Hem ülkemizin hem de şehrimizin gündemi o kadar renkli, hareketli ki; insan hangi konudan bahsedeceğini şaşırıyor çoğu zaman. Bugünlük “fikirlerden bir demet” sunalım istedik sizlere. İşte gördüklerimiz, yaşadıklarımız ve sonrasında aklımıza takılanlar, aklımızdan geçenler:
Seçimlere uzun bir zaman varken, yerel seçimi öne almak için harekete geçtik. Yerel seçimi öne alalım derken, referandum sandığını önümüzde buluyorduk neredeyse. Korkmaya gerek yok gibi aslında. Meclis’in kararını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün geri göndereceği, böylece ülkenin referandum masrafından ve geriliminden kurtulacağı öngörülüyor. İnşallah öyle olur. Durduk yerde trilyonları harcamaya ne gerek var ki…
***
Geçtiğimiz günlerde Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelen kadınlar korusu Çin kültüründen eserler seslendirdiler Afyonlular’a. İlginç bir gece oldu izleyenler için. Sahnede sanatçı inceliğini sergilemeye çalışan Çinli bayanlar, sahne arkasında adeta askeri bir disipline tabi görünüyorlardı. Bunun yanı sıra Çin yetkililerinin ülkelerinin kültürünü taa Afyonkarahisar’a kadar getirip, tanıtma çabaları karşısında bizim durumumuz geldi aklımıza. Onlar “tek kültür”lerini tanıtmak için kilometreler aşarken, biz kendi kendimize bile “parçalı kültür” empozesi peşindeyiz. Son yılların modası olan “Medeniyetler Korosu” sevdasını, yıllarca bütün hale getirmeye çalıştığımız kültürümüzün, ayrıştırılması çabası olarak yorumlayanlara izlediğimiz bu konser sonrası bir kez daha hak verdik.
***
Gazete sayfalarına bakıldığında ekonomistler Mcdonalds ve Koç gibi büyük firmaların besi sektöründen çekilişlerini ele aldıklarını gördük. Bu haberleri okurken, Afyonkarahisar ekonomisinin can damarlarından birisi olan hayvancılığın küçük işletmelere nasıl yansıdığını merak ettik. Durumun hiç de iç açıcı olmadığını düşündüğümüz ortamda bir de Afyonkarahisar Kasaplar ve Sucukcular Odası Başkanı İbrahim Yörük’ün “denetimler canımızdan bezdirdi” minvalindeki açıklamalarını okuyunca besiciler ve kasap esnafı için biraz daha üzüldük. Elbette denetimlerden taviz verilmesi düşünülemez ama, bu işlerin “usuleti, suhuleti” yok mudur acaba? Büyük firmaların sektörden çekildiği haberlerini, Yörük’ün şikayetleri ile birlikte değerlendirdiğimizde yaşanan sıkıntının boyutu daha iyi ortaya çıkıyor aslında. Büyüklerin pes ettiği sektörde küçüklerin hali nice olur diye düşünürken, Kasaplar odası Başkanının açıklamalarını da bu kapsamda okumak gerekiyor galiba.
***
Gazetelerde televizyonlarda Çanakkale 1915 filminin reklamları başladı. Şimdiden büyük merak uyandıran filme gösterilen ilgiyi gördükçe “Kocatepe 1922” isimli bir filmin Afyonkarahisar açısından nelere kadir olabileceğini hayal ediyoruz. İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış.
***
Yine gazete haberlerine bakarken Balıkesir’in Ali Bey (Cunda) Adası’nda rüzgar santrali kurulmasıyla ilgili tartışmalara rastladık. Biliyorsunuz Afyonkarahisarlı merhum asker ve devlet adamı Ali Çetinkaya’nın burada düşmana ilk kurşunu atması nedeniyle Ali Bey ismini taşıyor bu ada. Ali Bey Adası’nda rüzgar santralleri kurulmasına bir grup karşı çıkarken, bir grup destek veriyormuş. “Ali Bey’in ismi bir türlü tartışmalardan kurtulamıyor” demekten kendimizi alamadık.
***
Gazete haberlerine devam… Her mesleğin bir çetesi oluşmuş İstanbul’da. Mesleki dayanışma adı altında, meslekte kullanılmak için para toplanıyormuş esnaflardan. Vermeyenlere kaba kuvvet uygulanıyormuş. Haracın adı fon olmuş. Afyonkarahisar’da da bir çok sektörde, özellikle ulaşım sektöründe “Fon” toplandığı bilinen bir gerçek. Herkes fonların toplandığını bilir ama bu fonların nerelerde harcanıldığını kimse bilemez ne hikmetse…
***
Afyonkarahisar Belediyesi’nin yayınladığı Taşpınar Dergisi’ni yine zevkle okuduk. Milli Mücadele kahramanlarından Safter Bey’in hayatını okurken, meşhur Çelikalay’ın askeri talimlerini bugün Atatürk Stadı’nın bulunduğu yerde yaptığı bilgisine yeni vakıf olduk. Bilindiği gibi Çelikalay Afyonkarahisarlı gönüllülerden kurulan bir Kuvvayı Milliye birliği. Hani olmaz ama, bugünlerde satılan, parsellenen Atatürk Stadı arazisinde, eğer kalmışsa uygun bir alan, Çelikalay Parkı ismiyle düzenlense. Bu parkta Çelikalay’ı canlandıran motifler kullanılsa… Merhum kahramanlara bir vefa örneği göstermiş sayılır mıyız acaba?
***
Afyonkarahisar’ın sosyal hayatında son bir kaç senede hareketlenme başladı. Akşamları Yeşilyol’da, İkinci Dumlupınar Caddesi’nde yaşanan hareketlilik bunun en güzel göstergesi. Sosyal mekanların getirdiği hareketlilik şehir hayatına artı bir öge olarak yansırken, İzmir yolu üzerinde yeni açılan içkili kulüp gibi yerlerde yaşanmaya başlayan arbedeler de olumsuz ögeler olarak kayda geçiyor. Artı ögelerin artması herkesin ortak temennisi…
***
Bugün “ortaya bir karışık” sunduk. Kafanızı karıştırdıysak kusurumuza bakmayın lütfen…