Mahalli seçimler öncesinden tantanası başlamıştı. “Oraya bir mekan açılacakmış. Şunlar şunlar ortak, bir de şu kişi gizli ortakmış” diye.
Sonrasında seçim sürecinde bu mekanla ilgili ismi geçenlerin birilerini desteklediği, bu işbirliğiyle ilgili bir takım sözlerin verildiği gündeme geldi.
İş ayyuka çıkınca ismi geçenler orayla ilgili bağlantısı olmadığını dile getirmeye başladılar. Böylesi bir ortaklık ya da işbirliğine kimsenin razı gelmeyeceği biliniyordu tabii ki…
Sonrasında, söz konusu mekan ile ilgili alacak-verecek meseleleri basına yansıdı. Birileri “Bizi çarptılar” dedi. Birileri “Asıl zarar gören biziz” dedi.
Sonrasında, önceden ortaklık için ismi geçen kişiler vasıtasıyla imar düzenlemelerinde jestler yapıldığı, bu mekanının orasından burasından sündürüldüğü, yasal mevzuatın etrafından dolaşılarak ruhsat meselelerinin halledildiği konuşulmaya başlandı.
Böylesi maceralı bir sürecin ardından söz konusu meşhur mekan hizmete başladı. Epeyce ilgi de gördü.
***
Sözün burasında özellikle belirtmek gerekir. İnsanlar yaşam tarzlarını belirlemekte, dünya görüşlerinde serbesttir.
Birbirine zarar vermedikçe kimsenin kimseye karışmaması gerekir.
Herkes kendi doğru bildiğini, inancını da anlatabilir, tanıtabilir. Ama zorlama ile hiçbir şey yapılamaz. Kanunlar ne diyorsa herkes ona tabi olmak zorundadır.
***
Biz de görevimiz ve konumumuz gereği bu meseleleri takip ettik. Haliyle dile getirdik, yazdık, kamuoyunun konuya dikkatini çektik.
Söylemeye değmez ama aklınca göz dağı vermeye çalışanlar da oldu, menfaat teklif edenler de. Bu konudaki tavrımız bellidir. Geçmişimiz, sicilimiz, tehditlere ve menfaat tekliflerine yaklaşımımız malumdur. Yeniden anlatmaya gerek yok.
***
Olayların tamamı kamuoyunun gözü önünde gerçekleşti. Ocak ayının son günlerine geldiğimizde Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nin Kasım ayında 'içkili yer bölgesi' konusunda çoğunluğu CHP'li üyelerin 'evet' yönünde verdiği oylaması ile karar aldı.
Karara göre Belediye tarafından belirlenen bölgelerin krokileri çıkarılarak alkollü mekan ruhsatları da verildi. Ancak AK Partili Belediye Meclis üyeleri kararı mahkemeye taşıdı. Afyonkarahisar İdare Mahkemesi ise verdiği karar ile yürütmeyi durdurdu.
Mahkemenin kararında, meclis kararının alınması sırasında, mülki idare amirinin genel güvenlik ve asayiş konusundaki görüşünün yalnızca bir işletme için alındığı ve kararın tüm alan için bu görüş alınmadan verildiği belirtilerek, durumun hukuka aykırı olduğu değerlendirildi.
Kararda ayrıca içkili yer bölgesi olarak belirlenen alanın sınırlarının açıkça belirtilmediği, krokisinin tasdik edilmediği ve bu durumun hukuki belirsizliğe yol açtığına değinilen kararda, kararın gerekçelerinin, belediyenin asli kamu hizmeti görevlerine aykırı olduğu ve başka bir idarenin gelir kaybını önlemeye yönelik bir amaç taşımasının, hukuka uygun olmadığı tespit edildi. Mahkeme, bu gerekçeler ışığında belediye meclisinin aldığı kararın yürütmesinin durdurulmasına hükmetti.
***
Sivil Toplum Kuruluşları yaşananlara tepki gösterdi. “Usulsuzlük ve yanlışlıklar”a işaret edildi. Açıklamalar yapıldı, protesto eylemleri gerçekleştirildi.
Afyonkarahisar Kent Konseyi Genel Kurul Toplantısı’nda Milli İrade Platformu Afyonkarahisar Başkanı Ali Zenkin 2 öneride bulundu. Zenkin, tütün ve alkollü ürünler satan firmaların denetimlerinin artmasını ve Belediye Meclisi’nde alınan alkollü mekan kararının tekrar gözden geçirilmesi önerisinde bulundu.
Yine gerginlikler yaşandı. Yaşanan gerginlikler ulusal basına, televizyonlara yansıdı.
Burada yapılan “İçkili mekan ruhsatı Valilikler verir” açıklamalarının ardından Valilik cephesinden bu durumu yalanlayan açıklamalar geldi.
