Geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar Valiliği önünde bir olay yaşandı. Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu ile görüşmek istediğini belirten bir kişi, Vali Bey ile görüşemediği gerekçesiyle başına silah dayayıp kendisinin Vali Bey’le görüştürülmesini istedi. Allah’tan ki olay üzücü boyutlara ulaşmadan kısa sürede kontrol altına alındı. Vali Bey, her zamanki duyarlılığı ile konuyla ilgilendi ve vatandaşın sıkıntısını dinleyip, hal yolu bulmaya çalışıldı.
Benzer, ama daha küçük çaplı bir olayın da geçtiğimiz günlerde yine Valilik Makamı yakınında vuku bulduğunu öğrendik.
İlimiz yöneticileri ile görüşmek istediğini, ancak görüşemediğini, derdini anlatamadığını iddia eden hemşehrilerimize biz de zaman zaman rastlamaktayız. Gerçi bu sızlanmaların büyük bir kısmı yol-yordam bilmemekten kaynaklanıyor. İzlenmesi gereken yol anlatıldığında, söylenenler yapıldığında istenen görüşmeler gerçekleşebili-yor. Ama bunları bilmeyen, yapamayan vatandaş sayısı da dikkatlerden kaçırılmayacak kadar var.
Elbette her önüne gelenin, makama gitmesi, zaman işgal etmesi, ya da defalarca aynı sıkıntı ile yöneticileri meşgul etmesi saçma bir durum. Yöneticiler ile görüşen kişilerde seçici davranılması son derece doğal.
Ancak kendini gösteremeyen, derdini anlatamayan insanların varlığını da kabul etmek gerekiyor. İnsanlarımız devletin şefkatli kucağına sığınmak için çaldıkları kapılar, haklı ya da haksız sebeplerle yüzlerine kapanınca umutsuzluğa düşüyorlar. Bu umutsuzluk zaman zaman ilk başta belirttiğimiz gibi üzücü olaylara da sebep olabiliyor.
Tüm bu sıkıntıların çözüm noktası haftanın belli günlerinde düzenlenecek, vatandaşla-devletin buluşmasını sağlayacak, insanların sıkıntılarını çözüm makamındakilere iletemesine imkan sağlayacak Halk Günü organizasyonları olabilir diye düşünüyoruz.
Biliyoruz ki, Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, daha önce görev yahptığı Bingöl Valiliği’nde iken halk günleri toplantıları düzenliyordu. Bu toplantılardan da son derece verimli sonuçlar alınıyor, hem vatandaş, hem de devlet kademeleri toplantıların meyvelerini topluyorlardı. Bingöl’deki halk günü toplantıları her haftanın çarşamba günleri gerçekleştiriliyordu. Toplantılara devlet kurumlarının yöneticileri de katılıyor vatandaş derdini, sıkıntısını ilk elden konunun ilgilerine iletme imkanı buluyorlardı.
Afyonkarahisar ile Bingöl’ün durumlarının, konumlarının farklılığını kabul etmekle birlikte Afyonkarahisar’da da bu tür toplantılar düzenlenmesinin faydalı olacağına inanıyoruz. Hem devlet-millet kucaklaşmasının temelleri kuvvetlenecek, hem de insanlar il yöneticileri ile görüşmek için aracılara ihtiyacı olduğu fikrinden uzaklaşacaklardır. Halk günü toplantıları, insanların ilimiz yöneticilerine ulaşma ile ilgili sorun yaşadıkları idialarının zeminini de yok edecektir.