Afyonkarahisar’ın geçmişten bugüne ulaşan önemli ve başlıca mahalli yayınlarından olan Taşpınar Dergisi’nin eski sayılarını karıştırırken, “Yazık bize, 50 yıllık süreçte aynı yerde takılı kalmışız” demek zorunda kaldık.
Değerli hocamız, Taşpınar’ın eski emektarı Hüseyin Şen Şaştımoğlu’nun Temmuz 1965’de yayınlanan Taşpınar’ın 17. sayısındaki “Kale üstüne” başlıklı yazısını okuduk. Bakın Şaştımoğlu Hocamız bundan tam 46 yıl önce tarihi Karahisar Kalesi ile ilgili tarihi bilgileri aktardıktan sonra neler yazmış:
“…Afyon kalesinin diğer kalelerimizden farklı olan bu özelliklerinden başka bir niteliği de üzerinde turistik tesisler kurmaya uygun olan durumudur. Bu niteliğine Avusturya’nın Groz şehri kalesi örnek gösteril-mektedir. Groz kalesinin üstünde türlü turistik tesisler kurulduğu, çıkış ve inişinin havai hatla zahmetsiz hale getirildiği ifade edilmektedir.
(Yazının bundan sonraki bölümünde Şaştımoğlu Hocamız H. Özdemir’in Taşpınar’ın 1963’deki 2. sayısında yazdığı satırlardan alıntı yapıyor)
Turizmin büyük önem kazandığı Türkiye Cumhuriyeti’nin bu planlı çalışma devrinde Afyon şehrinin doğuşunda gelişmesinde büyük payı olan bu yüzden de haklı olarak sembol halini alan Afyon Kalesi’nin şanına yaraşır bir tarzda tamir edilmesini ve üzerinde gerekli turistik tesislerin kurulmasından sonra bu kale çekeceği geniş turist kitleleri sayesinde Afyonumuzun çağımıza uygun yönde ilerlemesinde yeni baştan önemli bir rol oynayacaktır. (1963’den alıntılar burada bitiyor)
Bu tesislerin kurulmasından sonra turistler binlerce yıl gerilere uzanan geçmişin izlerini, doğanın güzelliğini rahatlıkla görmek, dinlenmek, eğlenmek olanağı kazanmış olacaklar. Tursit geçer, para kalır ama turistin geçmesi ve geçerken para bırakması için gerekli tesisler kurulmalı elbet”
Evet bir kısmı 46 yıl, bir kısmı 48 yıl öncesine ait olan bu satırları okuyup, “Günümüzde bu söylenenlerin neresindeyiz?” diye baktığımızda sadece tarihi Kale’nin surlarını tamir edebildiğimizi görüyoruz. O tamirle ilgili eleştirilere, tadilatında kullanılan beyaz taşların Kale’nin orijinal güzelliği arasında sırıttığına ayrıca değinmek gerekir.
Yaklaşık 50 yıllık süreç içerisinde hala Kale’nin üzerine yeni tesisler kurulması, Kale’ye havai hatla yani teleferikle kolayca ulaşılması fikirlerinin peşinden gidiyoruz.
Bu hızla işimiz pek kolay olacağa benzemiyor.