kulluk eder. Kula kulluk etmez. Çünkü kula kulluk insanı fıtratına ters düşer. Allah’tan korkmanın ve O’na ibadet ve itaat etmenin yanında haksızlık karşısında susmayı dilsiz şeytanlık olarak gören dinimiz, iyiyi emretmeyi ve kötülüğe engel olmayı emreder. İnsanlara arasında adaletle hükmetmeyi emreden yüce kitabımız, adalet işlerini tesis etmekle görevli hakim ve savcılara ise “İnsanlardan değil sadece benden korkun ve Allah’ın indirdiği hükümlere bağlı kalın” uyarısında bulunur ve yüce kitabımızda yer alan aşağıdaki ayetlerde şöyle buyurur:
”İnsanlardan değil benden korkun.” (Maide 44; Ali imran 175, Zümer 16) “ Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara değil sadece “Bana ibadet ve itaat edin edin” (Yasin/60-61, zariyat 56) “Oğulcuğum; namazı ikame et, iyiliği emret, kötülüğe engel ol, (bu yüzden) Başına gelene sabret” (Lokman/17, Tevbe/71, Hacc/41, Ali imran 104,110) “O halde ey hakimler, insanlardan korkmayın, Benden korkun. Âyetlerimi az bir menfaat karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği ahkâm ile hükmetmezse işte onlar tam kâfirlerdir. (Maide 44) “Ey iman edenler, Allah için duran (gerekeni yapan) hâkimler, adalet örneği şahitler olun! Sakin bir kavme/topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin…” (Maide 8)
Gerçek mümin, vücudunun bütün âzaları ile Allah'tan korkan, Allahtan başkasına kulluk etmeyen insandır. Yazımıza Milli Şairimiz M. Akif Ersoy’un şiiriyle nokta koyalım:
Zulmü Alkışlayamam
Mehmet Akif Ersoy
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?