Sezer Küçükkurt

Bayram ve sansür – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

25 Temmuz 2011 Pazartesi 03:00:00
  24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutladık hafta sonunda. Basın Bayramı nedeniyle düzenlenen etkinlikler önümüzdeki günlerde de devam edecek.
Sırada AGD’nin düzenlediği ödül gecesi var. Afyonkarahisar Belediyesi’nin Yaz Klasiği Hıdırlık Yaz Akşamlarının Cuma günkü bölümünde Afyonkarahisar Gazeteciler Derneği tarafından ilimizdeki basın mensuplarına yönelik başarı ödülleri dağıtılacak.
24 Temmuz günü neden Basın Bayramı olarak belirlenmiş? Çünkü 24 Temmuz 1908 tarihinde Türk basınındaki sansür uygulaması sona ermiş.
Osmanlı İmparatorluğu’nun rahmetli padişahlarından 2. Abdülhamit için 1908’in yaz ayları zor geçiyordu. Selanik’ten yayılan İttihatçı isyanının 40. gününde Padişah geri adım attı. Bir başka açıdan da ileriye doğru atılmış bir adımdı bu: 24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet ilan edildi.Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşıladılar. Sansürün karşısına dikilebileceklerdi artık. 1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklardı. Yani sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecekti.Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde İkdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirdiler: gazeteler hürdür, sansür yasaktır.25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıydı artık. Uzun yılların ardından ilk kez sansür memurlarının değil gazetecilerin tercihlerine göre basılmışlardı. Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi de büyük oldu. Bazı gazeteler satışlarını 2 binlerden 5 binler düzeyine çıkardı. Fiyatı 10 kuruş olan İkdam karaborsada yarım liraya kadar alıcı bulabildi. Bir ay içinde 200 yeni gazete için yayın hakkı alındı.24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü. Bu nedenle 24 Temmuz Cumhuriyet Dönemi’nde Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramı olarak ilan edildi. Daha sonra kutlamalar “geleneksel gazeteciler günü” adı altında yapılmaya başlandı.1908 sonrasında sansür uygulamaları olmamış mıydı sanki. Darbe dönemlerinde, olağanüstü hal günlerinde bugün elinizde tuttuğunuz Kocatepe Gazetesi’nin de ilgili makamların denetiminden geçip baskıya girdiğini, merhum babam Şükrü Küçükkurt her fırsatta anlatırdı. Yaşananların bugünkü canlı tanığı ise Yazı İşleri Müdürümüz, amcam İbrahim Küçükkurt’tur.
Ne mutlu ki artık o günlerde değiliz.
Günümüzde ise sansür sadece resmi makamlar eliyle olmuyor. Sansürün bir çok çeşidi var. Kanun korkusuyla, dayak korkusuyla, ilan-reklam korkusuyla, ihale korkusuyla, hatır korkusuyla oluyor.
Bu tür korkuları olmayanlar, işinin hakkını vermeye çalışanlar da var ama, onların da ne yazık ki kıymeti bilinmiyor.
21 günlük gazetenin yayınlandığı Afyonkarahisar’da basın camiası sadece gazetelerden değil, radyolardan, tv’lerden, internet sitelerinden de oluşuyor artık. Bir çok dergi var ilimizde yayınlanan. Geniş bir sektör medya.
Bu geniş alanda üç kağıtçılar, talancılar, vurguncular, sahtekarlar, hır-sızlar da bulunuyor elbette. Hatta kendilerini sütten çıkmış ak kaşık olarak bile gösteriyorlar ama nafile.
Afyonkarahisar’ın insanı doğru, dürüst, devlet-vatan-millet sevdalısı, Allah’tan korkan, kuldan utanan gazetecisine, basın mensubuna sahip çıkıyor. Doğru yolda ilerleme, doğru yola sevk etme çabasında olanlar her zaman ayrı tutuluyor.
Bu da bizlere şevk veriyor. Yoksa çe-kilecek çile olmadığını neredeyse herkes biliyor.

Yazarın Diğer Yazıları