Sezer Küçükkurt

Çileye devam – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

12 Temmuz 2012 Perşembe 03:00:00
  Bizim aylardır çektiğimiz çileyi şimdi İstanbullular çekiyor. Köprülerdeki bakım nedeniyle İstanbullular’ın isyanını televizyonlardan gazetelerden izliyoruz hep birlikte.
Ey metropol kenti sakinleri! Damdan düşen yanımıza gelsin. Biz aylarca çektik bu çileyi, kan kustuk, kızılcık şerbeti içtik dedik. Halinizi iyi anlıyoruz. Allah sabrınızı artırsın, yollarınızı “açık” eylesin…
Gel velakin bizim çilemiz yine de bitmiş sayılmaz. Baksanıza şehrin bazı mahalleleri muhasara altına alınmış gibi.
Birkaç gündür Dumlupınar Mahallesi kuşatma altında diyor hemşehrilerimiz… Bankalar caddesi bir yandan, Yeşilcami civarı bir yandan, Marulcu Mahallesi bir yandan kazılınca, ara bölgede kalan hemşehrilerimiz, “Kuşatıldık” diye feryad etmeye başladılar.
Kuşatma kısa sürede kırılır, ümitsiz olmamak gerekir. İyi ama madalyonun diğer yüzünde de yapılan güzel çalışmalar var. İşte bakın asfaltla kaplanan caddelerin durumu, parke taşla düzenlenen Yeşilcami civarı… Bu çalışmalar yollar kapatılmadan yapılamıyor ki…
Pek çok kişiye “Çile çektik ama, haşşöyle, iyi oldu” dedirtiyor.
Bizim bugün dikkat çekmek istediğimiz nokta problemin bir başka yöne. Tüm bu çekilen sıkıntıların temelinde alt yapı çalışmalarını üstlenen taşeron firmaların vebalinin büyük olduğuna inanıyoruz biz.
AFJET’in çalışmalarında da bunu yaşadık, elektrik alt yapı çalışmalarında da da yaşıyoruz. İşi üstlenen firmanın işçileri yolları delik deşik edip, sonra da üzerini kedinin pisliğini kapattığı gibi toprakla kapatıveriyor. Akabinde ise il yöneticileri ile vatandaş karşı karşıya kalıyor. Stresi yöneticilere, tozu toprağı vatandaşa düşüyor.
Bu işlerin bir nizama konulması için ihalelerde bağlayıcı maddeler konulması mı, yoksa yapılan çalışmaların her anının denetlenmesi mi gerekir, bilemiyoruz. Bu konuda en iyi çözümü büyüklerimiz bulacaklardır.
Bizim bildiğimiz taşeron firmaların kafasına göre hareket etmesinin önüne geçilmesi gerektiğidir. Bir sokakta işe başlayanların o sokaktan çıkarken, aynen aldıkları gibi sokağı, caddeyi sahiplerine teslim etmesi gerekliliğidir.
Eğer bunun çaresini bulamazsak bu tür tartışmalar, kavgalar, sıkıntılar, stresler bitmek bilmeyecektir.
Şehir merkezinin müteahhitlerin ya da taşeron işçilerinin elinde oyuncak olmasının, çaresi geç olmadan bulunmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları