Muharrem Günay

Öğretmene Önlük Giydirmekle İş Bitmiyor

Muharrem Günay

​Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda kurumsal bütünlüğü ve ciddiyeti sağlamak adına öğretmenlere önlük giyme düzenlemesi getirdi. İlk bakışta niyet iyi, adım olumlu değerlendirilebilir. Ancak meseleye biraz daha yakından ve saha gözüyle baktığımızda, asıl konunun önlüğün kumaşında değil, o önlüğün altına sığdırılmaya çalışılan kılık-kıyafet anlayışında olduğunu görmek zor değil. Üzerinize ne giyerseniz giyin, altındaki kıyafet ve genel duruş mesleğin ciddiyetiyle bağdaşmıyorsa, o önlük sadece şekilsel bir detaydan ibaret kalır.
​Bugün bir okulun bahçesinden içeri girdiğinizde karşılaştığınız bazı manzaralar, maalesef eğitim camiasındaki özen eksikliğini gözler önüne seriyor. Kılık kıyafeti salınmış, intizamdan uzak birini gördüğünüzde zihninizden "Herhalde okulun yardımcı hizmetler personeli" diye geçiriyorsunuz. Yanına varıp selam verdiğinizde ise o kişinin okul müdürü olduğunu öğrenip şaşkınlığa düşüyorsunuz. Bir başka okulda; ütüsüz, düşük bel pantolonuyla, bakımsız sakalıyla veya mesleğin vakarına uymayan serbestlikle dolaşan idarecilerle karşılaşıyorsunuz. İl ve ilçe yöneticilerinin katıldığı resmi programlarda dahi eğilip kalkarken mesleki saygınlığı zedeleyen bu görüntülere şahit olmak, eğitim adına düşündürücüdür.
​Öğretmenlik ve eğitim idareciliği, sadece sınıfa girip ders anlatmaktan ibaret bir iş değildir. Öğretmen; duruşuyla, üslubuyla ve şüphesiz kılık kıyafetiyle öğrencisine, velisine ve topluma rol model olan şahsiyettir. Kravatsız, ciddiyetten uzak, birbiriyle uyumsuz kıyafetlerle ders anlatmak ya da kurum yönetmek, eğitimin en temel ayağı olan "örnek olma" ilkesini zedeler. Sakal bırakılacaksa bile bunun bir bakımı, adabı ve ölçüsü olmalıdır.
​Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürürlükte olan net bir kılık kıyafet yönetmeliği zaten vardır. Mesele, sadece sembolik olarak önlük giydirmek değil, var olan yönetmeliğin ciddiyetle ve tavizsiz bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır. Kılık kıyafetteki bu kuralsızlık "özgürlük" veya "rahatlık" kılıfıyla açıklanamaz. Mesleki saygınlık, görünüşe gösterilen özende başlar. Öğretmen öğretmen gibi, idareci de idareci gibi görünmek ve o makamın haysiyetini taşımak zorundadır. Aksi halde giyilen önlükler, derinleşen bu özensizliğin üzerini örtmeye yetmeyecektir.

Yazarın Diğer Yazıları