Sezer Küçükkurt

AFYON MİLLETVEKİLİ'NİN 1951'DE TBMM'DE YAPTIĞI 'MASONLAR' KONUŞMASI-1

Sezer Küçükkurt

Demokrat Parti’nin Afyonkarahisar Milletvekili Gazi Yiğitbaşı 1951 yılında Mason localarının kapatılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bir teklif verir.
Yenişafak Gazetesi geçen hafta birkaç gün boyunca Masonlarla ilgili yayında bulundu. Bu yayın kapsamında merhum Afyonkarahisarlı Milletvekili Gazi Yiğitbaşı’nın –ki kendisi AKÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Şehabettin Yiğitbaşı’nın babası olur- Masonlarla ilgili TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmalar da bir kez daha gündeme geldi.
Biz bu konuşmaya ilk kez vakıf olduk. Okuyan-okumayan, duyan-duymayan vardır diye biz de Afyonkarahisarlı merhum büyüğümüzün Meclis kürsüsünden dile getirdiği gerçekleri köşemize alalım istedik. Buyrun hep birlikte okuyalım, Yiğitbaşı’nın Masonlarla ilgili söylediklerini:
Atatürk’ün 1935’te ‘kökü dışarda’ olduğu gerekçesiyle kapattığı mason derneklerinin tüm menkul ve gayrimenkullerini CHP’ye devrederek yeraltına indi. On yıl boyunca faaliyetlerini gizlice yürüten masonlar, 1945’te İsmet İnönü’nün devreye girmesiyle derneklerine yeniden kavuştu.
Mason cemiyetleri adına Muhittin Osman tarafından 3 Kânunuevvel 1935’te İstanbul Valiliği’ne verilen beyanname ile faaliyetine son verildiği bildirilir. Yeraltına inen mason dernekleri, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü tarafından 1945’de yeniden açılır. İçişleri Bakanı Halil Özyörük, 1951’de TBMM’de DP Afyon Milletvekili Gazi Yiğitbaşı’nın sorularına verdiği cevapta, Masonların mallarını kendi rızasıyla CHP’ye hibe ettiğini açıklar.
“Mason cemiyetinin ifşa edilen bazı sırlarına göre; Allah, din, mukaddesat tanımadığı gibi, millet içerisinde de çeşitli sınıf imtiyazları yarattığı anlaşılmaktadır” diyen Afyon Mebusu Gazi Yiğitbaşı sözlerini şöyle sürdürür: “Beynelmilelci, gizli, zararlı ve kökü dışarıda olduğundan dolayı evvelce Atatürk tarafından kapatılmış olan Masonluk cemiyetinin Halk Partisi Hükümetleri zamanında yeniden açılmasına izin edilmiştir.”
DP Afyon Milletvekili Gazi Yiğitbaşı’nın TBMM’ye yaptığı yazılı müracaatı 13.2.1951’de kürsüden okunur:
“CHP’ye ait Ulus gazetesinin 26.1.1951 tarihli nüshasının 2’nci sayfa, 3’üncü sütununda birçok milletvekilinin Mason Cemiyetine kaydolmak için müracaat ettikleri hakkında bir haber neşredilmiştir. Bu haberde ‘Ticaret ve Ekonomi Bakanı Zühtü Velibeşe tarafından bu cemiyete girmeleri için milletvekillerine tavsiye edildiği, milletvekillerinden büyük bir kısmının cemiyete kabul edilmediği söylenmekte, Mason olması arzu edilenler daha ziyade ileride Bakan olması muhtemel bulunanlarla, büyük servet sahibi olanlardır’ denilmektedir. Bugüne kadar aradan 18 gün geçtiği halde gazetede adı geçen Ticaret ve Ekonomi Bakanı Zühtü Velibeşe’nin ise mezkûr haberi tekzip etmemiş olması da milletvekili arkadaşları, Türk Milleti nazarında hâlen Masonluk şaibesi altında bulundurmaktadır…”
