Sezer Küçükkurt

SÂDÎ’DEN BİR KISSA VE BİNBİR HİSSE

Sezer Küçükkurt

Ramazan-ı Şerif’e ulaştık çok şükür, Kim bilir bir sonraki Ramazan’da biz ya da kimilerimiz bu alemde olmayacak. İçerisinde bulunduğumuz ve her haliyle zor günlerin Ramazan’ın yüzü, suyu hürmetine geride kalmasını diliyor, ümmet-i Muhammed’in Ramazan’ını tebrik ediyoruz.
Mehmet Âkif merhum, Şirazlı Sadi için “Odur şiiri hikmetle meczeyleyen//Odur şiir nâmıyla hakkı söyleyen” demiş zamanında. 1292 yılında vefat eden Şirazlı Sadi, İran edebiyatının en ünlü şairlerinden birisi olarak ardında eşsiz eserler bırakıp ebedi aleme göçmüş, gitmiş.
Kimseye “gönderme/dokundurma” derdinde olmadan, sadece “Ramazanlık” olarak, bugünkü yazımızda Şirazlı Sadi’den bir kıssa nakletmeye çalışacağız mealen:
Dervişin biri bir gün kendi halinde bir köşede otururken padişahla vezir dervişin önünden geçerler. Derviş bu durumda halini hiç değiştirmeyince Padişah, dervişin bu lâkayıtlığının itibarını sarstığını düşünerek öfkelenir ve:
“Bu dervişler taifesi hayvanlar gibidir, usul âdâp bilmezler” diye söylenir.
“Padişahın ünü gider, vezirin canı” derler ya; vezir atılır ve dervişe çıkışır:
“Yeryüzünün halifesi önünden geçti, niye saygı göstermiyorsun?
Derviş şöyle cevap verir:
Söyle padişaha, kimler kendisinden menfaat umuyorsa saygıyı onlardan beklesin. Hem padişah halkı korumak için vardır, insanlar kendisine boyun eğsin diye değil. Dikkat et, koyun çobana değil, çoban koyuna hizmet eder. Bugün baktığında, kiminin padişah olup hüküm sürdüğünü, kiminin de fakruzarûret içinde inlediğini görürsün. Ama yarın mezarda herkes eşitlenecek, fakir zengin ayrımı ortadan kalkacak, şâh ile gedâ bir olacaktır.
Derviş’in haklı cevabı ile sarsılan padişah bu kez özür babından Derviş’in gönlünü almak ister ve “Benden bir şey iste” der dervişe. Derviş “Bir daha beni rahatsız etmemeni istiyorum” der. Padişah “Öyleyse bana bir öğüt ver” der. Dervişin öğüdü şudur:
“Unutma, elindeki bu güç ve saltanat daimî değildir, gün gelip başka bir ele geçecek.”
***
Bakın her gün cenaze ilanlarında kimlerin isimlerini duyuyoruz. Sadi’nin takribi yedi yüz yıl önce söylediği sözler bugün için de geçerli değil mi? Peki Sadi’nin hikayesindeki Derviş’in dobralığını kaç kişide bulabiliriz bugün?
Geçmiş yüzyıllardan daha demokratız ya bugünlerde, böylesi sözleri edecek kaç Derviş, böylesi sözlere tahammül edecek kaç Padişah çıkar ki?
Koyun çobana değil, çoban koyuna hizmet eder, tespitini koyun mu daha iyi anlar, çoban mı?
“Kimler kendilerinden menfaat umuyorsa alkışı onlardan beklesin” sözleri sarsıcı gerçekler değil mi?
Ve en nihayet, dile benden ne dilersen diyen bir padişaha “Gölge etme başka ihsan istemem” diyebilecek kaç babayiğit çıkar mı içimizden?
Büyüklerin sözü ile bitirelim meseleyi: “Kıssadan maksat hisse imiş görene // Sözüm basiret ehli için, köre ne.”

Yazarın Diğer Yazıları