Sezer Küçükkurt

Cumhuriyet – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

28 Ekim 2011 Cuma 03:00:00
  Yarın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 88. yıldönümünü kutlayacağız milletçe. Her ne kadar birbirinden tarifsiz acılarla başbaşa iken, devletin ve milletin bütünlüğü hain odaklarca tartışma konusu edilirken de olsa Cumhuriyet’in, milletimizin esaret zincirlerini kırıp, bu toprakların hakimi olduğunu haykırışının yıldönümünü kutlayacağız yarın.
İşte böylesi bir günde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, en zor günlerinde Türk Milleti’nin önderi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerine kulak vermek istedik. Bu milletin kaderinin ve kurtuluşunun yine bu milletin elinde olduğunu yıllar öncesindeki tecrübelere dayanarak anlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk bakın her kurtuluşu Batı’da, memleket dışında arayanlar için neler söylüyor:
“… Türkiye’yi yok etmeye girişenler, Türkiye’nin ortadan kaldırılmasında çıkar ve hayat görenler, zararlı olmaktan çıkmışlar, aralarında çıkar paylaşarak birleşmiş ittifak etmişlerdir.Ve bunun sonucu olarak, birçok zekalar, duygular, fikirler Türkiye’nin yok edilmesi noktasında yoğunlaştırılmıştır. Bu yoğunlaşma, yüzyıllar geçtikçe oluşan kuşaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüşmüştür. Bu geleneğin Türkiye’nin hayatına ve varlığına aralıksız uygulanması sonucunda, nihayet Türkiye’yi ıslah etmek, Türkiye’yi uygarlaştırmak gibi bir takım bahanelerle Türkiye’nin iç hayatına iç yönetimine işlemiş ve sızmışlardır. Güç ve kuvvet elde etmişlerdir.“… Bunların etki-sinde kalarak milletin, en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur. Artık durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı. Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin! Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir, tarihte böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır.İşte Türkiye de, bu yanlış zihniyetle sakatlanmış bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her yıl, her yüzyıl biraz daha gerilemiş, daha çok düşmüştür.“…Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla, aczle başlamıştır. Türkiye’nin, Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar, galip düşmanlar karşısında, susmaya mahkûmmuş gibi, Türkiye’yi atıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı. Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektirdiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye’de fikir adamları, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki, ‘Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur.’ Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı, bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. ‘Onlar Bizi idare etsin’ diyorlardı.” (Mustafa Kemal – 6 Mart 1922)
Cumhuriyetimizin 88. yaşını kutluyoruz. Bu milletin yaşadığı acı tecrübeleri unutmadan, bu milletin tüm reçetelerinin yine bu milletin kendisinde, geçmişinde, kültüründe, topraklarında olduğunu unutmamalıyız. Acılarda birleşmek bu milletin kültürü iken, şimdi neden acılarda bile ayrı düştüğümüzü bu gözle değerlendirmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları