Bir bakıyorsunuz, hak etmeyenler hak etmedikleri yerlerdeler. Hak etmedikleri halde izzet-i ikramın hürmetin bini bir para.
Her nutuk atan sözün bir yerinde işi “liyakat”e getirse de, ara ki bulasın liyakati çok yerde.
“Eşeğe gem vurup, eşeğin kendini at sanmasını” sağlayanlar, eşekten çifteyi yiyince de “yandım anam” türküsü söylüyorlar. Bunun örneklerini bir çok yerde görmek mümkün. Önce alkıştan kanat takıp taa göklere çıkarıyorlar, sonra da “yahu bu ne biçim bir herifmiş” diyerek dert yanıyorlar.
Bugün yazıyı çok uzatmayalım, “Kavak ile Kabak”ın hikayesini anlatarak sözü bağlayalım:
Bir kavak ağacının yanında bir kabak boy gösterir, bahar ilerledikçe de bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlar. Yağmurların ve güneşin etkisiyle büyük bir hızla büyür ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya gelir. Bir gün dayanamayıp kavağa sorar:
“Sen kaç ayda bu hale geldin?
“On yılda” der ağaç.
“On yılda mı? der ve güler kabak;
“Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!”
“Doğrudur” der kavak ağacı.
Günler günleri kovalar ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye, sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağı doğru inmeye başlar. Kabak endişeyle sorar kavağa:
“Neler oluyor bana ağaç?”
“Ölüyorsun,” der kavak.
“Niçin?” diye sorar kabak.
Kavak ağacı cevaplar: “Benim on yılda geldiğim yere iki ayda gelmeye çalıştığın için.”
İlahi düzenin şımarıklığa tahammülü hiç yoktur.
Zamanı geldiğinde sıralamayı bozan herkesi hizaya getirir. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Kökler, ağaçların ayakta durmasını sağlar. Kök yoksa, iş zor olur.
Yazarın Diğer Yazıları
Doğu Hastanesi Projesinden Vazgeçilmedi
27 Temmuz 2026 15:40'Doğu Hastanesi' Diye Başladık, 'Semt Polikliniği'ne Razı Olduk
27 Temmuz 2026 00:32Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’ye Minnettarız
22 Temmuz 2026 00:32Afyon’un Fuar Meselesi… Taş Nerede Ağırdır?
25 Haziran 2026 01:08Yeni Hastane Yeri İçin Fikir Çok
12 Haziran 2026 01:16