Gazi Yiğitbaşı, İçişleri Bakanı Halil Özyörük’ün cevaplamasını istediği soru önergesine şu şekilde devam eder:
“…Bu cemiyetin ifşa edilen bazı esrarlarına göre Allah, din, mukaddesat tanımadığı gibi, millet içerisinde de çeşitli sınıf imtiyazları yarattığı anlaşılmaktadır. Beynelmilelci, gizli, zararlı ve kökü dışarıda olduğundan dolayı evvelce Atatürk tarafından kapatılmış olan Masonluk cemiyetinin Halk Partisfi Hükümetleri zamanında yeniden açılmasına müsamaha edilmiştir.
Halk Partisinin lâiklik perdesi altında din yıkıcı, medeniyet ve garplılaşmak perdesi altında ise millî ahlâk ve ananatımızı yok edici istikamet takip edilmiş olması bulunduğuna göre, gizli ve zararlı tarikat mahiyetini taşıyan mason cemiyetine partimiz mensubu milletvekillerinin dâhil olmuş bulunduklarını göstermek, aynen Halk Partisinin olduğu gibi partimizin ve hükümetimizin de ileride Türk Milleti tarafından tasfiyeye tâbi tutulması için kötü maksat takip etmiş bulunduğu sarahatle anlaşılan neşriyat sahibi hakkında Hükümetimizce cezaî ne gibi bir muamele yapılmıştır?”
Masonların gerçek yüzünü ifşa için büyük mücadeleler veren Afyon milletvekili Gazi Yiğitbaşı, dönemin İçişleri Bakanı Halil Özyörük’ün verdiği izahat için “Bendenizi tatmin etmedi” diyordu. Konuşmalarında sürekli olarak mason kaynaklarını delil olarak sunan Yiğitbaşı, mason kongresinde masonların hedefinin “Allah’sız ve dinsiz bir hükümet vücuda getirmektir” olduğunun beyan edildiğini, TBMM kürsüsünden haykırmıştı.
Bakanın verdiği bilgilerden tatmin olmayan Afyon milletvekili Gazi Yiğitbaşı, masonların İslam düşmanı ve köklerinin dışarıda olduğunu şu cümlelerle dile getirir: “Bakanın verdiği izahatın bendenizi tatmin etmediğini arz ederim. Çünkü Mason Derneği’nin Cemiyetler Kanunu’na uygun olarak kurulmuş olduğunu, kapatılamayacağını, zararlı, gizli ve kökü dışarıda olduğunu bilmediğini, dinsizliği hakkında malûmatı bulunmadığını beyan buyurdular. Bendeniz bu beyanlarının mümkün olduğu kadar aksini ispata çalışacağım.”
Şöyle ki:
1) Cemiyetler Kanunu’nun 9’uncu maddesinin A fıkrası “Devletin siyasi ve millî birliğini bozma amacını güden derneklerin kurulması yasaktır” demektedir. Bu derneğin nizamnamesinde lise tahsilinden aşağı olanların kabul edilmediğine, gazetedeki ilâna göre de milletvekillerinden ileride bakan olması muhtemel olanlarla, servet sahiplerinin kabul edildiğine ve birçok milletvekilinin kabul edilmemiş olmalarının yazıldığına göre, memlekette münevver, gayri münevver, zengin, fakir diye vatandaşların sınıflara ayrılmasına meydan verildiği aşikârdır. Bu suretle millî ve siyasi birliği bozmaktadır. Şu halde aşağı tahsili olanlarla fakir olanlar, ileride bakan olmak istidadında olmayan milletvekili olan arkadaşlar bu dernek dışında bırakılıyor. Millet arasında sınıf imtiyazı yaratmakta olması bakımından Anayasa’nın 69’uncu maddesine göre de aykırıdır.
(Devamı Yarın)

Yazarın Diğer Yazıları