Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar ve markalaşma – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

29 Kasım 2012 Perşembe 02:00:00
  Şekerbank tarafından düzenlenen “Üreten Anadolu Buluşmaları” toplantılarının ilki önceki gün Afyonkarahisar’da yapıldı. Birbirinden uzman isimler Afyonkarahisar ve Afyonkarahisar’ın markalaşması üzerine değerlendirmelerde bulundular.
Öncelikle Şekerbank’a böylesi bir etkinlikte Afyonkarahisar’ı es geçmedikleri için, uzman isimlerin görüşlerini birebir Afyonkarahisarlılar’a anlatmalarına fırsat tanıdıkları için teşekkür etmek gerekiyor.
Öte yandan Şekerbank’ın bu etkinliği Afyonkarahisar’ın “kara kaşına, kara gözüne” hayranlığından dolayı düzenlemediğini de hatırlatmak gerekiyor. Şekerbank, ticari gayesi doğrultusunda Afyonkarahisar’da etkin olmak istiyor. Bu toplantıyı da bu nedenle Afyonkarahisar’da ve diğer illerde düzenliyor. Bu durum elbette bir kabahat değildir. Şekerbank var oluşunun amacına hizmet ediyor. Bunu yaparken, Afyonkarahisar’a da bir şeyler katarak yapmaya çalışıyor.
Peki ya Afyonkarahisar?…
Bizler Afyonkarahisar için, Afyonkarahisar’ın marka değeri için üzerimize düşenleri tam manasıyla yerine getirebiliyor muyuz acaba? Ya da Afyonkarahisar’daki ekonomik dişlilerin hepsi var olma gayelerine uygun çaba içerisindeler mi?
Bu sorunun cevabı herkese göre değişebilir. Elbette bazı çabalar bulunmaktadır. Ancak bu çabalar amaca ne kadar hizmet etmektedir?
Bu sorunun cevabını vermek için yine söz konusu toplantıya göz atmak gerekiyor. Sunum yapan uzmanlardan Cüneyt Devrim Afyonkarahisar’ın marka değerlerinden bahsederken “Afyonkarahisar sucuk, lokum ve mermerde marka olmak için çaba gösteriyor. Burada da mutlaka üreticilerimiz vardır. Salonda kaç lokumcumuz var acaba?” diye sorduğunda dinleyicilerden kimsenin eli kalkmadı. Durumu toparlamaya çalışan Cüneyt Baran “Peki sucukçu kaç kişi var?” dediğinde ise yalnızca bir el kalktı.
Sizce bu durum Afyonkarahisarlılar olarak üzerimize düşeni yerine getirip getirmediğimizin bir cevabı olabilir mi?
Toplantıdan önce bir sivil toplum kuruluşu başkanımız “Bankaların düzenlediği toplantılar hep kalabalık oluyor. Biz de bir çok eğitim, toplantı düzenliyoruz ama katılım yok denecek kadar az. İşin içinde banka olunca millet burada para var diye geliyor” diye dert yanıyordu. Oysa Kredi Garanti Fonu’nun Eskişehir Şube Müdürü Yeliz Göze Acar bunun tam tersi bir duruma işaret etti. Acar, “Kredi Garanti Fonu olarak Afyonkarahisar’da sadece 22 firmaya kredi kullandırabildik. Çok geri kaldık. Bunu bizim bir eksikliğimiz olarak görüyoruz” dedi.
Bu sözlerin ardından, Afyonkarahisarlılar’ın parasal imkanlardan da öyle “aman aman” faydalanamadıkları sonucuna vardık.
Ekonomistlerin 2013 yılının ekonomik durumu ve Afyonkarahisar’ın geleceği ile ilgili olumlu tablolar ortaya koyduğu toplantıda Afyonkarahisar’ın marka değeri için altı çizilmesi gereken birkaç cümle vardı.
Bunlardan birisi, ünlü marka stratejisti, danışman ve eğitmen Hakan Senbir’in, “Bir markanın değeri çalışanların toplam performansı kadardır” cümlesiydi.
Eğer marka değeri oluşturmada zincirin tüm halkaları üzerine düşen görevi yerine getirmiyorsa ortada problem var demek. Marka değer olarak belirlenen konularda herkesin hemfikir olması gerekiyor.
Örneğin Afyonkarahisar’ın marka değerinin yerleşmesi yolunda bazı kesimler “Termalin, lezzetin, mermerin başkenti olmaktan” bahsederken, toplumun diğer bir kısmı ya da medya aynı görüşte buluşamıyorsa orada marka değerden bahsetmek biraz zor görünüyor. Hakan Senbir, “Mesela Paris’in aşkın ve modanın başkenti oluşunu herkes kabul etmiştir. Afyonkarahisar’ın termal bir marka olduğu söylemini eğer tüm sosyal paydaşlar söyleyebiliyorsa, medyası, sivil toplumu, yöneticisi, hepsi bu görüşte birleşebiliyorsa Afyon’da termal marka vaadi gerçekleşmiş olur” dedi.
Afyonkarahisarlılar olarak hepimizin gönlünde “termal marka”, hayalleri canlılığını koruyor. Şehrin turistik yatak kapasitesi ve termal varlığının haricindeki durumuna bakınca bu hayalin içi biraz boş kalıyor.

Yazarın Diğer Yazıları