İnsanlarımız ne yazık ki içlerindeki ‘ben’i bir türlü aşamıyorlar.
Hayatlarının her anında ‘ben’ egosuna yenik düşüyorlar.
İnsanın yaratılışında bencillik vardır. Bir de buna aldığı yanlış eğitim eklenince, insanlar en ufak ayrıcalıklarını bile kendilerinden kaynaklandığını zannederek havalara girmekte, kendisinin özel olduğuna inanarak, ötekileri küçümsemektedir.
İnsanlarımız okulda, sosyal hayatta, iş hayatında, sanatta, siyasette kendisinin bir adım önde olduğunu anlatabilmek için adeta kendini paralamaktadır.
Eğitimimiz de insanlarımızı bu yöne itmektedir. Herkes ‘benim çocuğum üniversiteyi kazandı’ diyebilmenin peşine düşerek egosunu tatmin etmekte, hiç kimse ‘benim çocuğum okuyup ilim irfan sahibi olacak’ diye düşünmemektedir.
Sporda da aynı durum söz konusudur. İster futbol, ister basketbol, ister voleybol hiç fark etmez. Bu spor dallarında iki takım karşılaşır. Biri maçtan galip ayrılır, maçtan sonra spor muhabiri hemen bir sporcuyu yakalar ve mikrofonu uzatır, “Biliyor musun sen o golü attın maç orada koptu, senin sayende kazanıldı”…
Bir basketbol maçından sonrada “Sen o üçlüğü atmasaydın kazanamazdınız, maçı kazandıran sensin”…
Bir voleybol maçından sonrada “Sen o smacı yaptın maç döndü, senin sayende kazandılar” denir. Oysa oynanan bir maçtır ve bu maçta bir sürü kişi görev almaktadır. Eğer maç kazanıldıysa orada oynayan herkesin bunda payı ve emeği vardır, ekip olarak maç kazanılmıştır.
İş hayatında da aynı durum vardır, ‘ben yaptım, ben kazandım, ben olmasaydım bu duruma gelemezdik’ şeklinde insanlar kazancı, yükselişi kendilerine mal ederler.
Sanat hayatında da herkes kendisinin gerçek sanatçı olduğunu iddia ederek benlik duygusunu ön plana çıkarır.
Siyasette de durum değişmez. İnsanlar siyasette el etek öperek belirli mevkilere gelir, başkan olurlar, milletvekili olurlar ondan sonra kimseyi görmezler. “Ben çalışarak buralara geldim, ben şöyle yaptım, ben böyle yaptım, kısacası ben… ben… ben.. ”
Sosyal hayatta da şöyle üç beş kişi bir araya geldi mi, kimse kimseye laf düşürmez. Herkes kendini methetmeye çalışır.
Bizler bu ülkenin sözde Müslüman vatandaşlarıyız. Peki İslamiyet ne diyor bu konuda? İslamiyet’te kesinlikle ‘ben’ yoktur, biz vardır.
Dua yapılırken bile herkese şamil olarak yapılır.
Veren de Allah’tır, alan da Allah’tır.
İnsanlar benlik duygularıyla kendilerini çok zor bir duruma düşürmektedirler. İnsanın ‘müslümanım’ diyebilmesi için İslam’ın ve imanın şartlarına bütün kalbiyle inanması gerekir.
İmanın şartlarından biri de; Herşeyin (hayır ve şerrin) Allah’tan olduğuna inanmaktır.
Hepimiz İslam’ın ve imanın şartlarına inandığımızı söylediğimize göre, peki bu benlik, bu bencillik niye?
Bu durumda söylediklerimizle yaptıklarımız birbirini tutuyor mu?
Yazarın Diğer Yazıları
Doğu Hastanesi Projesinden Vazgeçilmedi
27 Temmuz 2026 15:40'Doğu Hastanesi' Diye Başladık, 'Semt Polikliniği'ne Razı Olduk
27 Temmuz 2026 00:32Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’ye Minnettarız
22 Temmuz 2026 00:32Afyon’un Fuar Meselesi… Taş Nerede Ağırdır?
25 Haziran 2026 01:08Yeni Hastane Yeri İçin Fikir Çok
12 Haziran 2026 01:16