Kâfirleri dost edinmek zulüm; onları dost edinenler de zâlimdir” (9/Tevbe, 23). Çünkü “Kâfirler (in tümü) zâlimdir.” (2/Bakara, 254)."Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, zâlimlerin ta kendileridir." (5/Mâide, 45)
Yüce kitabımız Kur’an’da:“İnne hezel gurâne yehdî lilletî hiye egvemu.”(İsra/9) “Şüphesiz ki bu Kur'ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir.” Buyrulduktan sonra, Müslümanları bu doğruluktan saptıracak tehlikeye dikkat çekilerek:
“Vela terkenu ilellezine zalemû fetemessekümünnâru “ “ Zalimlere yanaşmayın, (onlara yandaşlık etmeyin) yanarsınız” (Hud/113) buyrulmaktadır. Kur’anın bu tesbitne göre Kur’andan ayrılmak ve sapmak, zalimlere yönelmek, onlara meyletmektir. Bu meylin miktarı önemli değildir. Onların yaptıkları haksızlıkları, zulümleri onaylar anlamına gelecek şekilde yüzlerine güleç bir yüzle bakmak bile yasaktır. Ayetteki “Terkenû” sözü, yağcılık ve yardakçılık, haksızlıklara rıza göstermek, en ufak bir şekilde bile olsa onlara meyletmek, onlardan yardım istemek olarak tefsir edilmiştir. (Tefsiru’l Kur’ani’l Azim İbni Kesir Hud/113. ayetin tefsiri)
Bu ayetin tefsirini yapan Müfessir Kurtubi “Küfürle dostluk küfür, Allah’a isyan edenle dost olmak isyandır. Çünkü dostluk ancak sevgiden dolayı olur. Ancak bu hükmün bir tek ayrıcalığı, zalimle dostluk, onun kötülüğünden korunmak için (öyle görünmek şeklinde) çaresiz durumlarda olursa başkadır” demektedir.
Allah Teâlâ : «Zulmedenlere meyletmeyin.» buyurur. İbn Ab-bâs'tan naklen Ali İbn EbuTalha burayı: Onlara yağcılık yapmayın, şeklinde açıklar. Avfî ise İbn Abbâs'ın buradaki meyli, küfre meyletmekle tefsir ettiğini söylemiştir. Ebu'l-Âliye: Onların amellerini hoşgörüyle karşılamayın, derken; îbn Abbâs'tan rivayetle İbn Cüreyc; Haksızlık edenlere meyletmeyin, açıklamasını getirmiştir. Bu söz güzeldir. Yani zâlimlerden yardım istemeyin ki böylece onların geri kalan işlerinden hoşnûd olmuş gibi olursunuz. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka sizi kurtaracak bir dostunuz, O'nun azabından sizi kurtaracak bir yardımcınız da yoktur. (İbni Kesir Tefsir Tefsiri, Hud Suresi 113. âyet)
İmam Kurtubi ise bu ayetin tefsirini yaparken şu görüşlere yer verir:
“Bu âyet-i kerîme kâfirler ile bid'at ehli ve onların dışında türlü masiyet İşleyen kimseleri terkedip, onlardan uzaklaşmaya delildir. Çünkü bu gibi kimselerle sohbet ve arkadaşlık küfür veya masiyettir. Zira arkadaşlık ve sohbet ancak sevgiden dolayı söz konusudur. Nitekim hikmetli birisi (Taraf'e b. el-Abd) şöyle demektedir:
"Kişi hakkında soru sorma, arkadaşını sor. Çünkü herbir arkadaş, arkadaş edindiği kimseye uyar." (İmam Kurtubi El-Câmiu li- Ahkâmi’l Kur’an, Hud/113.âyetin tefsiri)
Sakın Zâlimlere Yakınlık Göstermeyin
"Sanık zalimlere eğilim, yakınlık göstermeyiniz. Yoksa cehennem ateşi yakalar sizi." Zalimlere dayanmayın, güvenmeyin. Yeryüzünde güç kaynaklarını ellerinde bulunduran, ellerindeki bu kuvvetle kulları Allah'ın dışında birtakım yaratıklara kulluk yapmaya zorlayan tağutlara, zorba zalimlere dayanmayın. Onlara dayanıp güvenmeyin. Çünkü sizin onlara güvenip dayanmanız, onların işlediği bu büyük kötülüğü onayladığınız anlamına gelir. Bu, onların işlediği büyük kötülüğün günahına ortak olmanız demektir. "Yoksa cehennem ateşi yakalar sizi." Bu sapmanın cezası olarak... "Allah'dan başka bir dostunuz, bir dayanağınız yoktur. O zaman O'nun yardımını göremezsiniz." (Fizilal'il Kur’an, Seyyid Kutup)
ALLAH'IN DOSTUNA DOST, DÜŞMANINA DÜŞMAN OLDUNUZ MU?
ivayete göre, Allah Teâlâ Hz, Musa'ya şöyle vahyetmiştir:
- Ey Musa! Benim için hangi ameli yaptın?
- Ya rabbî! Senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim.
- Namaz senin için delildir. Oruç senin için koruyucu bir kalkandır. Sadaka senin için gölgedir. Zekât senin için nûrdur. O halde bütün bunlar senindir. Benim için hangi ameli yaptın?
- Ya rabbî! Sadece senin için olan bir ameli bana öğret.
- Ya Musa! Acaba benim bir dostuma hiç dost oldun mu? Acaba benim yolumda hiçbir düşmana düşman oldun mu?
Bunun üzerine Hz. Musa bildi ki, amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.
İşin özü Müslümana yakışan Allah’ın dostlarına dost düşmanlarına düşman olmaktır