Sezer Küçükkurt

'Hendek' Meselesine Nasıl Geldik?

Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar Belediyesi’ni keyiflerince kullanabileceklerini zanneden Burcu ve Yasin Köksal çiftinin Kocatepe Gazetesi ve şahsıma yönelik kin ve husumetleri bitmek bilmiyor. Önce tüm yasal izinlerimize rağmen hukuksuzca binamızı mühürlediler, sonrasında para cezası kestiler, sonrasında yıktırmaya çalıştılar ve akabinde hapis cezası almamız için ellerinden geleni yaptılar. Neyse ki Yüce Türk Yargısı ve Allah’ın adaleti var. Biz göğsümüzü gere gere sokakta gezmeye, mesleğimizin gereklerini yapmaya devam ediyoruz.

***

Son 3 gün içinde yaşananları takip etmişsinizdir. Belediye yönetimi 2 günlük süreç sonunda anca ayılmış olacak ki dün evlere şenlik bir açıklamada bulundular. Neymiş; hava raporlarını takip etmişler de, bizim sokakta mağduriyet olmasın diye gelmişler, tam bizim kapının ağzını kazıp, 2 gün boyunca öyle bekletip, vatandaşa hizmet etmek istemişler.

İşin enteresan tarafı bu evlere şenlik hizmeti tüm şehre yayacaklarmış. MuhafazanAllah…

Bir de biz hizmetleri engelliyormuşuz sonrasında da “mağdurum” diyormuşuz.

Yahu 2 gündür bizim kapının önünde tüten kavganın haddi-hesabı yok. Trafiği İmaret arkasından bizim sokağa yönlendirdiniz, sonrasında da getirip bizim sokağı kapattınız. Yukardan gelen, aşağıdan giden derken millet birbirine giriyor, ayırması bize ve bizim esnafa düşüyor. Yücelerin yücesi Belediye yönetimimiz ise bizi suçlayıp, “Sokağa gelen hizmeti engelliyorsunuz” diyor.

Harbi merak ediyorum bunlar ne yiyip, ne içiyorlar…

Yücelerin yücesi Belediye yönetimi “mağdurum” edebiyatı yaptığımı belirterek beni şimdi de bununla suçluyor. Ne diyelim, suçlayacak bir şey bulamadıkları için “aldık, kabul ettik” diyelim.

Evet, yücelerin yücesi Belediye yönetimi çok haklı: Mağdurum…

Çok sayın Başkan hanım ve şürekâsı! Kocatepe Gazetesi olarak hizmet veren benim işyerim bir manav dükkanı olsaydı ya da bir bakkal… Kapısının önü kazılıp öylece bırakılsaydı ve içeri giriş-çıkış engellenseydi. Bu işyerinin sahibi de CHP’li bir esnaf olsa idi. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki, aynı haberleri yine yapardık. Bunun örnekleri de onlarcadır.

***

Şimdi sizden yeni hamleler bekliyorum. Yıkalım dediniz olmadı, hapse attıralım dediniz olmadı. Kapının önüne hendek kazdınız yine olmadı. Sırada bir füze atmanız kaldı. Netanyahu ile irtibatınız var mı bilmiyorum ama, bir yolu bulunur belki!...

***

İşin şakası bir yana, bu tartışmalar içerisinde en can alıcı sorulardan birisini AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya gündeme getirdi: “Enişte neden bu kadar kızdı?”

Enişte’nin CHP il Gençlik Kolları Başkanı tarafından gündeme getirilen 60 milyonluk yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdığımızda başlamıştı aslında herşey. O haberlerden sonra hırs gözlerini bürüdü, intikam duyguları vücutlarını ele geçirdi sanki. Önceki yıkım/hapis/mahkeme süreçleri bundan sonra başlamıştı.

 Bu seferki “hendek” meselesi de Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Afyonkarahisar’daki CHP’lilerin yakınlıklarını gündeme taşıyınca patladı.

Çok kızdılar hepsi birden. Yaylım ateşine başladılar bana ve bize… CHP kanadından yapılan açıklama ve paylaşımların ardı arkası kesilmedi. Sonrası: hendek…

UŞAK’TA NELER YAŞANDI?

Biz şimdi burada tüm yaşananlardan bağımsız olarak Afyonkarahisar’ın komşu ili olan Uşak’ın CHP’li Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilgili gündeme gelen konuları sizlere aktaralım:

Teknik takip verileri doğrultusunda Ankara Crowne Plaza Oteli’nde Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, otelin 902 numaralı odasında emniyet güçlerince yakalandı. Operasyon sırasında odada otel kaydı bulunmayan, belediye personeli Seher A. (21) tespit edilerek gözaltına alındı. Şüphelinin ikinci bir cep telefonunu S.A.'nın iç çamaşırına sakladığı iddiaları tutanaklara yansıdı. Ayrıca başkanın makam şoförü de aynı otelde yakalandı. Kocaeli’nde Uşak Belediyesi personeli olduğu halde fiilen çalışmadığı ("bankamatik personeli") iddia edilen Aslıhan A. gözaltına alındı. Uşak’ta ise Belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve diğer şüpheliler ikametlerinde veya belediye binasında gözaltına alındı.

