Sezer Küçükkurt

İyilik, sağlık – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

26 Kasım 2011 Cumartesi 02:00:00
  Milletvekillerimizden birisine nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Ankara’ya giden bir hemşehrimiz milletvekiliyle aralarında gelişen bir diyaloğu anlattı bize.
Cumartesi gününün rehavetine katkı sağlaması açısından bugün bu diyaloğu aktaralım sizlere, isimler bizde saklı kalmak şartiyle:
“Sayın Milletvekilim merhaba, nasılsınız?”
“Teşekkür ederim, sizler nasılsınız?”
“Sağolun efendim. Hayırlısıyla makamınıza oturdunuz, hizmetlerinize başladınız. Bizim Afyonkarahisar’da görmediklerimizi, bilemediklerimizi siz buradan, Ankara’dan çok daha rahat, görebiliyor, duyabiliyorsunuz. Ankara’dan bakınca Afyonkarahisar nasıl görünüyor?”
“Sevgili hemşehrim, bu soruna karşılık sana bir fıkra anlatayım: Dünyanın en gelişmiş bilgisayarı icad edilmiş. Mucid, o kadar kendinden eminmiş ki tüm dünyada ilan ettirmiş. “Bu bilgisayara ne sorarsanız sorun cevabınızı alacaksınız. Her ülkeden temsilcileri bilgisayarımıza soru yöneltmek üzere davet ediyoruz”
Her ülkeden giden temsilcilerin yanı sıra Türkiye’den de Karadenizli Temel temsilciler arasında yer almış. Sıra Temel’e gelince bilgisayara yaklaşmış ve “Ne var ne yok?” demiş.
Bu sorunun ardından yaşanan kısa bir ses-sizliğin ardından, bilgisayardan dumanlar yükselmiş, sağından bir yay fırlamış, ekranda çatlaklar falan oluşmaya başlamış. Dünyanın en gelişmiş bilgisayarı Temel’in sorusu üzerine iflas etmiş. Tabi mucidi çok üzülmüş.
Gel zaman git zaman bizim ülkede de teknik gelişmiş, bir bilgisayar da bizimkiler yapmış. Dünyaya ilan edilmiş, “Herkes gelip bilgisayarımızı test edebilir” diye.
Geçmişin acısını unutmayan bu mucid intikam duyguları ile Türkiye’ye gelmiş. Türk bilgisayarına Temel’in sorusunu yöneltmiş, “Ne var ne yok?”
Bizim bilgisayar yazıcısından bir kağıt çıkartmış: İyilik, sağlık…
İşte hemşerim, sen bana öyle bir soru sordun ki, ben sana ne diyeyim, hangi birini anlatayım? İyilik, sağlık….”
Ankara’dan Afyonkarahisar’a bakınca “iyilik, sağlık” görülüyor. Ötesini Afyonkarahisar’a gelen görüyor.
Madem bugün fıkradan başladık, dün gazetede pide ısmarlama sırasının bizde olması nedeniyle “Abi, bak bu pideler geçen girdiğimiz iddianın borcundan sayılmaz, ona göre” diyen gazetemiz editörü Burak Aydın’a aktardığımız fıkrayı da sütunlaımıza alalım:
Kayserili’nin ineği hastalanmış.. Hangi veteri-nere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş. Kayserili biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp Allah’a yalvarmış.. -”Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım… “. Bu hayvan iki günden fazla yaşamaz diyen veterinerlere inat inek iyileşmiş.. Kayserili 15 gün oruç tutmuş. 16’ıncı gün inek ölmüş. Kayserili ne yapacağını şaşırmış. İnek ölü, havadan 15 gün de oruç tutulmuş….. Ellerini açmış : -“Hiç itiraz kabul etmem… İneği kurbana sayarım, oruçları da Ramazan’dan düşerim. Kusura bakma” demiş.

Yazarın Diğer Yazıları