Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a ayak bastığı andan itibaren din adamları ile omuz omuza olmuştur. Çünkü o Anadolu insanının Milli Mücadele etrafında toplanmasında din adamlarının nasıl tesirli olacaklarını çok iyi biliyordu. Gittiği her yerde din adamları da Mustafa Kemal’i büyük bir sevgiyle karşılamış ve ona her türlü desteği vermişler ve bağlılıklarını bildirmişlerdir.
Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi’nin kendisinin başkanlığında seçtiği 9 kişilik Hey’et-i Temsiliye iki tane din adamına yer vermişti: Erzurumlu Raif Hoca ve Erzincan’da Nakşi Şeyhi Fevzi Efendi.(Turan, s.825)
Bu din adamları içerisinde Afyonkarahisarlı İsmail Şükrü Çelikalay Hoca’nın ayrı bir yeri ve önemi vardır. İzmir’in işgaliyle birlikte Afyonkarahisar Müdafâi Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşu içerisinde yer alan, İkaz adında bir de gazete çıkaran ve çok güçlü bir hatip olan Hoca Şükrü Çelikalay, ateşli vaaz ve konuşmaları ile sadece Afyonkarahisar ‘da değil tereddüt içerisinde yer alan Ankara halkının da Atatürk ve Kuvayı milliye yanında yer almasını sağlamıştır. Ankara’da Hacı Bayram Camii’nde yapmış olduğu ateşli bir vaaz sonrasında ilmiye cüppesini çıkarmış ve Ankaralıların temin ettiği atlar, mavzer ve silahlarla Ankara’dan Afyonkarahisar’a hareket etmiş ve Uşak cephesinde Yunan’ı durdurmuş ve Ankara Hükümetine zaman kazandırmıştır. Hoca Şükrü Çelikalay, aynı zamanda Bayatlı Yarbay Arif Bey ile birlikte Konya isyanının bastırılmasında da yer almıştır. Hoca Şükrü Çelikalay’ın oluşturduğu bu askeri birlikler “Çelikalaylar” adıyla kurtuluş savaşında nam salmıştır. Aynı zamanda müderris yani profesör olan ve 1. Mecliste Afyonkarahisar’ın ilk milletvekili olarak yer alan İsmail Şükrü Çelikalay’ın faaliyetleri bazı din adamlarının aksine yerel bazda kalmayıp tüm ulusu ve milli mücadeleyi etkilemiştir. Çok güçlü bir hatip olmasının yanında cesareti ve çalışkanlığı ile dikkat çeken Hoca Şükrü Çelikalay 3 yıl dört ay süren milletvekilliği süresince 304 soru önergesi vererek bu sahada bir rekor kırmıştır. Hilafet ve İslamiyeti birbiriyle özdeşleştiren Hoca Şükrü Çelikalay aynı zamanda Hilafetin kaldırılmasına da karşı çıkmıştır.
Denizli müftüsü Ahmed Hulusi Efendi’nin İzmir’in işgalinden hemen 4 saat sonra Denizli’de düzenlemiş olduğu miting ve yapmış olduğu konuşmalar etkisini sadece Denizli’de değil çevre il ve ilçelerde de göstermiştir. Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu’nun verdiği bilgilere göre:
16 Mayıs Cuma günü Acıpayam, Sarayköy ve Tavas ilçelerinde, 17 Mayıs Cumartesi günü ise Çal ilçesinde mitingler düzenlenmiş ve Yunan işgalini protesto telgrafları çekilmiştir.
Diğer taraftan Müftü Ahmet Hulusi Efendi ilk fiili savunma örgütünü kuranlardandır. Denizli Kuva-yi Milliyesi adını alan bu teşkilatın sevk ve idaresi için yakından ilgilenmiştir. Dinar ve Afyon- Karahisar’a gitmek suretiyle bu ulusal kuvvetin ikmalini sağlamıştır. Milli Mücadele’de Denizli hatta sadece Milli Mücadele denildiği zaman ilk akla gelen isim kuşkusuz onun ismidir. Bu yüzden İstiklal Savaşı’nda Garp Cephesi Nasıl Kuruldu?, adlı eserin yazarı Rahmi Apak’ın da tespit ettiği gibi, “Yalnız Denizlililer değil, bütün Türk milleti Ahmet Hulusi Efendi ile iftihar edecektir.” Bir diğer din adamı Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi, 16 Mayıs 1919 tarihinde düzenlediği mitingde halka İzmir’in kafir Yunanlılar tarafından işgal edildiğini, bu kafirlerin bulunduğu yerde Cuma namazı kılınamayacağını ve kılınmasının da caiz olmadığını bildirerek, düşmana karşı konmasını istemiştir.