Operasyon sonrası 27 Mart günü sabah saat 10:00 sularında CHP Uşak İl Örgütü, İl Başkanı Celalettin Çoban ve Milletvekili Ali Karaoba operasyonla ilgili basın açıklaması yaptı. Aynı gün saat 17:30’da halka ve parti örgütüne destek çağrısı yapıldı. Ancak katılımın 100-200 kişi arasında kaldığı, bu kitlenin büyük kısmının belediye çalışanlarından oluştuğu gözlemlendi. "Demokrasi Nöbeti" ilan edilmesine rağmen, ilk günün akşam saatlerinde kalabalık dağıldı, sabahı itibarıyla nöbet alanında kimse kalmadı. En sonunda CHP Genel Başkanı özgür Özel yaşananlarla ilgili özür diledi.

Soruşturma dosyasında yer alan teknik ve mali verilere göre şu usulsüzlükler saptandı:

İhale Usulsüzlükleri: Belediye ihalelerinde mükerrer faturalar kesilerek oluşan farkların rüşvet olarak tahsil edildiği saptanmıştır.

Menfaat Temini: İhale verilen şirket sahiplerine, Belediye Başkanı’nın aile fertlerine ortaklık vermeleri yönünde sistematik baskı yapıldığı tespit edilmiştir. 

Zimmet ve Kayıt Dışı Tahsilat: Belediye başkan yardımcılarının "bağış" adı altında şahsi hesaplarına para topladığı ve makbuzsuz tahsil edilen paraların özel kalemde zimmete geçirildiği iddia edilmektedir. 

Mali Profil Uyumsuzluğu: MASAK raporlarına göre, şüphelilerin hesaplarında gelir düzeyleriyle örtüşmeyen yüksek tutarlı nakit hareketleri ve yurtdışı transferleri belirlenmiştir. 

Varlık Devri: Özkan Yalım’ın, olası bir operasyon ihtimaline karşı 2025 yılı içerisinde şahsi mal varlığını şoförüne devrettiği yönündeki iddialar inceleme altındadır. 5. Yerel Yönetim ve İşleyişine Dair Kamuoyuna Yansıyan İddialar Şehir gündeminde geniş yankı bulan ve hukuki süreçlere de konu olan temel iddialar şu başlıklar altında toplanmaktadır: 

Finansal Usulsüzlük ve Bağış İddiaları 

Şahsi Hesaplara Aktarım: Şehirdeki pek çok iş insanından Uşakspor Kulübü’ne bağış adı altında ciddi miktarlarda paralar talep edildiği, ancak bu tutarların kulüp kayıtları yerine şahsi hesaplara aktarıldığı öne sürülmektedir. 

Erhan Akçay ve AVM Süreci: Eski Belediye Başkanlarından iş insanı Erhan Akçay’dan, işletmesinin kapatılması tehdidiyle 65 milyon TL bağış istendiği iddia edilmiştir. Akçay’ın bu tutar yerine 3 araç bağışlama teklifinin ardından AVM’nin kapatıldığı, konunun yargıya taşındığı ve tesisin halen kapalı olduğu bilinmektedir.

Ruhsat ve İdari Süreçlerdeki Dayatmalar 

Mali Duruma Göre Talepler: Farklı sektörlerdeki ruhsat başvurularında, başvuru sahibinin mali gücü oranında para talep edildiği iddia edilmektedir. 

Geciktirme ve Tahsilat: İstenilen tutarların nakit olarak ödenmemesi durumunda, ruhsatların verilmediği veya işlemlerin kasıtlı olarak geciktirildiği ifade edilmektedir.

İstihdam ve Kadrolaşma İddiaları 

Ücret Karşılığı İşe Alım: Yönetim kadrosunun, belediye bünyesindeki işe alım süreçlerini maddi menfaat karşılığında yürüttüğü öne sürülmektedir. 

Mağduriyet Paylaşımları: Para ödediği halde işe alınmayan veya bu sürece şahitlik eden kişilerin, söz konusu usulsüzlükleri kamuoyuyla paylaştığı belirtilmektedir.

Bakalım yargı süreci sonunda Uşak’tan daha ne gibi bilgiler kamuoyunun önüne dökülecek?

İLGİLİSİNE NOT

Bir de ilgililerine bir not aktarmak isterim bu vesile ile: Yüzümüze karşı bir şey diyemeyenlerin sosyal medyadan bir şeyler zırvaladıklarını görüyoruz. Siyasi fanatiklikten başka bir kazanımı olmayan bu gibileri için eskiler derdi ki; “Bir b.ktan çaktığın yok, Çarşı helasına bekçi durmuşsun!”

Dişe dokunur, ciddiyeti olan, suçlama ve iftira içermeyen tüm görüşlere saygımız vardır. Onun haricinde trollere, paralı askerlere, menfaatperest çapulculara ayıracak vaktimiz bulunmamaktadır. Bu vesile ile hatırlatmış olalım…

Yazarın Diğer Yazıları