15 Temmuz’daki darbe görünümlü “ülkeyi işgal” girişiminin ardından olaylar silsilesi inanılmaz bir hızla devam ediyor. Biz bir kez daha 15 Temmuz’u, 16 Temmuz’a bağlayan geceye dönelim.
O gece, ülke haddinden fazla ısınmaya başladığında Afyonkarahisar’ın caddelerinde henüz olağanüstü hareketlilik başlamamıştı. Biz, gazete baskımız sürdüğünden dolayı matbaamızın güvenliğini almak üzere saat 22.30 itibariyle Kurtuluş Caddesi’ndeydik ve yaşananlara birebir tanıklık ettik. AK Parti önünde toplanmaya başlayan kalabalık yaklaşık 500 kişiye ulaştığında Anıtpark önünde toplanma kararı verildi. O andan itibaren kalabalığın üzerinde hakimiyet kuran iki önemli isim vardı; İl Genel Meclisi Başkanı Salih Sel ve AK Parti Afyonkarahisar eski il başkanı Mehmet Zeybek.
Belediye Başkanı Çoban ile AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven il dışındaydılar. Sel ve Zeybek’in öncülüğündeki kalabalık Zafer Müzesi önüne toplanmaya başladığında darbeye karşı tepkinin dile getirilmesinin yanı sıra, öfkeli kalabalığın kontrol altında tutulması da gerekiyordu. Sel ve Zeybek bu stratejiyi başarıyla yürüttüler. Sonrasında Milletvekili Hatice Özkal da onlara dahil oldu. Sel, Zeybek ve Özkal sıcak saatlerde tepkili kalabalığa öncülük eden, taşkınlığı, tatsızlığı önleyen sahnedeki isimlerdi. İsimsiz demokrasi kahramanlarının öncüsü, coşkulu tepkinin sesi oldular hep birlikte. Adeta azgın dalgalara kapılmış, fırtınadaki bir geminin dümenine geçmiş gibilerdi.
Onlar sahnedeyken, perde gerisinde de Devlet’in birimleri, Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım, Emniyet Müdürü İbrahim Özel ve Jandarma Komutanı Albay Yusuf Kenan Topçu ile ekipleri yer alıyorlardı.
Şükür ki gemi, fırtınadan kurtuldu, sakin sulara çekilebildi.
***
Dün İl Genel Meclisi Başkanı Salih Sel, o gece yaşananları anlattı bir kez daha ve sesi titreyerek. Kara gecenin etkisinin Başkan üzerindeki etkisinin sürdüğü açıkça ortadaydı. Darbe girişiminden aylar öncesinde ilimizdeki işadamları bir bir toplanmaya başladığında, kendi aralarındaki sohbetlerde “İçeridekiler dışarıda, dışarıdakiler içeride olmalıydı” dediklerini anımsattı Başkan Sel. “FETÖ’yle ilişkili olanlar kamudan temizlenirken kurunun yanında yaşın da yanma endişesi var” sorumuzu yanıtlarken ise; “Maalesef doğru. Atasözleri boşa söylenmiyor. Kurunun yanında yaşın da yanma ihtimali var. Ama en hassas değerlendirmeler yapılıyor, yapılacak” dedi Salih Sel.
Ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün öyle bir ortamdayız ki, kendim üzerinden örnek vereyim. Ben bir yere müdür olmak istiyorsam, karşımda da başka bir rakibim varsa. Bana FETÖ’cü damgası vurulabiliyor. Hiç alakası olmamasına rağmen bu durumdan mağdur olanlar olabilir. Bunun bilincindeyiz. Belki yarın Salih Sel ya da Mehmet Zeybek paralel diyenler bile çıkabilir. İnanılır, inanılmaz ama denilebilir. Öyle bir ortamdayız. Gereken tüm hassasiyet gösterilecektir. Ama buna rağmen mağduriyetler olabilir. Olağanüstü dönemden geçiyoruz. Böylesi günlerde bunlar maalesef yaşanabiliyor”
***
Salih Sel haklı mı, haklı… İnşaallah adaletin terazisi şaşmasın, haksız mağduriyetler yaşanmasın. Bugün için dua etmekten başka bir yol görünmüyor…