Seçimler geldi geçti. Millet temsilcilerini belirledi, siyasetçilerin karnelerini ortaya koydu. Sandık telaşının sona ermesinin ardından bugünlerde ülke gündemi, koalisyon ve Suriye sınırındaki hareketlilikle ilgili.
Seçimlerden önce siyasetçilerin vatandaşa yönelik vaatlerinin neredeyse tamamı ekonomi ile ilgiliydi. Önceki seçimlerin aksine partilerin tamamı ekonomi politikalarına kilitlenmiş ve seçmene vaatlerini bu doğrultuda sıralamıştı.
Peki şimdi ekonomideki durum ne olacak?
Seçim bitti, vatandaş ne bekliyor? Ne ummuştuk, ne bulacağız?
Beklentilere bakalım: Öncelikle herkes kimseye muhtaç olmayacak bir gelirleri olsun istiyorlar. Sonra ülkede can ve mal güvenliği olsun, huzur olsun istiyorlar. Sonra çocuklarının işi olsun, torunları iyi okusun istiyorlar. Pahalılık olmasın, pahalılık yüzünden satın alma güçleri azalmasın istiyorlar. Bir kenara biriktirdikleri üç beş kuruşluk tasarrufları durduğu yerde erimesin istiyorlar.
Vatandaşın beklentisi böyle; bir de piyasanın iyi koku alan uzmanları var. Onların beklentileri neler?
Öyle görülüyor ki, ilk beklenti ertelenen zamların bugün-yarın ardı ardına gelecek olması. Dolar ve altındaki dalgalanmaların aynı şekilde devam edeceği bir başka öngörü.
Seçimler öncesindeki güç merkezlerini üzmek istemeyen sivil toplum kuruluşları sesinin tonunu değiştirmeye başladı. Mesela TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu önceki söylemlerini aksine “6 yıldır yerimizde sayıyoruz” içerikli açıklamalar yapmaya başladı seçimler sonrasında. Başta çekler olmak üzere ekonominin verileriyle ilgili olumsuz haberlerin sayısında artış var.
Gazetelerin ekonomi sayfalarına bakıldığında Devlet’in enerji şirketlerinin zarar ettiği manşetlerini görüyorsunuz. BOTAŞ, TPAO, TKİ, Elektrik şirketleri gibi dev kurumların zararından bahsedildiğinde, elektrik, doğalgaz, akaryakıt gibi enerji kaynaklarına zammın eli kulağında demektir.
Enerjiye yapılan zam her alana mutlaka yansıyacaktır.
Bir de üzerine Suriye sınırdaki olumsuz gelişmeler ve siyasi partilerin koalisyonla ilgili olarak takındıkları olumsuz tavırlar eklenince Ramazan sonrasında ekonomi açısından durumumuzun pek iyi olacağını söylemek mümkün değil.
Yüksek Seçim Kurulu, olası bir erken seçim ihtimaline göre hazırlıklarına başladı. Seçmen pusulaları için gerekli kağıt alımları ihalesine çıkıldı bile.
Ekonomi demek her şey demek. Ekonomik çalkantılar sonrasında gelecek bir erken seçim, çok şeyi değiştirebilir.
Türk halkı geçmişte olduğu gibi seçimler öncesinde de hep “hayırlısı”nı diledi. “Hayırlısı” dileklerimiz geçmişte olduğu gibi bugün de devam ediyor. Gelecekte de sürecek. Eğer dualarımız kabul olmuşsa bugünkü sonuçlar hakkımızda “hayırlı” olan demektir.
Bundan sonrası için de “hakkımızda hayırlısı olur inşallah!”