***
Hal böyle iken, söz konusu mekanda ünlü sanatçılar sahne aldı. Binlerce kişi oraya gitti.
Emniyet ekipleri görevlerini yerine getirerek bu noktada bir çok kez denetlemeler yaptılar. Tespit ettikleri usulsüzlükleri tutanak altına alıp ilgili kurumlara aktardılar.
Ama her ne hikmetse tartışmalara konu olan mekanın sanki koruyucu melekleri vardı ve olayı sürekli sürüncemede bırakıyordu. Zaman akıp geçiyor ama mekanla ilgili konular bir türlü netlik kazanamıyordu.
Biz de basın olarak olayı takip ettiğimizi için yazdığımız yazılardan dolayı Mahkeye’ye verildik.
Yargıya güvenimiz tamdı. O nedenle yükümlülüklerimizi yerine getirdik ve beklemeye başladık.
***
Ve beklenen karar geldi: Mahkeme ruhsatı iptal etti.
Afyonkarahisar Belediyesi Meclisi'nin 1 Kasım 2024 tarihli toplantısında, gündem maddelerine sonradan ilave edilen alkollü mekan ruhsatı kararı, yargıdan döndü. Kamuoyunda “alkollü mekan ruhsat kararı” olarak bilinen kararın yürütmesi daha önce AK Partili Belediye Meclis üyelerinin Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’ne başvurusu ile durdurulmuştu. Afyonkarahisar İdare Mahkemesi, AGD’nin başvurusu ile Belediye’nin verdiği “alkollü mekan ruhsat kararı”nı iptal etti.
Mahkeme kararında, Afyonkarahisar Belediyesi’nden, Belediye Meclisi kararında içkili yer bölgesi olarak tanımlanan bölgenin krokisinin talep edildiği; ancak Belediye’den Mahkeme’ye Resmi Gazetede yayımlanan 8071 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile belirlenen (Termal) Turizm Alanına ilişkin krokinin gönderildiği, bu bağlamda Belediye Meclisi kararının “turizm bölgesi içinde kalan bütün bölgeleri” kapsayabileceği belirtildi.
Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’nin iptal kararında şu ifadelere de yer verildi:
“Dava konusu Meclis kararında "içkili yer bölgesi" ilan edilmesinde birden fazla amaç veya sebep ileri sürülmüştür. Bu amaçlardan birisi de, ‘(...)Turizm belgeli isletmelere Turizm Bakanlığınca verilen içkili izinler nedeniyle Belediyenin is yeri açma ve çalışma ruhsatlarından dolayı gelir kaybının azaltılması’ olarak ifade edildiği; fakat, yerel yönetim birimi olan Belediyelerin asli vazifesinin, hitap ettiği halkın ve yörenin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarının karşılanması doğrultusunda kamu hizmeti sunmak olduğu, kamu hizmetinin sunulması esnasında kendi bütçesine ihtiyaç olan gelirlerin elde edilebilmesine yönelik mevzuatın öngördüğü faaliyetlerin Belediyelerce yürütülebileceği, aynı şekilde merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliğinin) bir birimi olan Bakanlığın da mevzuat ile belirlenmiş görev ve yetki alanındaki konularla ilgili olarak taşra birimleri aracılığı ile kamu hizmetlerini ifa ettiği; somut durumdaki gibi Belediyenin kamu hizmetinin yürütülmesindeki gayesinin ‘başka bir kamu idaresinin elde etmiş olduğu yasal gelirden dolayı oluşan kaybın önlenmesi’ şeklinde ifade edilmesinin idarenin kanuniliği ve bütünlüğü ilkelerine uygun düşmediği; bu itibarla, içkili yer bölgesi belirlenmesi hususunda belirtilen gerekçenin dava konusu Meclis kararının amaç unsuru yönüyle de sakatlanmasına neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”
***
Peki, şimdi; Bunca tantanadan sonra, Meclis’te yaşananlardan, hır-gürden, ulusal basına yansıyan görüntülerden sonra…
Özür dilemek… “Hata yaptık” demek… Kimsenin aklına gelir mi acaba?
“Afyonkarahisar’ın ismini bir kez daha olumsuz gündeme getirdik” mahcubiyetini taşıyacak kimse var mı ola?
Yok canım!... Olur mu hiç öyle şey?
Biz hep haklıyız!... Biz hep mağduruz!... Bağırırız, çağırırız, olursa olur, olmazsa nasip!…
Yanlış yapılan heykelle ilgili özür dileyeni duydunuz mu hiç?
“Ortalığı böcek bastı” diye yaygara koparıp, Mahkemede şaşanlardan “Kusura bakmayın” gibi bir cümle geldi mi kulağınıza?
Allah iyiliğinizi versin, siz de çok iyimsersiniz yani!...
Bize lazım olan “nezaket” değil, “hararet, hararet”…