Sezer Küçükkurt

Hatalar – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

23 Eylül 2011 Cuma 03:00:00
  Bugün Cuma. Cümlenize hayırlı Cumalar dileriz.
Ardından bir soru eklemek isteriz. Sizce farkları var mıdır? Ankara’nın göbeğinde, pek çoğumuzun elimizi kolumuzu sallaya sallaya gezdiği sokaklarda, haince bomba patlatıp masum canları katledenlerin… Halı sahadaki düğünü, gencecik vatan evlatlarının öğretim gördüğü polis okulunu ya da Kur’an Kursu’nu bombalatanların… Hani o çocukların ellerine beş on kuruş sıkıştırıp sırtını sıvazlayarak ellerine Molotof kokteylleri tutuşturan ve ceplerine taşlar doldurup, “Camı, çerçeveyi dağıtın, askere de polise de saldırın. Yaralı taşıyan cankurtaranları bile yakın!” talimatı veren terör o ağalarının… 1400 yıl önce Tâif’te, Hz. Muhammed(s.a.v)’i taşlatan Umey kabilesi reisleri Abd-i Yâlîl, Mesud ve Habib Kafir’inden farkları var mıdır?“Çocukların eline sokaktaki vatandaşı, insanın ekmek teknesi işyerini, askeri, otobüsü yak, yık, kül et diye içi benzin dolu şişeler tutuşturanlar Tâif’in kafirleri gibidir” diyor bir bilen…Hz. Muhammed(s) Tâif’in kafirlerini cehennem ateşinden koruyacak olan İslâm’ı tebliğ etmek için gittiğinde hakaret etmişlerdi. Hakaretle yetinmeyip onu Tâif’li çocuklara taşlatmışlardı. Öyle acımasızca taşlattılar ki mübarek ayaklarından akan kanlarla Hz. Muhammed(s)’in ayakkabıları doldu, takatsiz kalarak yere düştüğünde o iki cihan serverini zorla kaldırdılar ve yeniden taşa tuttular.
O gün Tâif kafirlerinin Hz. Muhammed(s)’e yaptırdıkları ile, PKK’lı terör ağalarının kanun karşısında reşit sayılmayan çoluk çocuğa Peygamber Ocağı mensubu Mehmetçik’i ya da polisi taşlatmaları ne kadar farklıdır sizce?
Sınırlarımız her geçen gün ısınıyor. Tarihi düşmanlıklar yeniden gün yüzüne çıkıyor. Peki hiç aklımıza geliyor mu acaba Türkiye-Suriye sınırı bir kaç yıl önceki tartışmalar sırasında mayından temizlenmesi için İsrail’e verilmiş olsaydı bugün halimiz nice olurdu?
Böylesi hatalarımız pek çok maalesef. Kıbrıs’ta “veto hakkımız” olduğu halde Rum kesiminin AB üyesi olmasına onay veren Türkiye değil miydi? Şimdi bu Rumlar AB’nin dönem başkanı oluyor. Akdeniz’de İsrail’le birlikte petrol ve doğal gaz alanlarına el koymuş bulunuyor. Türkiye tüm çabasını bu manevralara karşı manevra yapmaya harcıyor.
Yunanistan’ın NATO’ya dönüşüne bizim devlet yöneticilerimiz onay vermediler mi 1980’lerde?
Bugün sıra yabancılara toprak satmaya geldi. Kanunlarımız, yönetmeliklerimiz Türkiye topraklarının altıyla, üstüyle, mülküyle yabancılara satılabilmesi için düzenleniyor şimdi.
Oysa Avrupa’nın hiçbir ülkesi “toprak satmıyor”. “49 yıllığına kiralıyor”
Anlamakta zorlanıyor insan. Gören gözler bazen nasıl bu kadar kör olabiliyor?

Yazarın Diğer Yazıları