(Dünden Devamı)
Şimdi kendisi gibi dünya hayatında Allah’ın sınırlarını korumayan, büyüklük taslayan insanların tümüyle beraber Allah’ın huzuruna getirilmiştir.
Allah’ın hoşnutluğunu kazanmanın yolları açık iken, arkadaşlarının etkisinde kalarak kendisine tanınan fırsatı kaçırmış olmanın verdiği pişmanlık gittikçe artar. Öyle ki ellerini ısırır, içini yakan dönüşü olmayan pişmanlık sözlerine yansır:”O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: “Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım, Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim. Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur’an’dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı ‘yapayalnız ve yardımsız” bırakandır.” (Furkan, 27-28-29)
Allah’ın kitabından ve Sevgili Peygamberimizin ahlakından uzaklaşmak münafıklık alametlerindendir. Bu konuda Nisa suresinde şöyle buyrulur:
“Onlara: Allah’ın indirdiğine (Kitab’a) ve Resûl’e gelin (onlara başvuralım), denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.” (4/Nisa,61)
Allah’ın hoşnutluğunu kazanmanın yolları açık iken, arkadaşlarının etkisinde kalarak kendisine tanınan fırsatı kaçırmış olmanın verdiği pişmanlık gittikçe artar. Öyle ki ellerini ısırır, içini yakan dönüşü olmayan pişmanlık sözlerine yansır:”O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: “Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım, Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim. Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur’an’dan) saptırmış.”
“Kötü insanlardan birisi de, şerrinden dolayı insanların kendisinden sakındığı kimsedir. (Mâlik Muvatta)
Bir Müslüman kiminle arkadaş olacağına dikkat etmelidir. Arkadaş seçiminde özellikle namaz kılan insanları seçmelidir. Namaz kılmayan insanlarla yapılan dostluk, namaz kılan insana zarar verebilir Allah korusun namazın terkine vesile olabilir
ALLAH’IN DOSTUNA DOST, DÜŞMANINA DÜŞMAN OLDUNUZ MU?
Rivayete göre, Allah Teâlâ Hz, Musa’ya şöyle vahyetmiştir:
– Ey Musa! Benim için hangi ameli yaptın?
– Ya rabbî! Senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim.
– Namaz senin için delildir. Oruç senin için koruyucu bir kalkandır. Sadaka senin için gölgedir. Zekât senin için nûrdur. O halde bütün bunlar senindir. Benim için hangi ameli yaptın?
– Ya rabbî! Sadece senin için olan bir ameli bana öğret.
– Ya Musa! Acaba benim bir dostuma hiç dost oldun mu? Acaba benim yolumda hiçbir düşmana düşman oldun mu?
Bunun üzerine Hz. Musa bildi ki, amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.
İşin özü istediğin kadar namaz kıl, oruç tut, zekât ver, İslâmi içerikli nutuklar at, Allah’ın gazap ettiği ve dalalettedirler dediği Yahudi ve Hıristiyanlarla dost olduğun onlardan emir ve icazet aldığın müddetçe bunların hepsi boştur. (Son)