Sezer Küçükkurt

Şans oyunlarındaki oyun – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

16 Kasım 2012 Cuma 02:00:00
  Toplum olarak milli-manevi değerlerimize o kadar bağlıyız ki, bu değerlerimizin nasıl sömürüldüğünü fark etmiyoruz bile çoğu zaman.
Mesela kandil günlerinde birbirimize attığımız cep telefonu mesajları ile ya da Bayramlarda yaptığımız cep telefonu görüşmeleri ile hepsi de yabancıların elinde olan cep telefonu operatörü şirketleri zengin ediyoruz.
Belki bizim Afyonkarahisar’da çok yaygın değil ama, Kurban Bayramlarında, Ramazan Bayramlarında yabancı sermaye ile Türkiye’ye gelmiş olan marketlerin Ramazan Paketlerine, Kurban kampanyalarına katılıyoruz.
Büyük çoğunluğu yine yabancı sermaye elinde olan bankaların “Bayramlık kredi paketleri” ile ihtiyaçlarımızı gideriyoruz.
Günlük yaşantımızda pek çok yolla cebimizdeki parayı, ülkemizin kaynaklarını yabancılara aktarıyoruz.
Son günlerin güncel tartışma konusu sayesinde şans oyunları yoluyla da milletin nasıl kandırıldığını, adeta soyulduğunu öğrenmeye başladık. Bilmeyenler için kısa bir derleme yapalım bu konuda yazılanlardan, anlatılanlardan…
CHP Konya milletvekili ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Atilla Kart, haziran 2012’de Milli Piyango İdaresi’nce gerçekleştirilen talih oyunlarına müdahale edilerek ‘devir’ yoluyla ikramiye tutarlarının yükseltildiğini, ardından da belli kişilere aktarıldığını öne sürmüştü. Atila Kart, 12 Kasım 2012’de, TBMM’ye verdiği önergeyle olayı daha ileriye taşıdı. Buna göre, şans oyunlarının sistemine hakim olanlar toplumun umutlarını bile sektöre dönüştürerek siyasi ve ekonomik rant sağlamaya başlamışlar. Milli Piyango İdaresi’nin bir müfettişinin daha yakın bir zamanda, Kasım 2007’de neden Milli Piyango genel müdürünü öldürdüğü hala aydınlatılabilmiş değil.
Şu sorular zihinleri bulandırmaya yetiyor: Bakın çevrenize; eşinizden, dostunuzdan, mahallenizden, kısacası kaç kişi büyük ikramiye kazanmış? Veya bu yakın çevreden kaç kişi, çevreyi terk edip bir başka çevrede karşınıza zengin olarak çıkmış?
Anlatılanlara göre şans oyunları çekilişlerinin yapıldığı sistem odası Milli Piyango İdaresi’ne kapalı. Bu sistem Gtech adlı bir İngiliz firması tarafından kurulmuş ve aynı firma tarafından kontrol ediliyor. Güvenlik gerekçesiyle içeriye asla kimse sokulmuyor. Sistem, oynanan bütün numaraları ve oynanmayanları otomatik olarak tarıyor ve ayırıyor.
Yıllardır bu düzen devam ediyor. Birkaç yılda bir ikramiyeler vatandaşa kasıtlı isabet ettirip toplumun şüphelerini gideriliyor. Ve sonra ‘güvenlik gerekçesiyle ismini saklayan talihli’ aldatmacasıyla, oynanmamış numaralar sistem odasında kupon yapılarak yıllarca sömürülüyor.
Bahsedilen bu iddialar son derece ciddi ve araştırılıp, aydınlatılmaya muhtaç.
Bu şüphelerin giderilmesine çare olarak öne sürülen sistem ise gayet kolay: Her çekilişte hangi şehirden, hangi bayiden oynandığını, kimin kazandığını açıklama zorunluluğu getirilmesi.
Bizim pek işimiz olmaz. Ama anlatılanları duyduktan sonra şans oyunlarını oynayanlar, oynamadan önce bir kez daha düşünseler iyi olacak galiba…

Yazarın Diğer Yazıları