Muharrem Günay

DÜNDEN BUGÜNE AFYONKARAHİSARLI KADINANALAR -20

Muharrem Günay

Açıkta akan derenin kemer şeklinde kesme taştan üzerinin örtülmesine 1892 yılında başlanır ve 1895 yılında şehir dışına kadar örmek suretiyle bitirilir. Bu işte Afyonkarahisar halkı çalışır.
Toplam uzunluğu 2,5 km olan kanalizasyonun genişliği 2,90 metre yüksekliği ise 2,50 m’dir. (Özpunar, H. Kocatepe Gazetesi / 2 Şubat 2010, https://www.afyonnews.com/wp-content/uploads/2019/04/YERALTINDA-B%C4%B0R-T%C3%9CNEL.jpg)
Kadınana Suyu günümüzde şehrin muhtelif yerlerindeki çeşmeler vasıtasıyla halkımıza ulaşmaktadır. Su güzergâhı üstünde yeralan Deper Çeşmesi, Akçeşme, Karayolları Cami önünde (Ördek Çeşmesi), Devrane Cami çeşmelerinin yanısıra 1990’ların başında İmaret Cami üstündeki alana Türk Kadınını Tanıtma ve Güçlendirme Vakfı tarafından Kadınana Suyu akan çeşmeler yaptırılmış sonraki yıllarda Anbaryolu girişinde yeralan Kadınana’lardan Asiye Sultan’ın Türbesi’nin girişine yine Kadınana Suyu akan bir çeşme yaptırılmıştır.
Yakın zamanda Kadınanalar’ın bu hayrını hatırlatmak amacıyla Anbaryolu ile Yeşilyol Kavşağına bir heykelleri dikilmiş, yine Asiye Sultan’ın türbesi yanındaki boş duvara işadamı Mustafa Sarıdere tarafından büyük ebatlarda Kadınana rölyefi yaptırılmıştır. Afyonkarahisar Belediyesi de Asiye Sultan’ın Türbesini restore ettirmiştir.
2009 yılı içerisinde Afyonkarahisar Belediye Meclisi üyesi olan mimar Oktay Okay, anne ve babasının hatıralarını yaşatmak amacıyla Hükümet Konağı yanındaki boş alanda Osmanlı Mimarili bir çeşme yaptırmış ve Kadınana Suyu burada da halkımızın istifadesine sunulmuştur. Kent meydanının yapılış aşamasında bu çeşme kaldırılmış ve Zafer Müzesi yanına yeni bir çeşme yaptırılmıştır. 2013 yılı Ocak ayı başlarında ise esnaftan Abdullah Çobanbay, Yeşilcami önünde babası adına bir çeşme yaptırarak Kadınana Suyu’nun buradan da içilmesini sağlamıştır.
ASİYE SULTAN TARAFINDAN
MEZARLIK SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİ
1300’lü yılların ilk çeyreğinde Karahisar’ı Sahip’in çeşitli yerlerinde, külliye, cami, mescit gibi yapıların avluları da dâhil olmak üzere yaklaşık yirmi civarı mezarlık vardı.
Bu mezarlıklardan bazıları şunlardı;
Hisarardı ve Olucak Mezarlığı
Taşpınar Mezarlığı
Yarenler Mezarlığı
Şehre Küstü Mezarlığı
Tahtalı Mezarlığı .
Mezarlıkların çokluğundan da anlaşıldığı gibi şehir geçmişte de şimdi olduğu gibi önemli bir yerleşim yeri idi. Ve kültürümüzün köklerinin sağlamlığı çok eski uygarlıklara kadar dayanıyordu.
Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Karahisar ile ilgili kısımda şöyle der;
‘’Bu şehir gayet kalabalık, adam deryasıdır, etrafı mamur köylerdir. Çarşı pazarında insan insanın omzunu sökemez öyle izdihâmlıdır.’’
Karahisarı Sahip, verimli toprakları, güvenli ve huzurlu ortamı ile halkın öncelikli olarak yaşamayı tercih ettiği şehirlerdendi. Bundan dolayı da kalabalıktı. Ve bu insan deryasının, her şeye ihtiyacı fazlaca olduğu gibi mezarlık ihtiyacı da fazlaydı. Bu ihtiyaçtan dolayı şehrin çeşitli yerlerinde mezarlıklar yapılmıştı. Fakat bunların çoğu bakımsız, harabe ve göçük haldeydi. Göçen mezarlar, fakir halka ait mezarlardı. Üzerleri beton kapak ile örtülmediğinden zamanla buralar çöküyordu. Bu durum, korkutucu bir hal aldığı gibi hem çirkin bir görüntüye sebep oluyordu hem de açıkta kalan kısımlar insan sağlığını tehdit ediyordu.
İşte Asiye Sultan tam da bu ihtiyacı gidermek ve halka yarar sağlamak adına mezarlık sorunu ile ilgilenmeye karar verdi.
Asiye Sultan, daha fazla bekleyerek zaman kaybetmek istemiyordu. Ablaları ile görüşerek hemen harekete geçmek istediğini söyledi. Eski mezarlıkların yıkılmış duvarlarını tamir ettirecek, mezarlıkların bakımlarını yaptıracak ve uygun görülen bir yere mümkünse şehir merkezine kimsesiz ve fakir halkın da kullanabileceği kapaklı mezarların olduğu yeni bir mezarlık inşa ettirecekti.
Ablaları durumu önce Ömer Ağa ile konuştular sonra uygun yerin seçilmesi ve onayı için Karahisarı Sahip Atası Nusreddin Ahmet Bey ile görüştüler. Sahip Ata Nusreddin Ahmet Bey, Asiye Sultan’ın yaptıracağı bu yeni mezarlık için şehir merkezinde uygun bir alan verdi.
Buna göre Kadınana Mezarlığının yeri;
Bugünkü Ordu Bulvarının üst kısımlarından Ambaryolu’ na ve Saraçlar’ dan Uzunçarşı’ da ki dükkânların arkasına kadar geniş bir alanı kapsayan yerde olacaktı.

Yazarın Diğer Yazıları