Meral Günay

Kızım Fatima Bile Olsa Elini Keserim!

Meral Günay

Peygamberimiz döneminde, Mahzumoğulları kabilesine mensup soylu bir kadın hırsızlık yapmış ve suçu sabit olmuş, elinin kesilmesine karar verilmişti. Kadının kabilesinden olan bazı kişiler, kadının elinin kesilmemesi için Peygamberimize müracaat etmeye karar verirler. Ancak doğrudan ona bir şey söylemeye cesaret edemedikleri için, Peygamberimizin çok sevdiği, oğlu gibi gördüğü evlatlığı Zeyd b. Sabit’in oğlu Üsame’yi yani torununu araya koyarlar. Sevgilinin sevgilisi ünvanına sahip olan Hz. Üsame, durumu peygamberimize arz eder. Olay karşısında Peygamberimizin tavrı çok sert ve nettir:

Sen kötülükleri önlemek üzere Allah'ın koymuş olduğu cezalardan bir cezanın affı hakkında mı benimle konuşuyorsun?

Sizden önceki insanları helak eden, ancak, onların içlerinden şerefli ve soylu birisi hırsızlık ettiği zaman onu cezasız bırakmaları, içlerinden fakir ve zayıf biri hırsızlık edince de onun hakkında ceza uygulamaları idi.

Vallahî, hırsızlığı sabit olan Mahzum kabilesinden Fatıma değil, kızım Fatıma bile olsa, ayrım yapmaz ve cezasını verirdim!

Sonra da emretti, o kadının eli kesildi ve  kadın güzelce tövbe etti.
Gerçeği Örtmek ve Gizlemek Küfürdür

Küfür Sözlükte "bir şeyi örtmek, perdelemek, gizlemek ve nimete nankörlük etmek" anlamlarına gelir. Bu bakımdan gerçeklerin örtülmesi, delillerin karartılması, değiştirilmesi ve yok edilmesi küfür alâmetlerindendir.  

Öyleyse, emanetleri ehline vereceğiz, ehil olmayanlara oy vermeyeceğiz. Kendi nefislerimizin aleyhine bile olsa, adaletten asla ayrılmayacağız. Hakkı; hakikati her yerde haykıracak ve susmayacağız. Çünkü haksızlık karşısında susmak Peygamber Efendimizin ifadesiyle dilsiz şeytanlıktır. Hakikatleri örtmeyeceğiz, delilleri yok etmeyeceğiz görmezden gelmeyeceğiz. Çünkü hakikatleri/Gerçeği örtmek, ters yüz etmek, yok etmek küfür alâmetlerindendir.

Yazarın Diğer Yazıları