Doğruları söylediğimiz için ya da kamunun hakkını savunduğumuz için başımızın derde girdiği çok olmuştur. Hiçbirinden şikayetçi değiliz, görevimizi yapmış olmanın vicdani rahatlığı içerisindeyiz hepsiyle ilgili…
Gazeteniz Kocatepe’yi ve Kocatepe Gazetesi’nin internet sitesini takip eden dostlarımız içkili bir mekan ile ilgili yaşananları görüyorlardır. Uzun zamandır bu konuda görevimizi yapıp uzaktan seyrediyor olmamıza rağmen “çamur” üstümüze sıçramak için fırsat kolluyor adeta.
Demişler ki o mekanın işletmecileri gönderdikleri tekzip metninde; “Gerçekle alakası olmadan kaynağı araştırılmadan” haber yapılmış!!!
Yahu vatandaş, Belediye’nin Valilik’e yazdığı resmi yazıdan başka neyin kaynağını istiyorsun, neyin gerçeğini arıyorsun?
Valilik, Belediye ve resmi kurumların yazışması varken ortada, daha sen neyin peşindesin ki?
Ruhsat iptal edilmediğinden, illegal işler yapılmadığından bahsediyorlar. En başından itibaren ortaklık yapısından, imar düzenlemelerine kadar, ruhsatın tartışmalı durumundan, kapıya dayanan icralara kadar tartışmalara konu olmuş iken, kime, neyin illegalliğinden bahsediyorsunuz?
Kocatepe Gazetesi’nin “Buyrun cevap hakkınızı kullanın” davetine karşılık, “Hayır biz cevap hakkımızı başka yayın organlarında kullanacağız” diyen firma temsilcileri bize sağdan soldan bir şeyler söylemeye çalıştılar. Hatta ve hatta bu yolda epeyce masraf da etmişler. Duyuyoruz.
O malum mekanı övme yarışına girenlerin bu çabasını kendi takdirlerine, dünya görüşlerine, kendi ideallerine ve zihniyetlerine bırakıyoruz şimdilik.
Oysa biz kendilerine ücretsiz ve yasal çerçeve dahilinde cevap hakkı da tanımıştık.
Hani “bir şeyle yapılan bir şeyle yıkılır” diye bir atasözümüz vardı ya, nasıldı o? Ne diyelim, çıkacak paraları varmış demek ki…
***
Başka bir konu…
Be hey gafiller! Hadi diyelim ki 60 yıllık Kocatepe Gazetesi’ni ve onun geçmişini bilemediniz, bizleri tanıyamadınız!..
Siz kendinizi Devlet’in kurumlarından da üstün mü zannediyorsunuz? Kime kafa tuttuğunuzu sanıyorsunuz?
Bizim yanlışlıklara karşı dik duruşumuz, baronlara kafa kaldırışımız Afyonkarahisar’da değil, cümle alemde yankı bulmuşken, bizi birkaç yüz bin TL’ye satın alabileceğinizi mi sandınız?
Bize “Rızk ile şeytan bile oynamaz” diyerek fetva bile verme cüretinde bulunan hadsizler, Ülkücülükten dem vurma edepsizliğinde bile bulunuyorlar uygunsuzlukları kendilerince haklı zemine oturtmaya çalışırken… Yazık, ağzınızdan düşürmediğiniz sözde ilkeleriniz nasıl sahte ise idealleriniz de menfaatperestlikten ibaret.
Böylelerinin, idealleri ve ülküleri için yaşayanlar ile Devlet kurumlarının karşısında başarılı olmaları düşünülebilir mi hiç? Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.