Sezer Küçükkurt

Cep ittifakı

Sezer Küçükkurt

Değerli milletvekillerimizin gece oprasyonu ile kendi maaşlarına yaptıkları zam günün konusu oldu. Herkesin dilinde milletvekillerinin kendi kendilerine 5 dakikada yaptıkları zam ve buna bağlı olarak milletvekilerine yönelik iyi (!) dilekler var.
Ülke gündemini Fransa’nın Ermeni sevdası, Bülent Arınç’ın “Kürtlere ne istiyorlarsa vereceğiz” çıkışı ve Milletvekillerinin maaşlarına zam yapan düzenlemeyi jet hızıyla onaylamaları işgal ediyor.
İlk iki konunun ciddiyeti malum. Bunlarla ilgili söylenmeyen söz kalmadı neredeyse. Öte yandan çevremizdeki hemen hemen herkes “Yazın kardeşim şu milletvekillerini. Yazıklar olsun” diye söze başlar oldu.
Bağ-Kur emeklisi 450, SSK emeklisi 750, Emekli Sandığı emeklisi ise 840 lira maaş alırken, vekil emeklilerinin 8 bin liraya çıkan maaşı öfke yarattı.
Milletvekillerine yapılan zamda CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş da başrollerden birisini üstlenince tepkilerin odak noktasında kaldı. Partisi tarafından Disiplin Kurulu’na verilmesi gündemde olan Toptaş zam önergesiyle ilgili görüşlerini yaygın gazeteler ile haber ajanslarına anlatmış. Bununla ilgili haberleri gazetemizde de okuyabilirsiniz.
Zammı savunan TBMM Başkanı ile Milletvekillerinin gerekçesi; masraflarının çok olması… Mevcut milletvekili maaşlarının Milletvekilerinin masraflarını karşılamadığı, milletvekilerinin sıkıntı çektiğini savunun saygı değer milletvekillerimiz, emekli milletvekillerinin de sıkıntı yaşadığını belirterek onlara da zam yaptıklarını söylüyorlar açıklamalarında.
Yeni yasa eğer Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanır da yürürlüğe girerse emekli milletvekili maaşları da, görevdeki milletvekillerinin maaşları da katlamalı olarak ödenecek artık.
Aslında hepimiz biliyoruz.
Milletvekili adaylığına talip olunmasından itibaren, taa aday adaylığı sürecinden, hatta siyasi partinin kapısından girilmesinden itibaren siyasetçinin masrafları başlıyor. Parti kapısından adım atan birisi ya bazı işlerinin görülmesinde destek bulmak, ya da siyasi kariyerini ilerleterek hem kendisinin hem de çevresinin işlerini görmek için bu yolda ilerlemiyor mu?
Elbette halis niyetli, tamamen hizmet amaçlı yola çıkanlar vardır. Ama bunlar dahi ilk bahsettiğimiz kişilerden muzdarip değil mi?
Siyasetçi eğer bu yola çıkmışsa, en tabandaki görevinden itibaren çevresi için para harcamaya başlamıştır. Siyasetteki basamaklar ne kadar yükseldiyse harcamalar da o kadar yükselmiştir. Hele iş milletvekili adaylığına dayanmışsa artık keselerin ağzı sonuna kadar açılmıştır. Çünkü milletvekili seçildikten sonra yapılan harcamaların geri kazanımı garantidir. Her seçim döneminde adayların harcamaları ile ilgili, bu harcamaların kaç senede geri kazanılacağı ile ilgili hesaplamalar yapılır seçmenler tarafından. Bu hesaplamalar seçmenlerin görebildikleri maaş kadarıyla, sadece maaş kıstası göz önüne alınarak yapılan hesaplamalardır. Bir de görünmeyen, “gölge” olarak adlandırılan kaynaklar vardır ki, bunlar da eklendiğinde seçim döneminde ya da siyasi hayat boyunca yapılan harcamaların geri kazanımı daha kolaylaşmaktadır.
Hepimizin bildiği, siyasetçilerimizin de hem bilip, hem uyguladığı bu yöntemler ne yazık ki siyasi yapımızın bozukluğundan kaynaklanmaktadır. On yıllardır siyasi partiler kanunu düzenlemesinden bahsedilir ama bir türlü bu yasanın kapağı kaldırılıp, gerekli adımlar atılamaz. Oysa görüyoruz, istenildiğinde 5 dakikada kanuni düzenlemeler yapılabilmektedir.
İnsanlar elbette yaptıkları harcamaların geri kazanımını hesap edeceklerdir. Ancak bize göre bu ticaret için geçerlidir. Ülke yönetiminde aslolan para dökmeden, ehil insanların göreve gelmesidir. Vatandaşlar tarafından ısrarla ehil insanların göreve getirilmesi, partilerin bunu benimsemezi sonrasında da “Ben harcadıklarımı nasıl çıkarırım” hesabı yapmadan, Hak için Halk için çaba göstermeleridir. Bu sisteme kavuşamadığımız müddetçe vekil zamları, seçim yatırımları ile ilgili tartışmalarımızın bitmeyeceği herkesçe malumdur.
Her zam tartışmasından sonra Ankaralı Turgut gibi şarkıcılar da “Yoğurt, süt, ayran bize, ballı kaymak vekilim size… Çalıştınız başkanım, taze taze kaymak size. Alman lazım, yemen lazım, sonra farkı görmen lazım…Afyon’dan vekilime, taze taze kaymak lazım…” diye türkü yakmayı sürdereceklerdir.

Yazarın Diğer Yazıları