Farkında mısınız? Aralık ayındayız ve kar yağışı göremediğimiz gibi, yağmur da yağmıyor.
Dünya yaklaşık 1 yıldır koronavirüs salgını ile mücadele halinde. Artık salgında aşıların da ortaya çıkmasıyla birlikte son düzlüğe girildiği, tünelin ucundaki ışığın görüldüğü ifade ediliyor. Ancak küresel salgın dışında başka büyük bir tehlike daha kapıda belirdi. O da ‘kuraklık’.
Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte yağışlarda da büyük azalma yaşandı. Birçok bölgede barajlardaki doluluk oranları düşerken, yeraltı suları da azalmaya başladı. Yaşanan bu durum çiftçiyi de zor durumda bıraktı. Uzmanlara göre eğer yağışlar başlamazsa hububat, sebze ve tarla bitkilerinde yakın dönemde büyük sorunlar yaşanabilir.
Son dönemlerde azalan yağışlarla birlikte barajlardaki doluluk oranları hızla düşmeye başladı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde 3-5 aylık su stokunun kaldığı, Türkiye’nin dört bir yanında benzer durumların yaşandığı belirtiliyor. Daha şimdiden ‘suyunu israf etme’ kampanyaları da başlamış durumda. Her ne kadar yönetimler, vatandaşlar içme ve kullanma suyundaki tehlikeye dikkat çekse de, çiftçiler, tarımla uğraşanlar beklenen yağışların toprakla buluşmamasında dolayı kara kara düşünüyor.
Pandemide gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıksa da, kuraklık ve tarımda kullanılacak suyun azalması gıda arzını tehlikede olduğunu gösteriyor.
Ekinlerin yağmur beklediğine dikkat çeken uzmanlar, eğer yakın zamanda yağmur yağmazsa özellikle hububat rekoltesinde kayıpların yaşanacağını, gelecek bahar ayında ekilecek tarla bitkilerinin ve sebzelerin de kuraklıktan nasibini alacağına dikkat çekiyor.
Hububat bu dönemde bu yağış almazsa, ürün sağlıklı çıkmaz. Bu da rekolteye direkt etki eder. Tarla bitkileri yani mısır, ayçiçeği, şeker pancarı, bunların dışında patates, domates gibi sebze türlerinin ekiminde tarlaların suya doygun olması gerekir. Yağış olunca tohum atılır. Çünkü çimlenme öyle olur. Üreticilerin bir kısmı nemi yani yağışı bekledi ekim için. Bir kısmının ise ektiği tohum kurudu.
Geçtiğimiz haftalarda Sandıklı başta olmak üzere ilimizdeki bazı bölgelerdeki camilerimizde yağmur duasına çıkıldı. Afyonkarahisar Merkez’de bu gerçekleşmedi.
Meteoroloji verileri bugünlerde Afyonkarahisar ve çevresi için bir miktar yağış gösterse de mevsim normallerindeki bir beklenti değil bu beklenti. Geçmişte Ekim aşı başından itibaren çetin kış şartlarının etkisi altına girmeye başlayan bölgemiz, bugünlerde bir nevi yazdan kalma günler geçiriyor. Kimimizin hoşuna giden bu durum pek çok alanla ilgili tehlike çanları anlamına geliyor.
Önümüzdeki günlerde Afyonkarahisar’da da “Suyunu idareli kullan” temalı kampanyalar başlarsa, camilerimizde yağmur duasına çıkılırsa şaşırmamak gerekir.
Yazarın Diğer Yazıları
Doğu Hastanesi Projesinden Vazgeçilmedi
27 Temmuz 2026 15:40'Doğu Hastanesi' Diye Başladık, 'Semt Polikliniği'ne Razı Olduk
27 Temmuz 2026 00:32Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’ye Minnettarız
22 Temmuz 2026 00:32Afyon’un Fuar Meselesi… Taş Nerede Ağırdır?
25 Haziran 2026 01:08Yeni Hastane Yeri İçin Fikir Çok
12 Haziran 2026 01:16