AHISKA TÜRKLERİ ADINI TARİHE KANLA VE GÖZYAŞIYLA YAZAN BİR TOPLULUK AHISKA TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ (6)
Muharrem Günay
Bir vakit bizlere Mesket dediler. Ben kendime ne Ahıska Türkü’nü yakıştırabiliyorum ne de Mesket Türkü’nü. Düz düzüne Türk de, yeter. Bizim milletten bazıları Azeri yazılı, bizim pasaportlarımızda Türk yazmalı. Türkiye’den gelenler bize Ahıska Türkü diyorlar. Kırgızlara da Kırgız Türkleri. Ben bu sözleri beğenmiyorum. Burada evvelden derlerdi ki, onlar Türk gruplarıdır. Çok sözlerin kökleri birdir ama Kırgız Kırgızdır, Özbek de Özbek. Şimdi bir politika var, tüm bu milletlerin sonuna Türk getiriyorlar, bunları arkadaş ediyorlar, yani Ahıska Türkü de bir, Kırgız Türkü de. Bu benim biraz zoruma gidiyor (Aydıngün, A. Aydıngün, İ, 2014, s. 50
Ahıska Türkleri, farklı dine mensup gruplarla ilişkilerini sınırlı tutarken, aynı dine mensup, ancak farklı kültürel özelliklere sahip Orta Asya halklarıyla da çok yakın ilişkiler kurmamışlardır. Bu durum, kendini en çok evliliklerde göstermektedir. Ahıska Türklerinde grup dışı evlilik, Müslüman gruplarla bile son derece sınırlı kalmaktadır (Aydıngün, 2002c: 26). Yapılan mülakatlarda Ahıska Türklerinin büyük çoğunluğu grup içi evlilikten yana olduklarını ifade etmişlerdir. Karışık evliliklerin olduğunu belirtenler çoğunlukla başka milletten kız alınabildiğini, ancak kız verilmediğini belirtmişlerdir (Aydıngün, A. Aydıngün, İ. 2014, s. 50).
İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında yurtlarından sürülen halklara 28 Nisan 1956’da hakları iade edilerek yurtlarına dönmelerine izin verilmiş, ancak bu hak Ahıska Türklerine verilmemiştir. Ahıska Türklerinin talepleri Sovyet hükümeti tarafından kabul edilmemiş, birçok sürgün halkının tersine sürgün edildikleri yerlerde yaşamaya devam etmek zorunda bırakılmışlardır.
Ahıska Türklerinin ana vatanları Ahıska’ya dönüşleri Türkiye’nin stretejik ortağı olan Gürcistan yönetimi tarafından da engellenmektedir. Kaldı ki biz Gürcistan’ı Türk Dünyası’nın bir parçası olarak görmekteyiz ve Gürcistan’ın Türk Devletleri Konseyi’ne üye olmasından yanayız.
Gürcistan yönetiminin Ahıska Türklerine ısrarla “Siz Gürcü asıllı Müslümansınız” diyerek Gürcülük dayatmasını da anlamak mümkün değildir. Siyasi tutum ve arzuların tarihi gerçekleri değiştirmeyeceğini Gürcü yöneticilerinin de çok iyi bilmeleri gerekir. Türk toplulukları içerisinde Türklük şuuru açısından ilk sırada gelen Ahıska Türklerinin zorlamalarla, baskılarla Türklükten vazgeçeceklerini sanmak beyhude bir çaba olup, aklın almayacağı bir iştir. Ahıska Türkleri, Gürcistan’ı bölme ve parçalama peşinde olan topluluk değildir. Ahıska Türkleri, her Gürcistan vatandaşı gibi Gürcistan’ın birlik ve bütünlüğünden yanadır. Ahıska Türkleri, Gürcülerle tarihte nasıl kardeşçe yaşamışsa bundan böylede aynı şekilde kardeşlik duyguları içerisinde yaşamaktan yanadırlar. Ahıska Türklerinin tek isteği; ata topraklarına dönmek ve her Gürcistan vatandaşı gibi eşit yurttaşlar olarak topraklarında yaşamaktır.
Gürcü yönetiminin, Ahıska Türklerinin sürgününden sonra Gürcistan’a Ruslar tarafından yerleştirilmiş olan Ermenilere tanımış olduğu hak ve hürriyetleri Ahıska Türklerine de tanıması dostluk ve stratejik ortaklığımızın gereklerindendir.