Dün bu köşede Afyonkarahisar’ın yeni umut ışıklarından bir tanesi olan Çay–Çobanlar-Bolvadin Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi ile ilgili bilgiler paylaşmıştık.
Afyonkarahisar ekonomisi açısından büyük bir aşama olarak yorumlanan bu çalışmaları anlatırken çalışmaların önemli bir detayını aktarmayı atlamışız.
Projenin banisi ve hamisi olan Afyonkarahisar Valimiz Doç. Dr. Sayın Kübra Güran Yiğitbaşı bizim aktarmayı ihmal ettiğimiz noktaya özellikle dikkat çekti.
Çay–Çobanlar-Bolvadin Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi için yatırımcıların müracaatlarının başladığını hatırlatan Sayın Valimiz, Afyonkarahisarlı yerli yatırımcılara pozitif ayrıcalık tanınacağını hatırlattı bizlere.
Vali Yiğitbaşı, “Başvuruların %30’u yerli yatırımcılar için ayrılacak. Yani bölgede hali hazırda yatırım yapan ve Afyonlu olan yerli yatırımcıya da ayrıcalık tanımak istedik. Elbette bu oranı tamamlayacak başvuru olmazsa o zaman dışardaki yatırımcıya açacağız talepleri” dedi.
İl ekonomisine 4 Milyar TL’lik katkı sağlaması beklenen büyük bir projenin ilk etabında yıllık 110 bin ton üretime ulaşılması planlanıyor. Çoğunluğu kadın olmak üzere 4 bin kişilik istihdam ve yıllık 4 milyar TL Gelir söz konusu…
Dün de belirttiğimiz gibi. Afyonkarahisar ekonomisi açısından yeni bir çığır açacağına inandığımız bu projeye herkes elinden gelen desteği göstermelidir. Hele ki bu çalışmada Afyonkarahisarlı yerli yatırımcılara ayrıcalık tanınıyor ya… Bu projeye omuz vermeyen kendini ilimize ve ülkemize ihanet etmiş sayabilir.
ÜLKEMİZ VE DEVLETİMİZ NERELERDEN DÖNDÜ?
15 Temmuz’un yıldönümünde yazmayı planlamıştık ama o dönemde nasip olmadı. Olsun, yine de hafızaları tazelememizin bir mahsuru olmayacaktır.
15 Temmuz hain darbe girişiminden önce neler yaşamıştık ülke olarak, hatırlıyor musunuz?
Sadece 15 Temmuz gününe değil, 2016 yılında ülkemizde yaşanan olaylara bir göz attığımızda tablonun ciddiyeti insanı dehşete düşürüyor.
Çoğumuz unuttuk o yıl neler yaşadığımız, gelin bir kez daha hatırlayalım. Ve hiç unutmamaya çalışalım:
12 Ocak: Sultanahmet Meydanı’nda, Suriye kökenli 28 yaşındaki canlı bomba IŞİD militanı, üzerindeki bombayı patlattı. Saldırı sonucu bombacı dahil 11 kişi öldü ve 16 kişi yaralandı.
17 Şubat: Ankara’nın Çankaya ilçesinde, İnönü Bulvarı’nı Dikmen Caddesi’ne bağlayan Merasim Sokak’ta Türk Silahlı Kuvvetlerine ait askeri servis araçlarının geçişi sırasında, intihar bombacısı tarafından bomba yüklü araç patlatıldı. Aralarında sivillerin de bulunduğu 29 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi yaralandı.
3 Mart: İstanbul Bayrampaşa’da bulunan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne silahlı ve el bombalı saldırıda bulunuldu. Biri saldırı sırasında, diğeri de operasyon sırasında iki polis hafif yaralandı. Olayın ardından kaçarak bir apartmana saklanan 2 kadın terörist, düzenlenen operasyonla etkisiz hale getirildi.
13 Mart: Ankara’da Kızılay Güvenpark’ta akşam saatlerinde bir aracın patlatılması sonucunda 37 kişi hayatını kaybetti, 60 kişi yaralandı. İçişleri Bakanlığı, terör saldırısı failinin 1992 doğumlu, Kars nüfusuna kayıtlı Seher Çağla Demir olduğunu açıkladı.
