Sezer Küçükkurt

Çetinkaya – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

1 Mart 2012 Perşembe 02:00:00
  Afyonkarahisar’ın Milli Mücadele kahramanı Merhum Ali Çetinkaya’ya yüklenmek, onun üzerinden pirim kazanmaya çalışmak moda haline geldi. “Tarihi tarihçilere bırakmak gerek” sözlerinin aksine günümüzde tarihi olaylardan, kişilerden, günlük politikalar üretmeye çalışıyoruz ne yazık ki. Afyonkarahisarlılar’ın gönlünde yıllardır “Milli Mücadele Kahramanı” olan, “Afyonkarahisar’ın ve Cumhuriyet’in Çetinkaya’sı” olarak bilinen Merhum’a yapılan saldırıları anlayamıyo-ruz. kabullenemiyoruz. Çetinkaya’nın şahsi hizmetlerinden kısa bir listeyi buraya alıntılarken, onu eleştirenlerin, kendilerini ve hizmetlerini bir kez daha değerlendirmelerini öneriyoruz.
Derdimiz günlük politika ile ilgili değil. Biz Ali Çetinkaya’nın hain olduğuna inanmayanlardanız. Merhum Ali Çetinkaya günahsızdır, hatasızdır, eleştirilemez demek gibi bir niyetimiz de yok. Ama yaptığı büyük işlerin, hizmetlerin unutulmasına da gönlümüz razı değil.
Ali Çetinkaya’nın askeri serüveni Makedonya’da Osmanlı’yı bitirmek isteyen çetelere karşı savaşlara başlıyor, bugün NATO birliklerine emanet edilen Libya’da Atatürk’le tanışmasıyla sürüyor. Osmanlı toprağını savunmak için Trablusgarp’a, yani Libya’ya gönüllü giden Osmanlı subaylarından birisi Ali Çetinkaya.
Tekrar edelim, hiç bir hatası yoktur demiyoruz, eleştirilemez olduğunu iddia etmiyoruz. Ali Çetinkaya meslek hayatına atıldığı dönemden vefatını kadar, son yüzyılımızı etkileyen ve ona yön veren bütün olayların içinde bulunmuş, bu olaylarda adeta Afyonkarahisar’ı temsil etmiş önemli bir kişiliktir.
Önce Balkanlar’da, sonra Makedonya’da, 31 Mart ayaklanmasının bastırılmasında, Trablusgarp’ta Malta sürgününde, İngilizlerce dağıtılan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda, Ayvalık’ta milli mücadelenin ilk kurşununda Ali Çetinkaya vardır.
Ayrıca Meclis’te Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın vurulmasında, İstiklal Mahkemelerinin haklı ve haksız kararlarında, savaştan çıkmış memleketin imarında, bugünkü başta demiryolu olmak üzere deniz ve kara yolu ulaşımının temellerinde Ali Çetinkaya vardır. Bu topraklar üzerinde faaliyet gösteren ve tamamen yabancı şirketlere ait olan bakır madeni işletmesi, telefon, elektrik demiryolu liman hizmetlerinin millileşti-rilmesinde, yabancı şirketlerin ülkeyi sömürü düzenine son verilmesinde Ali Çetinkaya vardır.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne kazandırdığı demiryolu ağı 1934’de 2012 km, 1935’de 2399 km, 1936’da 2705 km, 1937’de 2849 km, 1938’de 2975 km ve 1939’da 3188 km’dir.
Afyonkarahisarlılar’ın gönlünde dün de bugün de “Vezir Ali”dir Ali Çetinkaya.
Afyonkarahisar’da geçmişten bugüne kadar “demiryolcu” olarak binlerce kişinin ekmeğini kazanmasında payı olan Ali Çetinkaya’nın ilimizin insanına ve bu topraklara kazandırdıkları saymakla bitmet.
Çetinkaya başarıları, kahramanlıkları, hataları, günahları ile birlikte kendisinden sonraya en büyük miras olarak dürüstlüğünü bırakmıştır.
Öyle ki; 1931 yılında yaptığı hizmetler nedeniyle Afyon’da dönemin Belediye Başkanı ile önde gelenleri kendisine bir ev hediye etmek isterler. Gözyaşları ile “Memleketimin sevgisi bana kafidir. Mana olarak kabul ediyorum, sevinç gözyaşları döküyorum. Ama madde olarak kabul edemem. Benim bütün kuvvetim alnımın açıklığıdır. Bu hediye buna leke sürer” demiştir.
Sonuç itibariyle kanunla kurulan ve kuruluşunda “Rehberi vicdan sesi, hedefi selameti vatandır” cümlesini parola edinen İstiklal Mahkemeleri’nde kimse görev almazken, sorumluluktan çekinirken, görev almıştır. Tekraren söylemek gerekir. Hataları, zaafları belki vardır. Bunlar eleştirilebilir, söylenebilir. Ama hainlik, ve benzeri sıfatlarının en son yakışacağı isimlerden birisi Ali Çetinkaya’dır.
Yaşadıkları dönem olağanüstü bir dönemdir. Binlerce şehidimizin hesabını soramadığımız gavurla bile kolkola gezdiğimiz, binlerce şehidimizin kanı üzerlerinde kurumamış olanlarla anlaşma masalarında, Meclis çatısı altında bir araya geldiğimiz bu günlerde, onca hizmetine rağmen bu vatanın evladı olan bir kimseyi hain ilan etmek ne kadar doğru olabilir ki?
Ali Çetinkaya Yarbayken Ayvalık’ta kendine veri-len “teslim ol, Yunan’a karşı durma” emirlerine rağmen boynuna idam fermanını asarak düşmanla mücadele eden bir komutandır.
Hitler Almanyası’nı Türkiye Cumhuriyeti adına ziyaret eden Nafia Bakanı Ali Çetinkaya’nın Hitler ve adamlarıyla olan bir hat��rası ile noktalayalım yazımızı:
Almanlarla Türk heyeti arasındaki görüşmelerde Alman vapurlarının Türkiye’de çok bekletildiğinden dert yanılır. Ali Çetinkaya Almanya’nın Türkiye’ye borcu olan 85 milyon doların karşılığı olarak sipariş edilen lokomotif, uzun menzilli top ve uçakların zamanında teslim edilmediğini sert bir dille gündeme getirir ve “Bizden kolaylık isteyeceğinize, bizim bu istekleri-mizi hükümetinize bildirerek ondan kolaylık isteyiniz. Bu paralar Türk köylüsünün pa-ralarıdır. Siz zannediyor musunuz ki bunları size bırakacağız? Bunları sizden her çareye başvururak alacağız…”

Yazarın Diğer Yazıları