Gazlıgöl beldesinde yaşanan ve temelinde “rant” olduğu herkesçe kabul edilen konular Afyonkarahisar gündeminin değişmez maddelerinden birisi haline geldi.
Yaklaşık 1 yıldır Gazlıgöl bölgesiyle ilgili olan ya da olmayan, siyasi ya da siyaset harici, gazeteci ya da vatandaş, toplumun hemen hemen her kesimi bu konuyla bir şekilde alakadar oldu. Yaşanan tartışmalı sürecin ardından Gazlıgöl bölgesinde bulunan ve yıllardır denetimsiz, sahipsiz bir şekilde kullanılagelen termal kaynakların sınırlı olduğu, bu nedenle -her ne kadar gerekli izinler alınıyor olsa da- bölgenin bir nevi başıboş kaldığı fikrinden hareketle yeni bir döneme girildi.
Bir yıla yaklaşan süreç içerisinde Gazlıgöl tartışmasıyla ilgili olarak tam manasıyla iki ayrı cephe oluştu. Bir yanda İlçe kaymakamı, termal tesislerin bir bölümü, bölgedeki bazı belediyeler, bazı sivil toplum kuruluşu yöneticileri yer aldı. Karşıt grupta yine bazı termal yatırımcılar ile bazı siyasiler ve bölgedeki diğer bazı belediyeler yer buldu.
Tartışmanın ilk dönemlerinde bölgedeki termal kaynakların kullanımına bir kontrol sistemi getirilmesi konusunda herkes hem fikir iken, sonrasında bu sistemin nasıl olması gerektiği konusunda yollar ayrıldı.
İlk grup Gazjet’i kurup Gazlıgöl’deki sistemin bu noktadan idare edilmesini savunurken, diğer grup Afjet’in temel alınıp Afyonkarahisar ve İhsaniye’deki termal kaynakların tek elden denetlenmesini önerdi. Bu noktadan sonra tartışmalar daha da alevlendi. İlk başta Gazlıgöl’ün zapturapta alınması konusunda herkes hemfikir iken, sonrasında Gazjetçiler ve Afjetçiler kapışmaya başladı.
Bu tartışmalar hız kazandıkça tartışmanın tarafı olan gruplar birbirlerine her yoldan saldırıya geçtiler. Geçmişten gelen bürokratik eksiklikler, kişisel zaaflar, kuralsız işlemler tek tek ortaya dökülmeye başlandı. Basın ve para tam kapasite kullanıldı. Her hamleye, karşı hamle ile yanıt verildi.
Tartışmalar tüm hararetiyle sürerken Gazlıgöl’de uygulanan devremülk sisteminin sıkıntıları baş göstermeye başladı, devremülk alıcılarının dolandırıldıkları iddiaları gündeme geldi.
İhsaniye’deki termal bölgenin havaalanı bölgesine bağlanması için yeni yol çalışmalarına başlanıldı.
Kaçak kuyulardaki mühürlemeler, mühürlenen kuyuların yeniden açılması tartışmaları iyice içinden çıkılmaz hale getirdi.
Kuyulardaki kaçak denetleniyorsa bölgedeki “her türlü” kaçağın denetlenmesi gerektiğine işaret edildi.
Eskiden var olan Afyonkarahisar dışı yatırımcıların yanına dışardan gelen yeni yatırımcılar eklenince projektörler bir kez daha bölgeye çevrildi.
Tartışmaların doğal süreci olarak siyaset gücü ve siyasetçiler konuya müdahil oldu. Sert suçlamalar ve savunmalar birbirini izledi.
Geçmişte 100 metrelik derinlikten bulunan sıcak su rezervlerinin artık 700-800 metreye kadar gerilediğine dikkat çekildi. Bölgede yer altında bulunan sıcak su havzasının boşalıyor olması nedeniyle deprem riskinin büyüdüğü, gelişi güzel kullanıma devam edilmesi halinde ileride bir facianın kaçınılmaz olduğu raporlarla ortaya konuldu.
Gruplar arasındaki strateji yarışı devam ederken rant mücadelesi de hızını hiç yitirmedi.
Kar topu yuvarlandı, yuvarlandı ve artık durdurulamayacak bir büyüklüğe ulaşarak Afyonkarahisar gündeminin kapısına gelip dayandı.
Yazımız paragraf başlarından oluşuyor. Yukarıda yaptığımız her satır başından ayrı bir tartışma konusu çıkacağının farkındayız.
Peki olay bu kadar dallanıp-budaklanmışken bundan sonra ne olacak? Pek çok şeyi olduğu gibi bu konuyu da arapsaçına çevirmeyi başardık sonuçta. Afyonkarahisarlılar’ın kafa karışıklığı giderek artıyor.
Birbiriyle bir araya gelemeyecek şekilde ayrışan grupların arasına bir “ağabey” girmedikçe konunun, tartışmaların netliğe kavuşması zor görünüyor.
Bu ağabey; hem Afyonkarahisar siyasetinin en önemli aktörü, hem de suyun profesörü ünvanıyla Orman ve Su işleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’ndan başkası olamaz. Akıl vermek haddimiz değil ama, genel kanı; konuyu yakından takip ettiğinden emin olunan Bakan Eroğlu’nun taraflar arasına “ağabey” konumuyla girip Afyonkarahisarlılar’ın kafa karışıklığına son vermesi, Gazlıgöl’de nizamı sağlaması gerektiği şeklindedir.
Aksi taktirde Gazlıgöl konusu bugünkünden çok daha büyük karmaşalara gebedir.