Meral Günay

Nafile Namazlar İçinde Gece Namazı Ve Teheccüd Namazı

Meral Günay

Nâfile namazların, kıyâmet gününün dehşetli ânında hesâb verirken zor durumda kalan
sâhibinin imdâdına yetişeceğini Peygamber Efendimiz haber vermiştir:

"Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün
olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar.
Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb'i:

— Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız? Der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır.
Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir." (Tirmizî, Salât, 188)
Farz namazları cemaatle kılmaya âzamî derecede gayret eden Efendimiz -sallallahu aleyhi
ve selem- nâfile namazlarını daha çok evinde kılmayı tercih eder ve şöyle buyururdu:
"Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbûlü,
insanın evinde kıldığı namazdır." (Buhârî, Ezân 81; Müslim, Müsâfirîn 213)
Farz namaz, her müslümanın yerine getirmesi zarûrî bir ibâdet olduğu için açıktan kılınması
ve insanların bu ibadete daha sağlam bir şekilde yöneltilmesi gerekmektedir. Bu nedenle
açıktan ve büyük bir cemaat şuuru içinde edâsı daha uygundur. Nâfile namazlar ise
insanların irâdesine bırakılmış ihtiyârî ibâdetler olduğundan, gösteriş ve riyaya kaçmaması
açısından ve evlerimizin de namazla şereflenmesi bakımından evde kılınması daha efdaldir.
Cemaatle namaza çok önem veren Müslümanların, evlerini namaz kılınmayan yerler hâline
getirmemeleri de istenmektedir. Bu konuda mü'minleri uyaran Peygamber Efendimiz -
sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurmuşlardır:

"Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız da oraları kabirlere çevirmeyiniz." (Buhârî, Salât 52;

Müslim, Müsâfirîn 208)

Özellikle 5 vaktin sünnetleri dışında kalan evvâbin namazı gibi nafile namazları evlerimizde
kılmak daha uygundur.

Teheccüd Namazı

Yatsı namazından sonra, daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra, kılınacak nafile
namaza "gece namazı"denir. Bir miktar uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa "Teheccüd" adını
alır. Teheccüd namazı iki rekettan on iki rekâta kadardır. İki rekâtta bir selam verilmesi daha
faziletlidir. (Muhammed Bin Abdullah Hanî, Âdâb, s. 264)

Teheccüd namazı, Rasul-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimize vacip yani farz
hükmündeydi. Bu namaz O'nun ümmeti için sünnet-i müekkededir.

"Gece namazına devam ediniz. Zira bu sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü gece
ibadeti, Allah'a yakınlık günahlara kefaret olup insanı bedeni hastalıklardan korur ve
günahlardan uzaklaştırır." (Tirmizi, Deavât, 101)

Allâh Teâlâ çok sevdiği ve kâinâtı hürmetine yarattığı Sevgili Habibi'ne daha fazla lütuflarda
bulunmak için teheccüd namazını ona farz kılmıştı.

"Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk,
Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Yakındır ki Rabbin seni bir Makam-ı mahmuda eriştire."
(el-İsrâ/17/79)

Rasulullah -sallallâhu aleyhi ve selem- Efendimiz gece namazını hiç terk etmezdi. Öyle ki
hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı. (Ebû Dâvûd, Tatavvu', 18)
"Sabah namazından önce kılınan iki rek'at nâfile namaz dünyanın tamamından daha
hayırlıdır." (Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn, 96) buyururdu. Gözümün nûru diye tavsif ettiği
namazı geceleri daha bir iştiyak ve arzû ile kılardı. Ayakları şişecek kadar kendinde geçerek
kıldığı teheccüd namazına olan iştihâsını şöyle dile getirmişti:
"Allâh her peygamberde belirli birşeye karşı aşırı bir istek yaratmıştır. Benim en çok
hoşlandığım şey de gece ibâdetidir..." (Heysemî, Mecmau'z-zevâid, II, 271)
Allâh'a yaklaştıran en mühim ibâdet olması hasebiyle ümmetinin de bu nimetten
nasiblenmelerini arzû ederlerdi. Öncelikle yakın akrabasından tebliğe başlayan Efendimiz, bir
gece Ali ile Fâtımâ -radıyallâhu anhümâ-'nın kapısını çalmış ve onlara:

—Namaz kılmayacak mısınız? (Buhârî, Teheccüd, 5) buyurarak geceyi boş geçirmemelerini
istemişti.

Diğer ashâbına da:

"Aman gece kalkmaya gayret edin! Çünkü o sizden önceki sâlih kimselerin âdeti ve
Allah'a yakınlıktır. (Bu ibâdet) günahlardan alı kor, hatalara kefâret olur ve bedenden
dertleri giderir." (Tirmizî, De'avât, 101) buyurarak onları gece namazı kımaya özendirmişti.

Yazarın Diğer Yazıları