Afyonkarahisarlılar olarak her zaman dert yanarız; “Lobimiz eksik” diye…
Ankara bürokrasisinde Afyonkarahisarlı yüksek düzey bürokrat sayısının azlığı hep dert olmuştur içimize…
Afyon Gazeteciler Cemiyeti olarak Ankara’ya geçtiğimiz aylarda yaptığımız ziyaretimizde de gündemimizde bu iki konu vardı: Afyonkarahisar’ın lobi eksikliği ve bürokrasideki Afyonkarahisarlılar’ın azlığı…
Geçmiş zamanlarda büyüklerimizden hep dinlerdik, muhtemelen merhum Haluk Nur Baki’ye ait bir söz: “Afyonlular yavrusunu severken yiyiveren kediye benzer” dermiş rahmetli. Bu söz Afyonkarahisar siyasetinde bir vecize olarak yer etmiş. Kendi evlatlarını çok sevdiğinden dem vursa da Afyonlular hep, biraz yükselmeye başladığında yine Afyonlular çıkarmış önüne ilk engel olarak.
İçerisinde bulunduğumuz dönemde Afyonkarahisarlılar olarak bu karakteristik özelliğimizi sürdürüyoruz ne yazık ki… Ankara’da, İstanbul’da, bürokraside, siyasette biraz yükselmeye, biraz sivrilmeye başlayan hemşehrilerimizin karşısına yine biz Afyonkarahisarlı hemşehrileri çıkıyoruz. Kimini şikayet ediyoruz, kimini engelliyoruz, kimi ile ilgili dedikodu çıkarıyor, kimisi ile ilgili de olur-olmaz dosyalar hazırlıyoruz.
Sonrasında da Doğu illeri ve Karadeniz illerinin birbirlerine olan sargınlığını, hemşehri dayanışmasını gıptayla izliyoruz.
***
Afyonkarahisar’da görev yapan daire amirlerine baktığımızda da, Afyonkarahisarlı sayısının azlığı dikkatleri çekiyor mesela.
Afyonkarahisarlı resmi kurum amirlerinden PTT Bölge Başmüdürü Mehmet Örsdemir de geçtiğimiz günlerde gö-revinden alındı. Aslen Şuhutlu olan Mehmet Örsdemir PTT Bölge Müdürlüğü görevini uzun süredir başarıyla sürdüren bir isimdi. Afyonlu olmasının bedelini ödedi sanki…
Memuriyetin kaderi bu. Elbette tayinler, görev değişimleri olacak ama bizim kastettiğimiz nokta başka. Bürokrasideki tayinler, görev değişiklikleri Afyonkarahisar’ın geleceğine etki ettiği zaman bizim canımız yanıyor.
***
Mesela; PTT Bölge Müdürü Mehmet Örsdemir uzun süredir “Afyonkarahisar’ın lojistik Merkez olması” üzerine yoğun çalışmalar içerisinde idi. Örsdemir’in PTT Bölge Müdürlüğü’nden alınmasının ardından Afyonkarahisar açısından önem taşıyan bu çalışmaların yarım kalacağından, hatta ve hatta komşu illerimize kaydırılacak olmasından endişe ediyoruz.
Neydi bu “Afyonkarahisar Lojistik Merkezi” çalışmaları?
Siyasilerimiz açıklamışlardı geçmiş dönemde: Afyonkarahisar-Konya karayolu üzerinde Karaaslan Çayırı olarak bilinen bölgede, yeni yapılan Cezaevinin yanında bulunan 180 bin metrekarelik arazi PTT Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirilmişti yapılan çalışmalar sonucunda. Bu arazide PTT’nin lojistik Merkezi kurulması planlanıyordu. PTT’nin mülkiyetindeki bu arazide hayata geçirilecek olan proje ile Türkiye’nin önde gelen kargo ve kurye firmalarının merkez üslerinden birisi Afyonkarahisar olacaktı. Trendyol’dan tutun da tüm meşhur kargo firmaları aktarma üslerini burada kuracaktı. Böylece tüm karayolları, demiryolları ve hava yollarının kavşak noktasında bulunan Afyonkarahisar “mal sirkülasyonu”nun da kavşak noktası haline gelecekti. Bunun yanı sıra Afyonkarahisar’a has ürünler de kolaylıkla Türkiye’nin ve hatta dünyanın dört bir yanına ulaştırılma şansı yakalanacaktı.
Gazeteniz Kocatepe o dönemde PTT Bölge Müdürü Mehmet Örsdemir’e konuyu sormuştu. Örsdemir yıllar önce verdiği röportajda “Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul Havalimanı projesi ile Türkiye’nin dünyadaki stratejik konumunu ekonomiye dönüştürmeyi hedeflemişti. Biz de aynı fikirden yola çıkarak, Afyonkarahisar’ın Türkiye’deki stratejik konumunu ekonomiye dönüştürmeyi hedefledik” diye özetlemişti projenin mantığını.
İstanbul Havalimanı nasıl ki “Dünyadaki yolcu sirkülasyonunun merkez noktası” olmuşsa PTT’nin Afyonkarahisar Lojistik Merkezi de Türkiye’deki mal sirkülasyonunun merkez noktası olmak üzere planlanmıştı.
Yaklaşık 3 yıldır Afyonkarahisarlı hemşehrimiz Mehmet Örsdemir’in ısrarlı takipleri ile belli bir seviyeye gelmiş bulunan bu projenin akıbeti şimdi belirsiz. Olaya sahip çıkacak bir bürokrat yok. Siyaset olayın neresinde tam olarak bilemiyoruz.
Önümüzdeki günlerde Afyonkarahisar’ı ziyaret etmesi beklenen Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu’na bu konu aktarılırsa belki yeniden çalışmalar ivme kazanabilir.
Hiç olmazsa başka becerikli (!) bürokratların çabaları ile başka illere kaydırılmasının önüne geçilmiş olur. Hep birlikte izleyelim, görelim…
101’İNCİ YILA YAKIŞTI
“Kutsal topraklar” olarak nitelendirdiğimiz Afyonkarahisarımızda Büyük Taarruz ve Büyük Zafer’in 101’inci yıldönümü etkinliklerine ev sahipliği yaptık bu yıl.
Zafer Haftası kutlamalarına emeği geçen herkesi tebrik etmek istiyorum. Geçmiş yıllarda hiç rastlamadığımız şekilde ulusal TV kanallarında yayınlanan Afyonkarahisar ve Zafer içerikli tanıtım filmlerini gördükçe… Tıs-pıs geçen fener alaylarının yerine gümbür-gümbür hazırlanmış etkinlikleri gördükçe… On binlerce gencin akın akın gittiği etkinlikleri, şehir dışından misafir çeken faaliyetleri gördükçe; “haşşöyne” dedik Afyonlular olarak…
Askeri törenlerden, protokol etkinliklerine kadar hepsi büyük bir uyum ve özen içinde hazırlanmıştı Zafer Haftası etkinliklerinin çok büyük bir bölümü.
Tüm programın eksiksiz ve aksamadan yürütülmesi için tüm görevliler seferber oldular. Günlerce gece-gündüz emek sarf ettiler. Afyonkarahisar’ın yüzünü ak ettiler.
Şanlı tarihimizin altın sayfaları olan Büyük Taarruz ve Büyük Zafer’in 101’inci yılına yakışır etkinliklerin hazırlanmasında, hayata geçirilmesinde, kazasız belasız tamamlanmasında emeği geçen tüm görevlilerimize Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Sayın Kübra Güran Yiğitbaşı’nın şahsında şükranlarımızı sunuyoruz. Emeğinize bereket…