Milletvekili adaylarımız ilimizin dört bir yanında “fır” dönüyorlar.
Köy köy, belde belde, ilçe ilçe tüm siyasi partiler seçim turundalar. Siyasetçilerin ağzından dökülen sözler birbirinden çok farklı değil. Televizyonda genel başkanın söylediği de aynı, köyde ilçe başkanının söylediği de.
Ama vatandaşın söyledikleri hep aynı değil. Yalınayak ya da tatlı su kurnazı kesimini bir yana bırakın. Kantarı belinde olan Afyonlu yanına gelen adaya lafını söylüyor. Hem de taş gibi. Bunlar pek fazla su yüzüne yansımasa da biliniyor.
Tepki de var, ölesiye destek de…
Ebette ki milletvekili adayı olabilmek için bir yerde doğmak, ikamet etmek gibi şartlar yok. Seçileceklerin hepsi de Afyonkarahisar milletvekili olarak görev yapacaklar. Ama yine de hem ilçelerde hem de merkezde vatandaş kendi bölgelerinden aday konusunda ısrarlı.
Çünkü insanlar kolay ulaşıp, kolay iletişim kuracakları, tanıdıkları ya da tanıdıklarının tanıdığı kişilerin görev almasını istiyorlar. Geçtiğimiz 4 yıl boyunca iktidardan ya da muhalefetten milletvekillerinin kaç kez ilçelerine, köylerine gelip gittiğini, dükkanının kapısını açtığını sorguluyorlar.
Bakansız milletvekillerinin Afyonkarahisar’a, ilçelerine, köylerine, beldelerine ne kazandıracağını, nasıl hizmet getireceğini merak ediyorlar.
Buna nazaran senelerdir milletvekili çıkarma hayalinde olan bazı ilçelerimizde de bitecek hasretin neşesi var.
Özlenen ve beklenen tablo yeni milletvekillerinin seçim öncesi performanslarını, seçim sonrasında da ilimiz coğrafyası genelinde sürdürmeleridir.
*** *** *** *** *** *** *** *** ***
Adayım, adayım
Afyonkarahisar’ın eski Milli Eğitim Müdürlerinden, AKÜ’nün Kurucu Genel Sekreteri, değerli büyüğümüz Özkan Yüksel Kocatepe arşivinde geçmiş yıllarda yayınlanan bir yazısını hatırlattı bizlere. Merhum Ali Türk Keskin’in meşhur şiirinden kısa alıntıların bulunduğu bu yazıyı günün anlamına binaen bir kez de biz sütunlarımıza alıyor, Özkan Yüksel’e saygılarımızı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz
Bakın, neredeyse 20 yıl önce neler söylenmiş seçimler üzerine, hem de 50 yıl öncesine atıfta bulunularak. Yıllar geçse de pek bir şey değişmiyor demek ki. İşte Yüksel’in o satırları:
Vaadlerin havada uçuştuğu, hükümetler değiştirilip, hükümet kurulduğu ve hayallerin cirit attığı bu atmosferde Afyonumuzun yetiştirdiği büyük şair, merhum Ali Türk Keskin’in şiiriyle adeta yıllar öncesinden (yarım asır) bu günlere gönderme yaptığını düşünüyor, kendisini bir kez daha rahmetle anıyoruz.
***
Vurulacak mihenge, günde girer on renge
Tahta kılıç, boş tüfek, adayım hazır cenge
Adayım-adayım aslan adayım
Hayal dağlarına yaslan adayım
***
Unutulmuş dost arar, mest olup hayal kurar
Ne kadar korkunç olsa, rüyayı hayra yorar
Adayım-adayım çapkın adayım
İnşallah hayırdır falın adayım
***
Görünüşte bir kuzu, çocuğa benzer pozu
Allah daim eylesin bu güzel huyumuzu
Adayım-adayım, tilki adayım
Kumlar çiçek açar belki adayım
***
Aday biraz haşarı, akıl baştan dışarı
Boş kafayla adayım, elde edilmez başarı
Adayım-adayım, kıvrak adayım
Şu hazan mevsiminde yaprak adayım
***
İnsan ümitle yaşar, oturmaz durmaz koşar
Kimi der kazanırsın, kimi bu akla şaşar
Kolayca bu helva yenmez adayım
Dökme suyla değirmen dönmez adayım
***
Kazanırsan sevinme, kaybedersen yerinme
Hak olan alın teri, başkasıyla övünme
Adayım adayım, küsme adayım
Sevgini Afyon’dan kesme adayım.