Sezer Küçükkurt

Şen ola düğün – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

11 Eylül 2013 Çarşamba 03:00:00
  Bu yaz düğün mevsimi kesintiye uğradı. Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte düğün yapmak isteyenlerden elini çabuk tutanlar, Ramazan ayı öncesine düğününü yetiştirdi. Yazı ortadan ikiye bölen mübarek Ramazan ayı sonrasına düğünü bırakanlar da okullar açılmadan, tatil bitmeden tatlı telaşeyi bitirme çabasına girdiler.
Buraya kadar her şey iyi, güzel. Ancak düğünlerde yaşananlara baktığımızda karşımıza öyle çok da güzel bir tablo çıkmıyor ne yazık ki. Genelleme yapmak yanlış olur, son derece mutlu aile tablolarının oluştuğu düğünlerde var. Allah herkese mutluluk nasip etsin.
Ama gel gör ki, mahalle aralarına, köy meydanlarına indiğinizde düğün manzaraları insanı ürkütüyor.
Önce küçük sıkıntılara bakalım. Sokaklarda kurulan çalgı-çengi yedi mahalleyi ayağa kaldırıyor. Yeni dönemin adeti havai fişeklerin yarattığı tehlikeleri anlatmaya bile gerek yok sanırım.
Gece yarısı olduğunda düğünlerin kapatılması için polis devreye giriyor ama, gün boyu kulakları tırmalayıcı şekilde yapılan müzik yayınına kimse bir şey diyemiyor.
“Gariban düğün yapmasın mı? Herkesin salona ödeyecek parası mı var?” sözlerinin ardına gizlenen tabloda sokaklar, caddeler mahalleler üç beş kişinin esiri oluyor.
“Bu gürültünün bir ayarı yok mu? Bu işi bir denetleyen yok mu?” diye soranlar, “Kardeşim dalga mı geçiyorsun. Koskoca Afyonkarahisar vilayetinde ses yoğunluğunu, gürültünün desibelini ölçecek bir alet yok ki, sen neden bahsediyorsun” cevabını alınca donakalıyorlar.
Teyid edemedik, kesin olarak bilmiyoruz ama, koskoca Afyonkarahisar vilayetinde gürültü miktarını ölçecek, denetleyecek, gereken ölçülerin dışında olup olmadığını anlayacak bir ölçüm cihazı olmadığını öğrenmek bizi de şaşırttı.
Örneğin bir kafede yapılan canlı müziği Belediye’ye şikayet ettiniz. Zabıta geldi, olaya müdahale etti. Bu müdahale, “el terazi, göz mizan” usulünden öteye geçemez. Çünkü gürültü miktarının sınırları aşıp aşmadığını belirleyecek bir cihaz bizde mevcut değil.
Bir düğünü, bir iş yerini çok gürültü oluyor diye şikayet ettiniz. “Çok” kavramı neye göre? Belli değil. Size göre çok, düğün sahibi, ya da işyerinde çalışana göre “sinek vızırtısı..”
***
Düğünler deyince “magandalık” meselesini atlamak olmaz. Son bir hafta içinde iki can düğünlerde cahilce atılan mermiler nedeniyle yitirildi. Yaralananlar da cabası. Bu iki can kaybının ardından magandaların düğün sahiplerine, memlekete verdikleri zarar azalmış değil. Geçtiğimiz hafta sonunda da civar köylerde magandalar yüzünden düğünlerde yaralanan insanlar oldu. Allah’tan can kaybı yok.
Millet düğüne sanki savaşa gider gibi gidiyor. “Ben senin düğününde 500 mermi yaktım, sen o kadar yakmadın” diyeninden tutun, “Hafta sonu yeğenin düğünü var, iki bir mermi hazırladım” diyenine kadar magandaların her çeşidine rastlamak mümkün.
Bu konuyla ilgili en sıkı tedbirlerin alınması, uygulanması artık zorunludur. Tedbirler, denetlemeler özellikle kırsal kesimde sıklaştırılmalıdır. Magandalık yüzünden damatların bile öldürüldüğü düğünleri unutmamalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları