Sezer Küçükkurt

Manevi Akımlar da Afyon'da Buluşuyor

Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar için “Tüm yolların kesiştiği kavşak” özelliği ile hep övünmüşüzdür. Karayolları, demir yolları ve hatta uçakların hava güzergahları için buluşma ve kesişme noktası olan Afyonkarahisarımız artık manevi güzergahlar için de bir kesişme noktası haline geliyor sanki.

Şehrimizin kadim ismi olan “Sahip-ül Karahisar” ismine izafeten sıkça kullanılan bir tabirimiz vardır: “Sahip-ül Karahisar’ın sahibi çoktur” denilerek şehrimizde medfun bulunan büyük zatların çokluğuna ve önemine işaret edilir. Şehrimizin büyük zatların manevi koruması altında olduğuna inanılır.

Halk arasındaki bir başka tabirle “Pek uyanık dedelerimiz” mevcuttur bu kutsal topraklarda…

Sultan Divani Hazretleri, Mısri Sultan, Çavuş Dede, Deve Dede, Horoz Dede, İğde Dede, Süt Dede, Vesvese Dede, Arap Dede, Şakalak Dede, Kadınanalar, Şehreküstü, Demiryalayan, Sahipler Sultan, Çiltenan Kardeşliği’nin mensubu birçok evliya gibi maneviyatı yüce erenler şehir merkezinin dört bir yanında karşınıza çıkabilir. 

Bunlar Afyonkarahisar’ın yüzyıllara sari manevi muhafızları iken günümüzün tasavvufi hareketleri de Afyonkarahisarımıza ayrı bir önem göstermeye başladılar şimdilerde.

***

İstanbul’un tasavvuf akımlarının merkezi olarak Karagümrük semti ve çevresi bilinir.

Son zamanlarda Karagümrük gibi bir hüviyete bürünmeye aday olan Afyonkarahisar’ın tasavvuf alanında adeta yıldızı parlıyor.

Ünlü bir sanatçı iken tasavvuf yolunda ilerlemeyi tercih etmesi ile tanınan Ahmet Özhan’ın öncülüğündeki Cerrahiler Tarikatının takipçileri eski Yukarıpazar Karakolu arkasındaki tarihi bir evi kiralamışlar mesela... Manevi buluşmalara mekan olmaya hazırlanıyor bu konak…

Cerrahiler’in kiraladığı belirtilen tarihi konağın tam karşısında Tasavvuf Vakfı müntesiplerinin de tarihi bir evi kiraladıkları biliniyor. Tasavvuf Vakfı’nın Bursa’daki Karabaşi Veli Tekkesi ile bağlantılı olduğu biliniyor.

Merhum Kıbrıslı Şeyh Nazım Kıbrısi’nin takipçileri, şimdilerde Malezyalı bir ismin üstlendiği velayeti ile dünya genelinde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Şeyh Nazım Kıbrısi’nin takipçileri de Afyonkarahisar’ın Yukarı Mahalleleri’nde tarihi bir evi satın almışlardı ve ayda bir sefer bu evde bir araya geliyorlardı. Şimdi bu buluşmalara ev sahipliği yapan tarihi ev satışa çıkarılmış. Cemaat Afyonkarahisar’da yeni bir mekan edinir mi, bilinmez.

Ramazan aylarındaki televizyon sohbetleri ile milyonları etkileyen M. Fatih Çıtlak hocanın Afyonkarahisar’da bir mekan edinme çabalarının şimdilik amacına ulaşamadığı belirtiliyor. Keşke bu çabalar sürse de, Afyonkarahisar’ın tarihi mahalleleri yeni bir zenginlik edinebilse…

Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Afyonkarahisar’da, Kasaplar Çarşısı’nın arkasında bulunan evinin geçtiğimiz yıllarda restore edilerek ziyarete açıldığını ve birçok ziyaretçiyi Afyonkarahisar’a çektiğini de unutmamak gerekiyor.

Tüm güzergahların Afyonkarahisar’da buluşması gibi manevi akımlar da Sahip-ül Karahisar’da buluşuyor.

-----------------------------------------------------------

 

YILIN EN’LERİ

 

Bir takvim yılının daha sonuna geldik sayılır. Yılbaşı-yılsonu telaşı toplumun değişik kesimlerinde farklı farklı “telaşe”lere neden oluyor.

Son zamanların “moda yılsonu telaşe”leri arasına “yılın en’leri” telaşesi de yer alıyor artık.

Çeşitli kişi ve kurumlarca düzenlenen “yılın en’leri” organizasyonlarında “yılın şu’su”, “yılın bu’su” tayin ediliyor. “Seçiliyor” diyemiyoruz, çünkü seçimlerin neye göre ve nasıl yapıldığı hep tartışma konusu. Bir oylama, seçim falan söz konusu değil. Organizasyonu yapanların ikili ilişkileri yılın en’lerini tayin ediyor.

Belirlenen “bir miktar” ödeme ile de “yılın şu’su” “yılın bu’su” belirlenebiliyor çoğu zaman.

Yaptığınız “bir miktar” ödeme ile sizin iştigal alanınıza göre “yılın en’i” olabiliyorsunuz.

Yapılan ödemelerle görkemli bir program, sanatçılar, ziyafetler organize ediliyor. Birçok “yılın en’i” arasına gerçekten alanındaki öne çıkan etkinlikleri ile göze çarpan bazı isimler de ödüllerini alırken, onların gölgesinde çok daha fazlası “ödeme” karşılığında ödül sahibi olabiliyor.

Bu organizasyonlarda toplumun hassas olduğu kesimlerden, örneğin; polis, gazi, siyasetçi ve benzeri isimler ve temsilcilere de ödül verilerek ödeme karşılığı verilen “yılın en’liği” ödülleri maskelenebiliyor.

Sonuç itibariyle birçok kişi şahsi koleksiyonuna “2025 yılının en şu’su” ödülünü ekleyebiliyor.

Geçenlerde mesela; yeni kurulan bir siyasi partinin il başkanı henüz il başkanlığı görevine atanalı daha 7 gün olmuş ve daha partisinin il teşkilatını bile daha oluşturmamış, henüz il binasını bile kiralamamışken “yılın en başarılı il başkanı” ödülüne layık görülmüştü!..

Yanlış anlaşılmasın, bir bedel karşılığı olmayan “yılın en’liği” ödüllerini bir nebze de olsa masum kabul edebiliriz. Ama “ödeme”ye binaen alınan ya da verilen “yılın en’liği” ödülleri en basit tabirle komik oluyor.

Bakalım 2025 yılının en’leri arasında kimleri göreceğiz?

Yazarın Diğer Yazıları