Sezer Küçükkurt

Samimiyet ve tepki – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

5 Temmuz 2012 Perşembe 03:00:00
  Afyonkarahisar’ın gördüğü en kalabalık cenaze törenlerinden birisi olan Şehit Piyade Üsteğmen Murat Hasırcıoğlu’nun cenaze töreni sonrasında yapılan yorumlara kulak kabarttık gün boyu.
Hemşehrilerimizin duygularının ve fikirlerinin büyük bir bölümü teröre, terör örgütüne ve bu meselenin arkasındaki uluslar arası güçlere yönelik tepki şeklinde idi.
Yorumlar arasında bizim dikkatimizi çeken bir başka konu ise insanların tepkilerin dile getirmelerinin eleştirilmesine yönelikti.
Bir kısım, şehit cenazelerinin tepkilerin dile getirilmesi gereken bir yer olmadığı, cami avlularına siyaset karıştırılmaması gerektiğini savunurken, bize göre çoğunlukta olan bir diğer kesim ise insanların tepkilerini dile getirmelerinin önlenmemesi gerektiğini savunuyordu.
Öyle ki, demokratik bir ortamdan bahsedilirken, insanların tepkilerini dile getirmelerinin “siyaset yapılıyor” diye yorumlanmasının yeni tepkiler doğurduğuna inanan çok sayıda hemşehrimizle karşılaştık.
Cami avlusunda atılan “Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarının ya da tekbir seslerinin siyasetle ilişkilendirilmesinin olayları yanlış yönlendirdiğine inananlar tepkilerin önüne geçilmeye çalışılmasıyla, insanların tepkilerinin bastırılmaya çalışılmasının yanlışlığına işaret ediyorlardı hep.
İslam geleneğine uygun olmayan bir şekilde cenazenin ardından alkışlamak ne kadar yanlışsa, bir kaç fevri hareket dışındaki tepkilerin “siyaset” olarak algılanması da o kadar yanlıştı.
Bugüne kadar yaşanan onca olay, onca şehit cenazesi sonrasında provakasyonlara gelmeme, milli konularda siyasete alet olmama konusunda rüştünü ispat etmiş olan Afyonkarahisarlılar’ın, böylesi bir acı günde sessiz kalmaları, süt dökmüş kedi gibi kuyruklarını pısmaları beklenemezdi elbette.
Bu noktada Orman ve Su İşleri Bakanı hemşehrimiz Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun da hakkını teslim etmek gerekiyor. Bakan Eroğlu şehidimizin cenazesine katılarak görevini yerine getirmiştir. Belki de tepki göreceğini tahmin etse de çekingenlik göstermemiş, vatandaşların tepkilerini son derece soğukkanlı bir şekilde karşılayarak, hiçbir olumsuzluğa meydan vermemiştir. Eroğlu’nun da en az tepki gösteren vatandaşlar kadar yüreği yandığına eminiz ama, bulunduğu makam neyi gerektiriyorsa o şekilde davranmak zorunda kalmıştır.
Geçmişte, Osmanlı döneminde Girit Adası elimizden çıkmak üzere iken, dönemin Hükümeti’nin de isteğiyle Anadolu’da “Girit bizim canımız, feda olsun kanımız” diye mitingler düzenlenmiş. Bu mitingler biraz Hükümet zoruyla olduğu için vatandaşlar bilinçli olarak değil de, bir nevi orada gözükmek için mitinglere katılmış. Durumu anlayan bir mutasarrıf miting alanının iki çıkış noktasına güçlü kuvvetli zabitler eşliğinde “Askere alma masaları” oluşturunca mitinge katılanlar bu durumdan nasıl yırtacaklarının yolunu arayıp, zabitlere yalvar yakar olmuşlar. Tarih kitaplarında bu hikayeler mevcut.
Afyonkarahisar’daki şehit töreninde durum hiç de yukarda bahsettiğimiz Girit mitingleri gibi değildi. “Haydi askere alıyoruz” deseler binlerce kişilik kalabalığın en az yarısı “Biz varız” diyecekti. Buna tüm samimiyetimizle inanıyoruz…

Yazarın Diğer Yazıları