Denizli-Çal Müftüsü Ahmet İzzet (Çalgüner) Efendi de ilçesinde ve çevresinde halkın ulusal harekete katılmaları için çalışmalarda bulunan din adamlarının ilklerindendir. O, 17 Mayıs 1919 günü Çal halkını Çarşı Camii’nde toplayarak onlara düşman istilasına karşı seyirci kalınmamasını ve silahla karşı konulmasının gerekli olduğunu anlatmıştır. Daha sonraki günlerde de aynı camide yapılan toplantılarla halkı düşmana direnme konusunda bilinçlendirmeye ve örgütlemeye çalışmıştır. Bu amaçla, ilçenin nüfuzlu kişileri ile toplantı yapmıştır. Böyle bir toplantıda; “Allahımız bir, kitabımız bir, vatanımız bir olduğuna göre korumaya da mecburuz. Kutsal değerlerimizi savunmak için Allah’ın ve Peygamberin emirlerine uymak gereklidir. Çöken saray saltanatının yerine milletin kalbindeki iman nuru bir kat daha parlamıştır…” şeklinde yürekleri ürpertici bir konuşma yapmıştır. Ayrıca Ahmet İzzet Efendi, toplantıda hazır bulunanlardan bir de imzalı senet almıştır. Çal halkından 20 kişinin imzaladığı senette; “Efendim, yukarıda isimleri yazılı olanlar, cümlemiz dinimizi, vatanımızı, namusumuzu korumak için size iştirak etmeye söz veriyoruz. Buna dair her ne emir olursa ifasına hazırız.”
Çal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin de kurucularından olan Ahmet İzzet Efendi, Çal ve çevresinden topladığı 100 gönüllü ile Aydın-Köşk cephesinde düşmanla çarpışmıştır.
Aynı şekilde Acıpayam Müftüleri Hasan (Tokcan) Efendi ile Mehmet Arif Akşit (1920’de Hasan Efendi milletvekili seçilince yerine müftü olmuştur) ve Tavas Müftüsü Cennetzade Tahir ve Tavas Bektaşi Tekkesi Postnişini Mazlum Baba (Babalım) Efendiler de ilçelerinin halkını Milli Mücadele lehinde bilinçlendirmişlerdir.[18] Bu arada Ahmet İzzet Efendi gibi Müftü Hasan Efendi de çevresine topladığı gönüllülerden oluşturduğu Acıpayam Müfrezesi ile, Aydın cephesine gitmiştir. Burada o, düşmana karşı vatan topraklarını savunmuştur. Aydın halkının direnişe katılmasını sağlamakta zorluk çeken 57. Tümen Komutanı Albay Şefik Bey, Muğla’nın Bozöyüklü bucağından Hatip Hacı Süleyman Efendi’yi Çine’ye davet eder. Daha önce Muğla’daki ulusal örgütlenmede görev almış olan Hacı Süleyman Efendi, 12 Haziran 1919’da Çine’ye gelmiştir. Buranın ileri gelenleriyle görüşerek aynı gün Çine Heyet-i Milliyesi’nin kurulmasını sağlar.
Aydın merkezinde yine milli ordu fahri müftüsü olarak cephelerde hizmet yapan Aydın I. Dönem TBMM üyelerinden Esat İleri, ile Nazilli’de Müderris Hacı Süleyman Efendi’nin önemli hizmetleri olmuştur. I. Dönem için İzmir’den milletvekili de seçilen Hacı Süleyman Efendi, Demirci Mehmet Efe’nin Milli Mücadele lehinde hizmete katılmasında etkili olmuştur. Ayrıca Aydın Karacasu Müftüsü Mustafa Hulusi, Bozdoğan Müftüsü Hasan Tahir, Çine Müftüsü Ahmet Efendilerin de önemli hizmetleri olmuştur.