Muharrem Günay

İMAN YAZILARI – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

26 Ağustos 2011 Cuma 03:00:00
  DİLEYEN MÜ’MİN DİLEYEN KÂFİR OLSUN (3)
Kehf suresi 29. ayette “Rabbiniz katından hak ve gerçek olarak Kur’an inmiştir, dileyen inansın mümin olsun dileyen inanmasın kâfir olsun” dendikten sonra, ölümün ve hayatın niçin yaratıldığına dikkat çekilerek Mülk suresi ikinci ayette şöyle buyrulmuştur:
“Ellezî halakal mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve huvel azî zul gafûr(gafûru).”(Mülk67/2)
“Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek/sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Aziz’dir, Gafûr’dur.” (Mülk 67/2)
Yine Zariyat suresinde insanların ve cinlerin yaratılışındaki hikmet; Allah’ı bilmek/tanımak ve ibadet etmekle açıklanır:
“Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûn(ya’budûni).” (Zariyat 51/56)
“Ben cinleri ve insanları sırf Beni tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)
Kur’an’da sık sık Ademle İblisin kıssasına yer verilir. Âdem ile İblis Kur’an-ı kerim’de birer sembol olup; biri itaatı, teslimiyeti, hatayı kabul etmeyi ve tevâzuyu/alçak gönüllülüğü, diğeri isyanı, hatada ve yanlışta direnmeyi, gururu ve kibiri temsil eder. Âdem, teati, hatasını kabullenmesi, alçak gönüllülüğü ve tövbesi ile Halifeliğe ulaşıp “ADAM” olmuş, İblis, kibiri, inatı, isyanı ve hatada direnmesi ile Allah’ın rahmetinden kovulmuş, Allah tarafından lanetlenmiş“ŞEYTAN” olmuştur. İşte insan kendi eliyle ve isteğiyle ister Âdem/adam; isterse İblis/şeytan olur. Bu onun tamamen kendi istek ve arzusuna bırakılmıştır.
Hz. Adem ile İblisin kıssasına aşağıdaki ayette şöyle yer ve-rilmişltir:
“Ve iz gulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), kâne minel cinni fe fesega an emri rabbih(rabbihî), e fe tettehızûnehu ve zurriyyetehû evliyâe min dûnî ve hum lekum aduvv(aduvvun), bi’se liZZâlimîne bedelâ(bedelen). Kehf 18/50)
“Hani biz meleklere: Âdem’e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu dost ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir! (Kehf18/50)(Diyanet Vakfı)
“Ve legad halaknâkum summe Savvernâkum summe gulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), lem yekun mines sâcidîn(sâcidîne). (A’RAF 11)
“Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem’e secde edin! diye emrettik. İblis’in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.” (A’raf 11)
“gâle mâ meneake ellâ tescude iz emertuk(emertuke), gâle ene hayrun minh(minhu), halaktenî min nârin ve halaktehu min tîn(tînin).”(A’RAF/12)
“Allah, ‘Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?’ dedi, ‘Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm’ cevabını verdi.” (ARAF/12)
“İn tekfurû fe innallâhe ğaniyyun ankum, ve lâ yerDâ li ıbâdihil kufr(kufra), ve in teşkurû yerDahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne), innehû alîmun bi zâtis Sudûr(Sudûri).” (Zümer/7)
Allah kulunun küfründen razı değildir, kul hatada ve küfürde ısrar ederse istemeyerek te olsa imtihanın gereği küfrü yaratır.
“Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükre-derseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir. Yaptıklarınızı O size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.” (Zümer/7) (Diyanet Vakfı)

Yazarın Diğer Yazıları