Muharrem Günay

EĞİTİM POKLİTİKAMIZIN İFLÂSI VE TÜRKİYE’DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI (2)

Muharrem Günay

Bilindiği gibi “Peygamberlere iman” İmanın şartlarının dördüncüsüdür. Allah’a imanın yüzde 90’ların üstünde olduğu bir ülkede “Peygamberlere imanın yüzde atmış üçlere düşmesi, “Evet , Peygamberlere inanıyorum ama, Hz. Muhammed her konuda örnek alınacak rol model değildir” diyenlerin % 20 civarında olması düşündürücüdür. Peygamberlere iman ve Hz. Muhammed’in rol model olarak alınması konusunda ben, “Kur’an İslam’ı”, “Kur’an’daki İslam” gibi Hz. Muhammed’ siz ve sünnetsiz İslam çalışmalarının etkisi olduğuna inanıyorum. Böyle bir sonucun çıkmasında uydurma hadislerle mücadele adı altında yapılan hadis düşmanlığının da etkisi vardır. Demek ki biz, ”Edille-i şer’iyye “ dediğimiz dinî delillerin ikincisi olan sünnet olmadan Müslüman olunamayacağını öğretememişiz.
Kadere (Hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine) inanıyor musunuz? Sorusuna araştırmaya katılanların %55 i “Evet, “kadere (Hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine) inanıyorum”. Derken “% 15 i “Evet, kadere inanıyorum ama insan kendi kaderini kendi yapar” diyerek aslında Ehl-i sünnet çizgisinin ötesinde Kaderiye ve Mutezile mezhebi gibi bir anlayışa kaymış, “Evet, kadere inanıyorum çünkü insanın zaten hiçbir iradesi yok diyen” % 15 de Cebriye diye tarihte bilinen başka bir itikadi alana savrulmuş görülmektedir. İmanın 6 şartından biri olan kadere imanı ret eden, “Hayır, kadere (Hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine) inanmıyorum” diyenlerin oranı %10; % 5 ise “Cevap yok / Kararsız” demiş.
Bu araştırma, Kaza ve kader konusunda da Türk toplumunun kafasının son derece karışık olduğunu göstermektedir.
Öldükten sonra dirileceğinize ve bu dünyada yaptıklarınızdan hesaba çekileceğinize inanıyor musunuz? Şeklinde AHİRET İNANCI konusunda toplumsal algıyı anlamaya yönelik sorumuza araştırmamıza katılanların % 73 ü “Evet, öldükten sonra dirileceğime ve hesaba çekileceğime inanıyorum” diyerek inandıklarını ifade ederken, aynı soruya katılımcıların % 10 si “Evet, öldükten sonra dirileceğime inanıyorum ama hesaba çekilmeye inanmıyorum“ derken, “Hayır, Öldükten sonra dirileceğime ve bu dünyada yaptıklarımdan hesaba çekileceğime inanmıyorum” diyenlerin oranı % 9; “Cevap yok / Kararsız” diyenlerin oranı da % 8’dir.
Yine ahiret hayatına ve öldükten sonra dirilmeye ve hesaba çekileceğime inanmıyorum diyenlerin % 9; öldükten sonra dirileceğime inanıyor fakat hesaba çekileceğime inanmıyorum diyenlerin % 10; ikisinin toplamının % 20’ye yakın olması Türk toplumunun ahirete iman konusunda da sorunlu olduğunu göstermektedir.
Kur’an’ı Kerim’i Arapça hattından okuyabiliyor musunuz? sorusuna katılımcıların % 32 si “EVET”, % 54 ü” HAYIR” derken % 14 bu soruya “KARARSIZ / GÖRÜŞ YOK” demektedir.
Hiçbir Kur’an Kursu’na eğitim almak amacıyla gittiniz mi? sorumuza “EVET” diyenlerin oranı % 25, “HAYIR” diyenlerin oranı % 65, “KARARSIZ / GÖRÜŞ YOK” oranı ise % 10.
Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealini hiç okudunuz mu? sorusuna katılımcıların % 17 si ”EVET”, % 60 ı “HAYIR”, % 23 ü ise ”KARARSIZ / GÖRÜŞ YOK” şeklinde yaklaşım sergiliyor.
Bu araştırma, Türk toplumu Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in okunması konusunda da yetersiz olduğunu göstermektedir. Toplumun ancak % 32’sinin Kur’an’ın Arapça metnini okumasını bilmesi; % 17’sini ise ancak Türkçe mealini okumuş olması gerçekten hayret vericidir. Bilhassa Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini okuma oranının % 17’lerde kalmış olması çok düşündürücüdür.
Müslüman olduğunu söyleyen bir kişinin o dinin temel kaynağı kitapta ne yazdığını bilmemesi kadar hayret verici bir şey olamaz. Elbette meal o ilahi kaynağı mutlak anlamda anlamak için yeterli olmasa da içerik konusunda bir fikir vereceği de muhakkaktır. Maalesef günde 5 vakit namaz kılan insanlarında her gün 5 vakit namazda 40 defa okudukları ve bunu yıllarca fasılasız tekrarladıkları halde Fatiha’nın anlamını bilmedikleri bir toplumda yaşıyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları