Sezer Küçükkurt

ANLATIN, DİNLEYİN, ÇÖZÜMÜ BİRLİKTE ÜRETİN

Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar’daki Kentsel dönüşüm meselesindeki tartışmaları ilk gündeme taşıyan, gazeteniz Kocatepe oldu. Henüz daha bu konudaki “yangın” çok büyümemiş, kriz “yerel” hatta “mahallesel” bazda iken uyarılarda bulunmaya çalıştık.
Ne yazık ki Afyonkarahisar’ın “kentsel dönüşüm” meselesi artık “ulusal” boyuta ulaştı. Afyonkarahisar’daki “kriz” iyi yönetilemedi. Ve bu kriz giderek büyüyor.
Bizler konuyu gündeme taşıdığımızda su yeni ısınmaya başlamış, kazan yeni kaynamaya başlamıştı. Isınan su küçük taslara alınıp, soğutulabilir; kazan kaynayıp taşmadan sıcak su faydalı bir şekilde kullanılabilirdi. Ama bu yapılamadı.
Neyi kastediyoruz? Kentsel Dönüşüm projesinin muhatabı olan vatandaşlar şundan 3-5 ay öncesinden itibaren makul sayıdaki gruplar halinde dinlenilse, sıkıntıları belirlense, teknik adamlarca önce Afyon’da, sonra Ankara’da konu masaya yatırılsa, iş planı buna göre hazırlansa bugünkü duruma gelmezdik.
Bugün için “ulusal” gündeme taşınan “Kentsel Dönüşüm” krizi her geçen gün büyüyor. Ankara’dan gelen bürokratların insanlara bir şeyler anlatacağı, bilinmeyenleri ortaya koyacağı, sorulara takır takır cevap vereceği, böylelikle yetkililerden bilgi edinen vatandaşın alevinin söneceği umuluyordu. Lüks arabalarla Ankara’dan Afyon’a gelen, üstüne harcırahını alıp cebine koyan pek muhterem bürokrat kesimi, doyurucu bilgiler vermek yerine orta sahada top çevirince… Üstüne üstlük bir de vatandaşı küçümseyici tavırlar içerisine girince… İş bir kez daha çığırından çıktı. O bürokratlar bir daha Afyon’a ne zaman gelir, ya da gelir mi belli değil. Ama onların Ankara’da hazırlayıp, Afyon’a getirip siyasilerin kucağına atıverdiği ateş topu AK Parti’li tüm siyasetçilerin kucağında halen.
Siyasilerimizin verdiği teminatlar gereğince derin bir nefes alıp dişini sıkan Afyonlu vatandaş, “Oradan size doyurucu bilgi verilecek” diye yönlendirildiği “Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofisi”nden bugünlerde yine “Biz o konuyu bilemiyoruz, Bakanlık’a sormanız gerek” cevapları almaya başlayınca sabır taşı çatladı.
Bu işin faturasını AK Parti pahalıya öder. Bahsi geçen bölgeler AK Parti’nin merkezdeki oy depoları adeta. Her seçimde AK Parti’ye büyük oranda destek veren Mısri ve çevresindeki, İmaret ve çevresindeki “Kentsel Dönüşüm muhatabı” vatandaşlar AK Parti’yi bugünlerde yanında göremeyince büyük hayal kırıklığı yaşıyor.
AK Parti’nin boşluğunu doğal olarak muhalefet doldurmaya başladı. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi derken FOX Tv ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da topa girdi. Afyon’un “Kentsel Dönüşüm” meselesi TBMM kürsüsüne taşındı.
Ankara’daki bürokratların hazırlayıp Afyonkarahisar’daki siyasilerin kucağına bırakıverdiği, çare olarak görülen toplantıda da üzerine benzin döküverdiği “ateş topu”nu etkisiz hale getirmenin tek yolu vatandaşa kulak vermekten geçiyor.
Evet, bu şehir böyle kalmasın… Yıkık dökük binalar, itfaiyenin, ambulansın giremediği sokaklar, harabenin yanında dikilen lüks binalar çelişki oluşturmasın. Kentsel dönüşüm şarttır. Bir gün ilimizin doğu yanı, öbür gün batı yanı sallanıyor depremlerle. Allah muhafaza merkez üssü Afyon’da olan bir depremde bu mahallelerden yüzlerce cenaze çıkması muhtemeldir.
İyi de bu mahallelerin hemen yanı başında olan ama Kentsel Dönüşüm dışında kalan Cumhuriyet, Dumlupınar, Yarenler gibi bölgeler buralardan çok mu farklıdır? Bu mahallelerde 20 yaşından genç bina sayısı herkesin malumudur.
Siyasi bir hesabımız, kinimiz, garezimiz yok. Vatandaşın hakkı zayi olmasın istiyoruz. Eminiz ki başta Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri ile AK Parti il yönetiminin de derdi budur: Vatandaşın hakkı zayi olmasın… Biliyoruz ki onlar da bunun derdini taşıyorlar.
Bakanlık’ın belirleyip “yapın” diye gönderdiği proje ile vatandaşın arasında kaldılar. Bir yanda “Ankara”… Öte yanda “seçmen ve hemşehri”… Gel de çık işin içinden.
Peki ne yapmalı? Elbette vatandaşa kulak verilmeli: Sayın siyasilerimiz! Lütfen geliniz, anlatınız, dinleyiniz, kulak veriniz ve çözümü vatandaşla birlikte üretiniz. Sonra bu çözümü yeniden Ankara’ya sununuz.
“Eski stad arazisinde bir metrekare arsa ne kadar ediyorsa bize de o kadar verin” diyen vatandaş… “Burası merkezi yer, değeri bu mudur?” diyen vatandaş… “Uydukent’e 10 kat yapılıyor da buraya 6-7 kat yapılamıyor mu?” diyen vatandaş… “Bu projelere otopark eklensin, malımız değerini bulsun, mezardan ucuza gitmesin” diyen vatandaş… “Evimden çıkayım ama ben nasıl borçlanırım?” diyen vatandaş…
Haksız mı?
Şimdi Kılıçdaroğlu söyledi, Fox haber yaptı diye dikine dikine mi gidilecek? Yoksa krizin derinleştiği geç de olsa fark edilerek vatandaş muhatap alınacak mı, “vatandaşın haklı talebi var” denilecek mi? Bunu zaman gösterecek.

Yazarın Diğer Yazıları