Sezer Küçükkurt

Su

Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar çevre illere göre içme suyu bakımından zengin bir ildir. Uzun yıllardır Afyonkarahisarlılar musluklarından akan içme suyunu gönül rahatlığıyla içebilirlerken, çevredeki bir çok il hatta ilçe bu konuda sıkıntı çekmektedir. Kimileri uzun süredir kaynak suları taşıyarak insanların içme suyu ihtiyacını gidermeye çalışırken, kimileri de tadı bozuk, yeterince sağlıklı olmayan suları tüketmek zorunda kalmışlardır.
Afyonkarahisar’da ise tam tersine şebeke suyu güvenle tüketilebilirken, şehir merkezindeki kaynak suları da insanlar için alternatif oluşturmuştur. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Kadınana suyunun kaynağından çıkartılan kuş ölüleri ve arsenikli su sıkıntılarını saymazsak şehir suyunda kayda değer bir sıkıntı olmamıştır.
Küçük Çobanlı bölgesindeki su kuyuları ile Çobankuyu bölgesindeki kuyuların suyunda arsenik oranının yüksek olduğunun tespit edilmesinin ardından insanlar arasında damacana su tüketimi artmıştı. O zaman yetkili-ler, “Kuyulardaki suyun arsenikli olduğu doğru. Akdeğirmen Barajı’ndan içme suyu verilmeye başlanınca arsenik oranı normale dönecek” di-yerek insanları sakinleştirmişlerdi. Akdeğirmen Barajı ve içme suyu isale hattı tamamlanıp dev-reye alındıktan sonra yapılan ölçümlerde sudaki arsenik oranının normale döndüğü ortaya konulmuş, insanlar yeniden şebeke suyuna yönelmişlerdi.
Bu durum böylece devam ederken Ramazan öncesinde Afyonkarahisarlılar arasında içme suyu konusunda yine bir huzursuzluk yaşandı. İshal, ateş gibi şikayetlerle hastaneye başvuran insanlar, aldıkları cevaba şaşırdılar. Parazitlerden kaynaklandığı belirtilen hastalıklarla ilgili artış yaşandığını fark eden insanlar birbirlerini uyarmaya başladılar; “Musluktan su içmeyin, hastalık yayılıyor” diye. Ramazan ayı içerisinde sudan ve gıdadan kaynaklanan parazitlerin neden olduğu hastalıklar pek çok kişide görüldü. Bu durum halk arasında kulaktan kulağa yayıldı. İnsanlar yeniden damacana sulara yönelmeye başladı.
Biz de yetkililerden konuyla ilgili bilgi almak istedik. Sayın Sağlık Müdürümüze muhabir arkadaşlarımız “Sudan kaynaklanan hastalıklarda artış olup olmadığını, şehir suyunun sağlıklı olup olmadığını” sordular. Sağlık Müdürümüz “Sular güvenilir, hastalıkların seyri normal” açıklamasında bulundu ve bu durum da yerel basında yer aldı.
Biz de yakın çevremize bu yönde telkinde bulunduk, “korkacak bir şey yok” dedik.
Ancak Belediye Başkanı Burhanettin Çoban Ramazan Bayramı öncesindeki Belediye Meclisi toplantısında bir soru üzerine “Şehir içme suyunda kısa süreli bir sıkıntı olduğu doğrudur. Ama bu sıkıntı aşılmıştır. Endişe edecek bir durum yok” demiş. Sıkıntının ne olduğu, ne kadar sürdüğü anlaşılamadı.
Biz ise iki arada, bir derede kaldık. Sağlık Müdürü “Her şey normal” derken, Belediye Başkanı “Sıkıntı oldu, ama aşıldı” açıklamasında bulundu. Acaba insanlar arasında yayılan şehir efsanesi doğru muydu? Şehir içme suyu hastalıkların yayılmasına neden olmuş muydu?
Bu tablo karşısında biz işyerinde şişe su tüketmeye başladığımız gibi yakın çevremizin damacana su tüketiminin yerinde olacağı görüşlerine hak vermeye başladık. Umarız endişeleri-miz yersizdir.

Yazarın Diğer Yazıları