19 Mart: İstanbul İstiklal Caddesinde sivillere yönelik bombalı intihar saldırısı oldu. DEAŞ bağlantılı Mehmet Öztürk’ün üzerindeki patlayıcıyı patlatması sonucu 3’ü Amerikan-İsrail vatandaşı, 1’i İran vatandaşı ve 1’i saldırgan olmak üzere 5 kişi öldü, 36 kişi yaralandı.
1 Mayıs: Gaziantep’te bir DEAŞ militanının intihar saldırısı düzenlemesi sonucu saldırganın yanı sıra 3 polis şehit oldu, 23 kişi yaralandı.
12 Mayıs: Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında, terör örgütü PKK mensuplarınca 15 ton patlayıcı yüklü kamyonun infilak ettirilmesi sonucu 16 kişi öldü, 23 kişi yaralandı.
7 Haziran: İstanbul Vezneciler’de çevik kuvvet polisini taşıyan araçlara bombalı araçla saldırı düzenlendi. Terör saldırısında 7 polis şehit oldu, 4 vatandaş da hayatını kaybetti. Saldırıda, 3’ü ağır 36 kişi yaralandı.
28 Haziran: Atatürk Havalimanı’na IŞİD mensupları tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 45 kişi hayatını kaybetti.
15 Temmuz: 15 Temmuz Cuma akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde gizlice örgütlenmiş Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları, seçilmiş Cumhurbaşkanı’nı ortadan kaldırmak, hükümeti devirmek, parlamentoyu, anayasayı ve demokrasiyi ilga etmek amacıyla kanlı bir darbe girişiminde bulundu.
7 Ağustos: İstanbul Yenikapı’da “Demokrasi ve Şehitler Mitingi” adıyla Türkiye’nin ve dünyanın en geniş katılımlı ve kalabalık mitingi gerçekleşti.
18 Ağustos: Elazığ’da Emniyet Müdürlüğü binasına bomba yüklü araçla yapılan saldırıda 3 polis şehit oldu. Saldırıyı PKK üstlendi.
24 Ağustos: Türk Silahlı Kuvvetleri, “Fırat Kalkanı” kod adıyla Suriye’nin Cerablus bölgesine sınır ötesi operasyon düzenledi. Bölge IŞİD’den temizlendi ve Türkiye’nin kontrolündeki Özgür Suriye Ordusu’nun eline geçti.
25 Ağustos: Artvin’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna, PKK tarafından düzenlenen saldırı sonucu 1 asker şehit oldu.
6 Ekim: İstanbul’da Yenibosna 75. Yıl Polis Merkezi ve Askeri İnzibat binası yakınında, bombalı motosikletin patlatılması sonucu 10 kişi yaralandı.
10 Aralık: Beşiktaş’ta, PKK’nın yapılanması TAK tarafından düzenlenen intihar saldırıları sonucu 39’u polis 7’si sivil 45 kişi şehit oldu.
17 Aralık: Kayseri’de PKK tarafından düzenlenen bombalı araçlı saldırı sonucu 14 asker şehit oldu, 56 kişi yaralandı.
***
Bunlar hainlerin gerçekleştirebildikleri olaylar. Bir de bundan çok daha fazla engellenen, tespit edilen olay olduğunu düşünün…
PKK ve DEAŞ nöbetleşe Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk Milleti’ne saldırırken, FETÖ ülkeyi esir alabilmenin peşindeydi.
Sınırlarımızda PKK Devleti’nin kurulacağı endişesi hepimizin yüreğini kaplamıştı. 9 yıl içinde neler yaşandı neler? Suriye başta olmak üzere Türkiye’nin çevresinde yaşanan olaylar… İsrail’in vahşet ve soykırımı… Azerbaycan, Ukrayna, Rusya, İran gibi ülkelerde yaşananlar. Türk Cumhuriyetleri’nin durumu…
15 Temmuz’da Millet’in ayağa kalkamadığını, Devlet’in esaret altına alındığını bir düşünün. Allah muhafaza…
“15 Temmuz’da Millet, Devlet’i uçurumun kenarından aldı” diyenlerin haklılığı, şöyle geriye çekilip yaşananlara bir kez daha bakınca çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.