Uzun zamandır sohbetinden keyf alıyoruz Ali Ağabey’in.
Dün “Ömrü Ramazan olanın ahiri Bayram olur” diye söze başladı. “Ömrünüz Ramazan gibi olsun ki, ölümünüz de Bayram gibi olsun” diye açtı cümlenin anlamını.
Mübarek Ramazan ayında söylediklerinin bizler tarafından daha bir ilgiyle dinlendiğini fark ettiğinden olacak, yüzü gülerek, daha bir içten, daha bir şevkle anlatıyordu diyeceklerini.
“Ramazan’ın hoş gelip, hoşça bulduklarından eylesin Rabbim hepimizi” diye dua etti. Ama durumun böyle olmadığını anlatmak ister gibiydi. “Gerçekten Ramazan bizi hoş buldu mu? Ramazan bu yıl geldiğinde karşısında papyonlu hocalar, köşeyi dönen hacılar ve feminist bacılar buldu. Sizce hoş mu buldu bizleri?” diye tekraren sordu.
Bu sözleri üzerini kimimiz gülüyor, kimimiz ise daha derin düşünmeye başlamıştık.
Birden sesinin tonu yükseldi: “Gafil, televizyondaki papyonlu hocaya soruyor; ölen şeyhimin arkasından nafile namazını kılabilir miyim diyor. Bre gafil, onlarca şehit orada. Her gün oluk oluk kan akıyor. İslam alemi, Müslüman Türkler kan ağlıyor. Sen şeyhinin ardından nafile namaz kılmanın peşindesin. Biz bu muyuz, bu mu olmalıyız?”
Konuşmasının sonunda duasını ederken sesi titriyordu Ali Ağabey’in.
Biz de onun dualarının kabulü için duacıyız.