Muharrem Günay

AHISKA TÜRKLERİ ADINI TARİHE KANLA VE GÖZYAŞIYLA YAZAN BİR TOPLULUK AFYONKARAHİSAR'DA AHISKA TÜRKLERİ (1)

Muharrem Günay

Bu satırların yazarı, hem ana hem de baba tarafından Ahıska Türk’ü olup, dedeleri tarihte Doksan Üç Harbi olarak bilinen, Osmanlı Rus savaşlarından sonra 1894 yılında Türkiye’ye göç etmişlerdir. Deniz yoluyla Karadeniz üzerinden önce İstanbul’a ardından Bursa İnegöl’e gelen aile daha sonra Afyonkarahisar’a yerleşmiştir. Ahıska Türkleri Afyonkarahisar’ın merkeze ilçeye bağlı eski adı Ümraniye sonra Kumrallı olan Değirmendere köyü ve Sülümenli beldesinde, İscehisar İlçesi’nin Bahçecik köyünde ve il merkezinde yaşamaktadırlar. Ahıska Türklerinin Afyonkarahisar’da ilk yerleşim yeri olan Selimiye (eski adı Sarıçayır) köyünde, köydeki arazi ve evlerin satılması sonucunda Ahıska Türk’ü kalmamış olup burada yaşamakta olan Ahıska Türkleri büyük ölçüde il merkezi olmak üzere başka yerlere yerleşmişlerdir. Afyonkarahisar’da yaşayan Ahıska Türklerinin nüfusu 3.000’nin üzerindedir. Ben ana tarafından Türkiye’de doğan ikinci, baba tarafından ise üçüncü kuşağım. Annemin babası, 1955 yılında vefat eden benim de adını taşıdığım Haydar Muharrem dedem Çanakkale savaşları sonrasında akrabalarının Afyonkarahisar’a yerleştiklerini öğrendikten sonra, Afyon’a gelmiş ve ilk eşi Çanakkale savaşlarında şehit düşen anneannem Behiye ile evlenmiş ve bu evlilikten, 1927 doğumlu ve halen (2021 yılı itibarıyla) hayatta olan annem Mürüvvet dünyaya gelmiştir. Ben, üzerimde büyük emekleri olan nenemden Ahıska’yı, Çanakkale savaşlarını, 1. Dünya ve Kuruluş Savaşı’nı dinleye dinleye büyüdüm. Benim, ilk Türklük ve milliyetçilik şuurunu aldığım insan rahmetli nenemdir. Rahmetli nenemden ve diğer akrabalarımdan öğrendiğime göre Ahıska’da sülalemize “Sıddıkzâdeler ve Bayraktarlar” denilirmiş.
Babamın dedesi Sıddıkzâde Müderris Ahmed Efendi olup, Ahmed Efendi’nin babası Sıddıkzâde Süleyman Efendi, Ahıska’daki Ahmediye Medresesi’nde baş müderrislik olarak görev yapmıştır. Sıddıkzâde Süleyman Efendi’ye ait olan köşkün TİKA tarafından restore edildiğini Gazi Üniversitesi Spor Eğitim Fakültesinde görevli olan kardeşim Prof Dr. Mehmet Günay’dan öğrendim. Kardeşim Ahıska’da dedemize ait olan bu köşkü ziyaret etmiştir. (Afyonkarahisar’a yerleşen Ahıska Türkleri ile ilgili geniş bilgi almak için Prof Dr. Necla Günay’ın “Karahisar ı Sahip Sancağı’na Yerleştirilen Ahıska Türkleri. Ve “Osmanlı’nın Son Döneminde Ahıska Türklerinin Anadolu’ya Göç ve İskânı” adlı makalelerine bakınız. ( Günay, N.(2010) Karahisarı Sahip Sancağı’na Yerleştirilen Ahıska Türkleri, Günay, N. (2012). Osmanlı’nın Son Döneminde Ahıska Türklerinin Anadolu’ya Göç ve İskânı Bilig Dergisi, sa.61, ss.121-142,)
On farklı ülkede dağınık bir şekilde yaşamakta olan Ahıska Türkleri, aslında, yüzyıllarca günümüzde Gürcistan’ın sınırları içinde kalan ve EdirneAnlaşması’na dek Osmanlı toprağı olan Gürcistan’ın güneybatısındaki Mesheti-Cavahetya bölgesinde yaşamış, Türkçe konuşan, Hanefi-Sünnîinancına sahip bir halktır. Edirne Anlaşması’ndan sonra Osmanlı toprağıolmaktan çıkan bölge, 1918’de tekrar Osmanlı sınırlarına dâhil olmuşsada 1921 yılında yapılan Moskova ve Kars anlaşmalarıyla Türkiye’nin doğu sınırının kesinleşmesi sonucunda Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin toprağı olmuştur (Kırzıoğlu, 1992; Avşar ve Tunçalp, 1994; Avşar, 1995;Aslan, 1995; Zeyrek, 1995).
Ahıska Türklerinin kim olduğuna, tarihine ve etnik kökenine ilişkin yerli ve yabancı kaynaklarda çok çeşitli görüşler yer almaktadır. Bu görüşler, Ahıska Türkleri ile ilgili araştırma yapanların bazen etnik kimliklerine, bazen savundukları ideolojiye, bazen de tarihsel gerçekleri kavrama ve bunları aktarma biçimine göre değişmektedir.
Ahıska Türkleri’ adlandırması, aslında, 1980’li yıllardan itibaren yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1992 yılından bu yana yazarların Orta Asya’da gerçekleştirdikleri saha araştırmalarında Ahıska Türkleri ile yapılan mülakatlar, özellikle de 93 harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonrasında Türkiye’ye göç edenlerle yapılan görüşmeler, sürgün öncesinde grup üyelerinin kendilerini ‘Kafkas Türkleri’ olarak tanımladıklarını göstermiştir. Sovyet rejimi boyunca birlikte yaşadıkları halklar tarafından ‘Türk’ olarak adlandırılmışlardır. Ahıska Türkleri, Sovyet rejimi tarafından, özellikle 1930’lu yıllardan itibaren ‘Azerbaycanlı’ olarak adlandırılmıştır. Grubun Müslümanlaştırılmış Gürcülerden oluştuğu görüşünü savunan Gürcistan ise ‘Mesh’ veya ‘Mesketyalı’ terimlerini kullanmakta ısrarcı olmuş, bu sayede zaman içinde Ahıska Türklerinin Gürcü olduğu görüşünü yaygınlaştırmayı hedeflemiştir. Günümüzde ise ‘Mesketyalı Müslümanlar’ adlandırmasını kullanmayı tercih etmektedir. Batı yazınında ise İngilizce Meskhetians -daha ziyade Gürcü yanlısı yazında kullanılmaktadır – veya MeskhetianTurks adlandırmaları kullanılmaktadır (Baydar-Aydıngün, 2001: 5-12); (Aydıngün ve Asker, 2012: 178); (Aydıngün, 2013); (Blandy, 1998).(Aydıngün, A ve Aydıngün, İ. 2014, s. 1)
Ahıska Türklerinin etnik yapısı ve adlandırılması ile ilgili iddiaların Ahıska bölgesinin ve Ahıska Türklerinin tarihi ile uyumlu olması gerekir. Ahıska bölgesinin ve Ahıska Türklerinin tarihini incelemeden varılacak sonuçlar gerçekçi olmaktan uzaktır.

Yazarın Diğer Yazıları